İhtisas hastanelerindeki yığılmayı önlemek için 2003'te oluşturulan sevk zinciri yeni uygulamayla ortadan kaldırılınca, üniversite hastanelerinde kayıt ve fotokopi kuyrukları oluştu, MR, tomografi gibi tetkikler için en erken 40 gün sonrasına randevu verilmeye, parası olmayan hastalar da özel hastanelere kabul edilmemeye başlandı. Üstelik, her gün gönderilen farklı talimatların yarattığı karmaşa nedeniyle eczacılar da hastaya ilaç veremez duruma geldi.
1 Temmuz 2003 itibarıyla yürürlüğe giren "SSK-Sağlık Bakanlığı Ortak Kullanım Projesi" doğrultusunda, hastanelerde yığılmayı önlemek amacıyla sevk sistemi getirilmişti. Bu uygulamaya göre, SSK'lı hastalar üniversite hastanelerine sevksiz gidemiyordu.
2003 öncesi gibi
Bağ-Kur'lu da kurumdan tahsil etmek üzere ücreti peşin ödeme koşuluyla tıp fakültesi hastanelerinden yararlanabiliyordu. Yapılan düzenlemeyle, 15 Haziran'dan sonra tüm hastaların sevksiz olarak üniversite hastanelerine gidebilmelerinin yolu açıldı.
Sosyal güvenlik şemsiyesi altındaki tüm vatandaşların eşit olarak sağlık hizmetlerinden yararlanmasını sağlayan bu uygulama, eksiklikler nedeniyle İstanbul'daki hastanelerde sancılı başladı.
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin polikliniklerinde hastalar numara bulabilmek için sabah 06.00 yerine 04.00'te yollara çıkıyor. 2003 öncesi gibi önce kendi aralarında adlarını bir kâğıda sırayla yazıyor, sonra da numaratör olmasına rağmen görevli tarafından dağıtılan numaraları alıyor.
Daha önce kaldırılan kimlik ve sağlık karnesi fotokopisi koşulu şimdi şart koşulduğu için fotokopi ve kayıt gişelerinde uzun kuyruklar oluşuyor.
Bazı polikliniklerin duvarlarında, üç ay öncesinden randevu alınması gerektiği yönünde uyarılar asılı. Ancak SSK'lı hastalar, bu kuralı delebilmek için mücadele ediyor.
Nöroloji gibi poliklinikler, doktor istek kâğıdı olmadan randevu vermiyor. Randevular da her ayın ilk günü dağıtılıyor.
İlaç alamıyorlar
Ancak doktorlar eskiden olduğu gibi hastalığın baş harflerini yazdığı için hasta sürekli hastaneye geri gidip düzeltme yapıyor" diyorlar.
Öte yandan bir eczanenin, 'Bu ilaç verilmiyor' dediğine diğer eczane 'veriliyor' dediği için vatandaş elinde reçete kapı kapı dolaşıyor.
Özel görüntüleme merkezleri de yeni uygulama doğrultusunda 120 gün sonra sözleşmeleri feshedileceği için eylemde ve kurum hastalarını kabul etmiyor.
Yeşil kartlılar sevksiz gidemiyor
Yeşil kartlı hastalar da özel sağlık kurumları ve üniversitelere sevksiz gidebilme hakkından yararlanamıyor. Vatandaşlar, yeşil kartlı hastaların, devlet hastanesinden sevk almadan özel hastaneye ve üniversite hastanesine gidememesini "çifte standart" olarak değerlendiriyor.
MİLLİYET -26 HAZİRAN 2007 SALI






