Türk Pediatrik Onkoloji Grubu Derneği (TPOG) Başkanı Prof. Dr. İnci İlhan, ''Türkiye'de her yıl yaklaşık 2 bin 500-3 bin çocuk kanser tanısı alıyor. Çocukluk çağı kanserlerinin yüzde 24'ünü lösemiler, yüzde 20'sini lenfomalar ve yüzde 14'ünü santral sinir sistemi tümörleri oluşturuyor'' dedi.
İlhan, çocuklarda görülen kanser tiplerinin, dağılımları, tedaviye yanıt oranları ve uzun süre sağ kalım açısından erişkinlerden farklılık gösterdiğini söyledi.
Kanser tanı ve tedavisindeki gelişmeler sonucunda, çocukluk çağı kanserlerinde 1960'larda yüzde 20'lerde olan sağ kalım oranının, günümüzde yüzde 75'lerin üstünde olduğunu belirten İlhan, ''Türkiye'de çocukluk çağı kanserlerinin büyük kısmının ileri evrede başvurduğuna ve bu nedenle sağ kalım oranlarının yüzde 63'lerde kaldığına'' dikkati çekti. İlhan, ''Bu geç başvurma, büyük çoğunlukla ailelerden kaynaklanan faktörlere bağlı olsa da hastayı ilk gören doktorun tanı koymadaki gecikmesi de diğer bir etkendir'' diye konuştu.
"Down sendromlu bebeklerde lösemi riski fazla"
Çocukluk çağı kanserlerinde kanser oluşumunda çeşitli genetik ve çevresel risk faktörlerinin rol oynadığını belirten İlhan, ''Bazı doğumsal, kalıtsal bozukluklar ve hastalıklar, bağışıklık yetersizliği sendromları, çeşitli virüs enfeksiyonları, radyasyona ve bazı kimyasal maddelere maruz kalma, hamilelikte kullanılan kimi ilaçlar ile ailesel kanser sendromları önemli risk faktörleridir'' dedi. İlhan, bazı kalıtsal hastalıklarda kanser riskinin arttığına dikkati çekerek, şöyle devam etti: ''Örneğin Down sendromlu bebeklerde lösemi riski fazladır. Nörofibromatoziste beyin tümörleri ve diğer bazı tümörlerin görülme riski artar. Bağışıklık sisteminin baskılandığı hastalarda özellikle lenfoid dokudan köken alan kanserlerin gelişme olasılığı artmıştır. Hepatit B ve C virüsü, karaciğer kanserlerine yol açabilir. Bu nedenle tüm çocukların Hepatit B aşısı olması çok önemlidir.
MİLLİ GAZETE - 9 HAZİRAN 2009 SALI







