İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Mayınlar ne zaman temizlenecek?

Türkiye
|

Suriye sınırında mayınların bulunduğu askeri bölgeye girmek yasak. Ancak çevresinde ne bir uyarı ne bir tabela var. Hayvanlar ve çocuklar her gün mayınlı alanda dolaşıyor

Suriye sınırında mayınların bulunduğu askeri bölgeye girmek yasak. Ancak çevresinde ne bir uyarı ne bir tabela var. Hayvanlar ve çocuklar her gün mayınlı alanda olaşıyor

Mardin-Nusaybin Hudut Mahallesi'nde Suriye sınırına sıfır yakın evler ve mayınlar içinde çocuklar top oynarken, hemen yanı başlarında üstü açılmış ve toprağı yarmış büyük antiman bir mayın sinsice onları izliyor.
Hudut evlerinde yaşayan ailelerinden biri ihtiyaç gereği toprak almak için sınırda yeri kazarken büyük bir antiman dedikleri bir mayın buluyor. Aile askeriyeye haber veriyor. Askeriye ise "Burası huduttur, siz nasıl karışırsınız, sizin oraya girmeniz yasak, onlar bizim mayınlarımızdır. Siz karışamazsınız" diye azarlayıcı bir tarzla çıkışıp geri çeviriyor sınır sakinlerini. Sadece o aileyi değil, mahalledeki tüm insanları ilgilendirdiği konu itibarıyla onlar da mayının üstüne bir tomar dikenli tel koymuşlar, kimse üstünden geçmesin diye. Her gün oradan yüzlerce insan ve hayvan geçiyor. Bu açık mayın sadece o aileyi değil o mahalledeki tüm insanları ve hatta tüm Nusaybin'i ve Türkiye'yi ilgilendiriyor. Çünkü evlerinin hemen iki metre ilerisindedir o açık, patlamaya hazır mayın. Ne bir levha ne bir uyarı yok. İnsanlar her gün neredeyse üstüne basarak geçiyor. Orada mayın olduğunu bilen insanlar, onun korkusuyla yaşıyor.
Mayın patlarsa tüm bölgeyi havaya uçuracak büyüklükte olduğu gerçeği bilindiği halde yetkililer gözlerini bu olaya kapatmışlar. Sınıra yakın yaşayan insanlar her gün bu korkuyla yaşıyorlar. Maalesef gerek asker, gerekse devlet bu duruma gözlerini yummuş. Çaresizlik had safhada. Sınırda yaşayan her aileden en az bir kişi mayın yüzünden sakat kalmış. Ayağını, kolunu ve ya gözünü kaybeden o kadar çok insan var ki Nusaybin'de...

Bu konuyla ilgili kurumlardan destek istediklerini belirten hudut sakinleri, bazı askeri çevrelerden korktukları için bu durumu pek dillendirmiyorlar, ve girişimde bulunmuyorlar. İlk başvuruda aldıkları tepki nedeniyle bir daha askeriyenin kapısını çalmaktan çekinen insanlar, bu durumun bir an önce halledilmesini, o mayının ve diğerlerinin etkisiz hale getirmesini istiyorlar. Çünkü tüm sınır telleri açılmış ve gerek insan gerekse hayvan rahatlıkla mayınların arasına girebiliyor. Bu konuda askeriyenin de sınır tellerini onarma gibi bir girişimi söz konusu değil. Yıllardır bu mayınlar bu şekilde can alıyor. Böyle giderse iki sınır yakasında yaşayan akrabaların tek tek yok olacağı gerçeği ortada...
Sınıra yakın olmaları nedeniyle mayınların ortaya çıkmasıyla beraber, sınırdaki tüm tellerin harap olması ve mayınlı bölgenin güvenliksiz kalması o dikenli tellerin olduğu bölgeyi açmış.
Bu durumda mayınlı bölgeye tüm canlılar girebiliyor. Ve hatta Nusaybinli çocuklar mayınlı bölgede top oynayabiliyorlar. İnsanlar mayınlara
basıp zarar göre göre mayınlı bölgeyi mayından temizlediklerini söylüyorlar.
Son 20-30 yılda mayın ve sınır konusunda birçok olay yaşanmış. Bu konuda yerel yönetimlerin inisiyatifi olmadığı da ortada. Yüzlerce insan yaralanıp öldü. Daha önce sahanın, sınırın mayınlardan temizlenip tarıma açılması yönünde bir yasa çıkmış. Ama maalesef daha ihalesi yapılmamış. Geçen sene Mardin'de ihalesi yapılmış. Fakat o da iptal edilmiş. Bazı kurumlar bu konuda duyarlılıklarını ortaya koyuyorlar. 'Mayınsız Bir Türkiye Girişimi'nin bazı çalışmaları var. Bunlar da çok yetersiz.
Daha iki yıl önce Nusaybin sınırında üç çocuk mayına basarak yaşamını yitirmiş. Hâlâ buralarda onlarcası mayından hasar görmüş sakat insan var. Mayın ne dostu ne de düşmanı tanıyor. Potansiyel bir tehlike, kimin ne zaman hasar göreceği belli olmayan bir ölüm aracı...
Tüm dünya için tehlike olan mayınlar, daha çok sınır ilçelerden biri olan Nusaybin halkı için büyük bir tehdit. Mayınlı alan temizlenip tarıma
açılsa Urfa'dan Nusaybin'e kadar binlerce kişinin geçim kaynağı olabileceği söyleniyor. Çıkan yasanın çok acil bir şekilde uygulanmasını isteyen sınırda yaşayan insanlar, yerel yönetimlerin inisiyatifsizliğine rağmen bazı konularda ellerinden geleni yapmaları gerektiğine inanıyor.
RADİKAL -28 MAYIS 2007 PAZARTESİ (Aydın Orak: Gazeteci, tiyatrocu)
AKRA