Elde ettikleri bulguları İngiliz Bilimler Akademisi'nin dergisinde yayımlayan araştırmacılar, kirlenme ve biyoçeşitlilik kontrolünü de ele almadan aşırı avlanmanın önüne geçmenin, doğal ortamın istikrarlı bir duruma dönmesini sağlamayacağı uyarısında bulundu.
50 yılda yaşananlar
Daskalov ve ekibi araştırmalarında, aşırı avlanmanın Karadeniz'in ekosisteminde son 50 yılda bir dizi değişikliğe neden olduğunu ortaya çıkardı.1970'lerden önceki aşırı avlanmayla yunus, uskumru gibi önde gelen avcı balıkların yok edildiğini, bunun sonucunda hamsi ve çaçabalığı gibi küçük plankton yiyen balıkların nüfusunun arttığını, böylece balık avı sanayiinin de hedefini değiştirdiğini belirten Dr. Daskalov, modern balıkçılığın gelişmesiyle 1970'ler ve 1980'lerde bu balık stoklarının aşırı avlandığını ve 1990'ların başında bu stokların da tükendiğini ifade etti.
Bunun Karadeniz'in ekosisteminde ikinci bir rejim değişikliğine yol açtığını ve işgalci denizanası türü bir organizma olan ibikli denizanası nüfusunun patladığını söyleyen Daskalov, bu denizanasının Karadeniz'e gelen gemilerin sintine suyuyla yayıldığını ve şu anda denizin yüzde 90'ını aşkın bölümünde bulunduğunu belirtti.






