Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burhanettin Kaya, yüksek kaza yüzdesine sahip sürücülerin, diğer sürücülere oranla yaygın ailesel ve sosyal sorunları olduğunu belirtti.
Sürücülerin araç kullandıkları sırada, hareketlerine ilişkin duyularının az uyarıda bulunması durumunda, zihnin uyarılmasının da eksik kaldığını, bu nedenle hız yapma algısını, az ve eksik olarak algıladıklarını belirten Kaya, bu durumun, yorgunlukla birlikte, kontrol ve denetleme duygularının da azalmasına neden olduğunu belirtti.
Araç kullanımı sırasında sürücünün, kendine özgü bir alt kültür yarattığını ileri süren Kaya, normalde sergilenmeyecek davranışlar ve sarf edilmeyecek sözlerin sürücü koltuğunda sarf edilebildiğini söyledi.
Sürücünün belirli kişilik özellikleri, trafik kazasına yol açan önemli risk faktörleri arasında doğrudan yer alıyor. Saldırganlık, duyguların denetiminde sorun yaşama, kızgınlık, öfke gibi duyguları yoğun yaşama, depresyon, itibar ve güç aramaya yönelik davranışların yaygın olması, otorite veya rekabet yönelimli sosyal rolleri benimseme, heyecan arama, eleştiriye aşırı duyarlılık, heyecanlı, hırslı, sabırsız ve mükemmelci kişilik özellikleri, bunlar arasında sayılabilir
Öfkenin, insanın doğuştan getirdiği ve yaşamın ilk yıllarında gelişen temel duygularından birisi olduğunu belirten Kaya, trafikte öfke sorununun son yıllarda özellikle büyük kentlerde insanların günlük yaşamlarındaki temel sorunlarından biri haline geldiğini anlattı.
Öfke belirtileri yüksek olan, ciddiye alınmama, haksızlığa uğrama, eleştirilme durumlarında fazla öfkelenen kişilerin, trafikte de daha fazla öfke yaşadığı belirlenmiştir.
Trafikte öfke eğiliminin ise konsantrasyon ve direksiyon hakimiyetinin kaybı gibi kazaya neden olan durumlarla ilişkili olduğu görülmüştür.
23 KASIM 2010







