Son dönemde rahatsızlığı olanların rahatlığı adına gündeme getirilen camilere "oturak" yapılması talebine Diyanet karşı çıktı. Din İşleri Yüksek Kurulu kararında, namaz kılmak amacıyla camilerde sıralar halinde sabit oturakların yapılmasının cami doku ve kültürüyle bağdaşmadığı belirtilerek, ''hastalık ve özürlülük gibi herhangi bir rahatsızlığı bulunan kimselerin, zorunlu olmadıkça namazlarını sandalyede değil yere oturarak kılmalarının uygun olduğu'' ifade edildi.
Namazın rükülerinin neler olduğunun Kur'an ve sünnette belirtildiği ve nasıl uygulanacağının da bizzat Hz. Peygamber tarafından sözlü ve pratik olarak ortaya konulduğuna değinilen Yüksek Kurul Kararında, rükünlerden herhangi birinin mazeretsiz terk edilmesi halinde namazın sahih olmayacağına işaret edildi.
Ancak dinde sorumlulukların kulun gücüne göre belirlendiği, gücü aşan durumlar için kolaylaştırma ilkesi getirildiğine dikkati çekilen kararda, namazın rükünlerinden herhangi birini yerine getirmeye engel olan rahatsızlıkların kolaylaştırma sebebi sayıldığı vurgulandı.
Kararda şu ifadelere yer verildi.
''Buna göre, namazı normal şekliyle ayakta kılmaya gücü yetmeyen kimse için asıl olan namazını oturarak kılmaktır. Böyle bir kişi namazını kendi durumuna göre diz çökerek veya bağdaş kurarak yahut ayaklarını yana ya da kıbleye doğru uzatarak kılar. Nitekim Hz. Peygamber nasıl namaz kılacağını soran hasta bir sahabeye 'Namazını ayakta kıl. Eğer gücün yetmezse oturarak, buna da gücün yetmezse yan üzere kıl' buyurmuştur. Ayakta durabilen ve yere oturabildiği halde secde edemeyen kimse namaza ayakta başlar, rükudan sonra yere oturarak secdeleri imayla yapar. Ayakta durabildiği halde oturduktan sonra ayağa kalkamayan kişi namaza ayakta başlar, secdeden sonra namazını oturarak tamamlar. Ayakta durmaya ve rüku yapmaya gücü yettiği halde yere oturamayan kimse namaza ayakta başlar rükudan sonra secdeyi tabure ve benzeri bir şey üzerine oturarak imayla eda eder. Ayakta durmaya gücü yetmeyen, yere de oturamayan kimse namazı tabure, sandalye ve benzeri bir şey üzerine oturarak rüku ve secdeleri imayla yerine getirir.
14 ARALIK 2010







