Veteriner Fakülteleri Mezunları Dayanışma Derneği (VEFADER), mayınlı arazilerin temizlenmesi karşılığında yabancı şirketlere kiralanmasını öngören düzenlemeye tepki gösterdi. VEFADER’den yapılan basın açıklamasında, bölgenin, organik tarım için elverişli ve petrol rezervleri bakımından zengin olduğuna dikkat çekilirken, mayın temizleyen yabancı firmaların organik tarım bahanesiyle bölgeye yerleşmesiyle, ülkemizin Güneydoğu sınırının tamamıyla bu şirketlerin at koşturdukları bir alan olacağını vurgulandı.
Açıklamada, uluslararası antlaşmalar gereği dokunulmaz bir tavırla ihale alacak şirketin Güvenlik güçlerinin denetim ve gözetimini engelleme riski de taşıdığı vurgulanarak “Mayınlı arazilerin temizliği işi, milletimizin çıkarlarına en uygun bir biçimde, mümkünse Silahlı Kuvvetlerin bizzat kendisi tarafından; teknik bakımdan mümkün değilse, yerli bir firmanın kılavuzluğunda uzman bir yabancı firmaya ihaleyle verilmelidir. Bu ihale bakir organik tarım arazileri algısından bağımsız olarak yapılmalıdır. Mayınların temizlenmesi işinden sonra bakir organik tarım alanları, ülkemizin ve çiftçimizin menfaatlerine uygun bir şekilde, yine devletin halkımızın menfaatlerine en uygun tarzda kullanımı için Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’e devredilmelidir. TİGEM, bölgede organik tarım konusunda kurulabilecek laboratuar ve uygulama alanlarıyla bu konuda bölge insanının istihdamını sağlayarak sosyal barışa katkı sağladığı gibi, ülkemizin bu tarım şekli (ekolojik tarım metodunun)gelişiminin çok hızlı bir ivme kazanmasına katkı sağlamış olacaktır." denildi.
Vefader açıklamasında “% 70 oranında sulamalı tarıma müsait olan bu bakir tarım alanlarının katma değerli ürünlerin yine bölge insanının istihdamı ile organik tarım yapılarak üretilmesi neticesinde ülke çıkarlarına uygun olarak kullanılmalıdır. Ülkemizin Güneydoğu sınırının güvenliği “al gülüm, ver gülüm” tarzı ticari yaklaşımla, cazip teklif sunan yabancı şirketlerin insafına bırakılmamalı. Güneydoğu bölgemiz için siyasi ve ekonomik beklentileri olan dış güçler bu beklentilerini çeşitli metotlar kullanarak hayata geçirmek istemektedirler. Tarihin değişik dönemlerinde karşımıza çıkan bu beklentilerin yeni ve süslü bir versiyonu ile karşı karşıya olduğumuz anlaşılmaktadır” vurgusu yapıldı.
AKRA FM - 8 HAZİRAN 2009 PAZARTESİ







