Ama her gün Türkiye'nin dört bir yanından gelen çölleşme manzaraları, kuraklığın ülkemizi nasıl tehdit ettiğini ve önlem almadığımız takdirde artık çok geç olacağını gözler önüne seriyor.
Burdur'un Yeşilova ilçesinde, her yıl yaz sonunda suyu çekilen Yarışlı Gölü, bu yıl yaz başında kurudu ve göl alanı çöle döndü. Başta flamingolar olmak üzere angut, dikkuyruk ve çeşitli göçmen kuşların uğrak yeri olan göl bu yıl daha önce hiç olmadığı kadar kurudu.
Yarışlı Köyü Muhtarı Yaşar Akköprü, "Flamingoların artık buraya gelmemesinden korkuyoruz" diyor ve ekliyor: "Gölün batısında ve kuzeyinde, hububat ve afyon ekimi yapılan tarım alanları var. Gölü besleyen tatlısu kaynaklarının sulama amaçlı kullanılması, kurumayı hızlandırdı. Kuraklık hem köylüyü perişan ediyor, hem doğal güzelliklerimize zarar veriyor."
Van Gölü de kuruyor
Su seviyesinin düşüşüyle gölün kimyasal bileşimlerinin de değişeceğine dikkat çeken Deniz, şöyle devam ediyor: "Tuz konsantrasyonu ve diğer bileşkelerin artması başta endemik tür olan inci kefali balığı olmak üzere suda yaşayan canlıları olumsuz yönde etkileyebilir. Ayrıca göl suyunun çekilmesiyle, çevresindeki sulak alanlar ve burada yaşayan kuşlar da olumsuz etkilenecektir."
Çayda adacık oluştu
Kadıoğlu uyarıyor
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Meteoroloji Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, 2030 yılına kadar dünyadaki ortalama sıcaklık artışının 2 derece olmasının beklendiğini söylüyor.
Geçmişte 250 bin yılda bir dünyanın 1 derece ısınıp soğuduğunu belirten Kadıoğlu, 1850 yılından 2000 yılına kadar geçen 150 yıllık sürede ise dünyanın 1 derece ısındığını söyledi. Kadıoğlu, "Bunda 1850'li yıllarda yaşanan Sanayi Devrimi'nin çok büyük etkisi var. 2030 yılına kadar dünyadaki ortalama sıcaklık artışının ise 2 derece olması bekleniyor" diyor.
Bu kadar hızlı küresel ısınmaya birçok bitki ve hayvan türünün ayak uyduramayarak yok olduğunu kaydeden Kadıoğlu, 2 derecelik sıcaklık artışının insanlık için getirdiği en önemli tehlikenin, yağışın şeklindeki değişiklik olduğuna dikkati çekiyor.
Küresel ısınmanın en büyük nedenlerinin başında kömür, petrol ve doğalgaz kullanımının geldiğini ifade eden Kadıoğlu, şunları söylüyor:
"Torunlarımızı, geleceğimizi etkileyecek bu durumun sonuçlarını düşünerek bu gidişata bir son verilmelidir. Aksi takdirde gelecek nesiller sıcak hava, orman yangınları, susuzluk, gıda zehirlenmesi, kuzey enlemlerinin ısınması ile cilt kanseri ve vektörel hastalıklarla karşı karşıya kalacak."
MİLLİYET -19 HAZİRAN 2007 SALI






