Toplum değerleriyle bağdaşmayan ve aldatma anlayışı üzerine kurulan televizyon programları, aile yapısının temellerini sarsıyor. Doğru modeller yerine kötü karakterlerin örnek gösterilmesi, psikolojik problemlerin artmasına sebep oluyor.
Aile ve toplum uzmanları, devletin yanlış insan modellerine karşı sert tedbirler almasını istiyor. Doğru modellerin insanı kötülüklerden alıkoyacağını belirten Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekim Yardımcısı Psikiyatrist Dr. İsmail Yavaş, televizyon, internet ve gazetelerin toplumu kolaylıkla yönlendirebildiğini, devletin resmî denetim organlarının ise bu konuda sessiz kaldığını söyledi. Radyo ve Televiyon Üst Kurulu'nun, toplum değerlerine ters düşen senaryolara geçit vermemesini öneren Psikiyatrist Yavaş, aksi takdirde toplum yapısının hızla değişeceğini ve kan kaybedeceğini söyledi
Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Eskicioğlu da, "Allah merkezli bir kainat var. Varlık âleminde de tevhid var. İnsana günahlar tatlı geliyor. Bu kapsamda aldatma üzerine kurulan dizi ve diğer programlar, aile yapısına ciddi zarar veriyor." dedi. Özellikle medyanın, bu tür yayınlar yerine ahlâki değerleri ön plana çıkaran programlara ağırlık vermesini tavsiye eden Eskicioğlu, "İnsanlık bugün kendisine zarar veriyor. Bazı programlar, aile mahremiyetini o kadar afişe ediyor ki, bu yüzden gençlerimizi yakıyoruz. Gençlerimize imani bilgiler aşılamadığımız için ruhunu kaybetmiş, sadece bedenleri kalmış bireyler haline dönüştürüyoruz." diye konuştu.
ZAMAN / 26 OCAK 2010







