Küresel Isınma Kurultayı Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Doğanay Tolunay tarafından hazırlanan sonuç bildirgesinde, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin ekolojik, ekonomik ve politik bir sorun olduğu kaydedildi.
Bildirgede, iklim değişikliğine bağlı olarak yaşanan afetlerin (seller, kuraklıklar, sıcak hava dalgaları, orman yangınları, fırtınalar) büyük ekonomik kayıplara yol açtığı belirtirken, örneğin 1990-1999 yılları arasında yaşanan afetlerin ve ekstrem hava olaylarının maliyetinin 629 milyar dolar olarak hesaplandığı vurgulandı.
İstanbul'da, Eylül 2009'da meydana gelen sel felaketinin maliyetinin 400 milyon lira olarak tahmin edildiği belirtilen bildirgede, genel olarak ise Türkiye'de her yıl, ortalama 200 kadar sel ve taşkın olayı meydana geldiği ve bu olayların ülke ekonomisinde yol açtığı kayıpların yıllık 150 milyon lira kadar olduğu bildirildi.
Küresel ısınma ile mücadele için iklim politikaları oluşturulması gerektiği belirtilen bildirgede, Türkiye'nin ise bir iklim politikasının olmadığı kaydedildi.
Bildirgede, konuyla ilgili olarak Türkiye'yi bekleyen risklerin neler olduğunun saptanması, iklim değişikliğine karşı hassas bölgelerin belirlenmesi, toplumun ve tarım, turizm, ulaşım, inşaat, sanayi gibi sektörlerin iklim değişikliğinden nasıl etkileneceğinin ortaya konulması, oluşacak risklerin ve sorunların çözümü için stratejiler geliştirilmesi gerektiği bildirildi.
Türkiye'yi iklim değişikliği ile ilgili olarak bekleyen en önemli tehlikenin kuraklık olduğu ifade edilen bildirgede, kuraklık zararlarının sigorta kapsamına alınması gerektiğine işaret edildi.
Türkiye'nin iklim değişikliği ile mücadele ve uyum ile ilgili uluslararası fonlardan daha fazla faydalanmasının sağlanması gerektiğine de değinilen bildirgede, ayrıca toplumun her kesiminin küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda bilinçlendirilmesi, ulaştırma, atık yönetimi gibi konularda sera azı salınımlarının azaltılması konusunda da adımlar atılması gerektiği kaydedildi.
Bildirgede, ''Sonuç olarak, küresel ısınma ve iklim değişikliği, artık sadece gelecek kuşakların bir sorunu olmaktan çıkmış ve bizleri de etkiler hale gelmiştir. Küresel ısınma olgusu, afetlerden sonra sığınılacak bir bahane olmamalıdır. İklim değişikliği ile mücadele ve uyum için bir an önce harekete geçilmeli, geleceğimiz ekonomik çıkarlara kurban edilmemelidir'' denildi.
6 TEMMUZ 2010







