Türkiye’de yılda 150 bin yeni vakanın görüldüğü kansere karşı geliştirilen yeni tedavilerle yaşam süresi artarken hastalığın “nüks” riski de azalıyor. Antalya’da düzenlenen 18. Ulusal Kanser Kongresi’nde kanser tedavisindeki umut verici gelişmeler tartışıldı. Uzmanlar önceden kansere karşı silahlarının her geçen gün arttığından bahsederken artık kansere karşı cephaneliklerinin arttığından söz ettiler.
Kongre Genel Sekreteri Prof. Dr. Gökhan Demir, artık pek çok kanser tedavisinde kemoterapinin yerini yeni ilaç tedavilerinin aldığını söyleyerek, kanser tedavisindeki yeni dönemi şöyle anlattı:
- Kanser hücresinin genetik sırrı çözüldükçe kanser tedavisindeki şans artıyor. Eskiden tümörleri şablonlar içinde değerlendiriyorduk ama bugün her tümörün birbirinden farklı genetik özelliklere sahip olduğunu görüyoruz ve bu farklı genetik özelliklere göre farklı tedaviler uyguluyoruz.
- Onkolojide artık yavaş yavaş klasik kemoterapi dönemi kapanmaya başladı. Konfeksiyon tedavilerden, kişiselleştirilmiş tedavilere geçiyoruz. Hedefe yönelik tedaviler sayesinde, kemoterapiye dirençli böbrek ve karaciğer kanseri gibi kanser gruplarında hedefe yönelik tedavilerin etkinliği kanıtlandı.
- Böbrek kanserinde ikisi ağızdan alınan biri serum olmak üzere üç yeni ilaçla yaşam süresi iki kat uzadı.
- Amerikan İlaç ve Gıda İdaresi’nin onayladığı yeni bir ilaç, böbrek kanseri hastaları için umut oldu. İlerlemiş böbrek kanseri için geliştirilen ilaç, tümör büyümesi ve ölüm olmadan geçen süreyi iki kattan daha fazla uzatıyor. Hastalığın ilerlemesi ile ölüm riskini yüzde 67 oranında azaltıyor. İlaç, günde tek doz ağızdan alınıyor.
- Meme kanserinde ağızdan alınan bir ilaçla artık erken evre kanserlerinde de hedefe yönelik tedavide başarılı sonuçlar alındığı görüldü, bu ilaç koruyucu-önleyici tedavi olarak kullanılıyor.
MİLLİYET - 28 NİSAN 2009 SALI







