Türkiye genelinde 4 bin 264 kişinin katılımıyla yapılan bir araştırma, her 3 kişiden birinin obez olduğunu ortaya koydu.
Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Kardiyoloji Klinik Şef Yardımcısı Doç. Dr. Ahmet Temizhan, AA'ya yaptığı açıklamada beden kitle endeksinin 30'un üzerinde olmasının obez, 25-30 aralığındaki değerlerin "fazla kilolu" olarak kabul edildiğini belirterek, "Obezite oranı kadınlarda yüzde 40, erkeklerde yüzde 20.6. Yapılan çalışmada ayrıca, hem obezite hem göbeklilikte kırsalla kent arasında belirgin bir fark çıkmadı" dedi. Doç. Dr. Ahmet Temizhan, Türkiye'de her üç kişiden birinin de göbekli olduğunu belirterek, "Türkiye'de göbek çevresi erkeklerde 94, kadınlarda 80 cm'yi geçmemeli." diye uyardı.
Türkiye'de bu ölçüyü geçenlerin oranın yüzde 36.2 olduğunu kaydeden Ahmet Temizhan, "Kadınların yüzde 55'i, erkeklerin de yüzde 17'si göbekli." dedi.
Doç. Dr. Ahmet Temizhan, bel çevresi genişliğinin normal değerlerden fazla olması, kan şekerinin 100'ün üzerinde bulunması, kan basıncının 130 üzerinde çıkması, iyi kolestrolün (HDL) erkeklerde 40'ın altında, kadınlarda 50'nin altında bulunması, trigliserid değerinin 150'nin üzerinde çıkması durumlarından üçünün bir kişide mevcut olmasının "metabolik sendrom" olarak tanımlandığını belirtti.
Temizhan, "Belirtilerden birinin tespit edilmesi halinde de diğer uyaranlar beklenmeden gerekli önlemler alınmalıdır" diye konuştu. Göbekliliğin ilk önce obezitenin en sık görüldüğü ABD'de ortaya çıktığını anlatan Temizhan, Amerikalılarda bel çevresi ölçüsü olarak kadınlarda 88, erkeklerde 102'nin normal kabul edildiğini söyledi.
Temizhan, son yapılan çalışmalarda bel çevresi genişliğinin toplumların vücut yapılarına göre değişken olabildiğinin belirlendiğini anlatarak, Avrupa'da kabul edilen erkeklerde 94 kadınlarda 80 cm ölçüsünün Türkiye için de geçerli olduğunu belirtti.
İnsanların çoğunun kilo kontrolüne önem verdiğini ancak bel çevresi genişliğinin gözden kaçtığını belirten Temizhan, "Oysa kilo kimi durumlarda bir ölçüt değildir. Çünkü kiminin kas ya da kemik kitlesi yoğundur, kimisinin de vücut ağırlığı normal çıksa bile bel çevresi kalındır." uyarısında bulundu.
Temizhan, göbekliliğin cilt altında ve iç organların çevresinde yağ toplanmasına bağlı geliştiğini belirterek, şunları söyledi:
"İç organlarda toplanan yağlar, vücutta çeşitli hormonların oluşumuna neden oluyor. Kanın sulanmasını engelleyen maddelerin salgılanmasına yol açıyor. Kan basıncındaki yükselmeye neden olabilecek maddelerin üretilmesine neden oluyor. Daha da önemlisi, insülin direncine yol açacak maddeleri salgılıyor" İnsülin direncinin, vücutta pankreastan salgılandığını, şekerin kaslarda ve organlarda tüketilmesini sağladığını ifade eden Temizhan, "İç organlardaki yağlanma neticesinde vücut sağlıklı bir şekilde ürettiği insülini iyi kullanamıyor. Bu da bir süre sonra şeker hastalığına yol açıyor" diye konuştu.
Göbekliliğin görülme oranının çalışan kadınlarda diğerlerine oranla çok daha az olduğunu vurgulayan Temizhan, bu konuda farkındalığı artırmada özellikle ev kadınlarına önemli görevler düştüğünü söyledi. Temizhan, "Türk kültüründe yemekler, genellikle evde yenildiği ve kadınlar tarafından hazırlandığı için beslenme şeklini kadın belirlemektedir. Bilinçli beslenme programını önce kadınlara öğretmeliyiz" dedi.
TRT - 15 NİSAN 2009 ÇARŞAMBA