İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

'Dinin diriltici nefesine muhtacız'

'Dinin diriltici nefesine muhtacız'
Yaşam
|

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, daha çok maddi refah, daha ölümcül silahlar, daha çok gürültü, aşırı bilgi kirliliği, başta aile olmak üzere, çocuk, kadın, gençlik ve toplumun diğer kesimlerini tahrip eden zehirli aygıtlar, ahlaki değerleri çürüten etkili ağlar ve acımasız menfaat savaşlarının insanları birbirine düşman ettiğini, güçsüzleştirdiğini ve yalnızlaştırdığını belirterek, ''Manevi değerlerin olabildiğince örselenip çöktüğü, dinin diriltici nefesinin hayata değmediği ve merhamet y

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, daha çok maddi refah, daha ölümcül silahlar, daha çok gürültü, aşırı bilgi kirliliği, başta aile olmak üzere, çocuk, kadın, gençlik ve toplumun diğer kesimlerini tahrip eden zehirli aygıtlar, ahlaki değerleri çürüten etkili ağlar ve acımasız menfaat savaşlarının insanları birbirine düşman ettiğini, güçsüzleştirdiğini ve yalnızlaştırdığını belirterek, ''Manevi değerlerin olabildiğince örselenip çöktüğü, dinin diriltici nefesinin hayata değmediği ve merhamet yüklü sesinin yankılanmadığı bir dünyada, ne birey ne aile ne de toplum ayakta kalabilir'' dedi.

Görmez, Diyanet Dergisi'nin Aralık sayısında yayımlanan Başyazı'da, şunları kaydetti:

''Bugün her zamankinden daha fazla şefkat ve merhamete muhtaç bir dünyada yaşıyoruz. Daha çok maddi refah, daha ölümcül silahlar, daha çok gürültü, aşırı bilgi kirliliği, başta aile olmak üzere, çocuk, kadın, gençlik ve toplumun diğer kesimlerini tahrip eden zehirli aygıtlar, ahlaki değerleri çürüten etkili ağlar ve acımasız menfaat savaşları günümüz insanını birbirine düşman ediyor, güçsüzleştiriyor ve yalnızlaştırıyor. Manevi değerlerin olabildiğince örselenip çöktüğü, dinin diriltici nefesinin hayata değmediği ve merhamet yüklü sesinin yankılanmadığı bir dünyada, ne birey ne aile ne de toplum ayakta kalabilir. Çağın zayi ettiği bu yitik, güçsüz ve himayeye muhtaç kesimlere dinin merhametli ve diriltici soluğunu ulaştırmak dini olduğu kadar insani görevlerimizdendir. İslamı korku ve şiddet ile özdeşleştirmek isteyenler, Allah'ın dini ile insanlar arasına duvarlar örerek, sadece biz Müslümanlara değil, bütün insanlığa büyük bir kötülük yapıyorlar. Buna karşılık İslam alemi ise maruz kaldığı haksızlıklara rağmen, bir an evvel nifak ateşini söndürmek, İslam'a mensubiyetin hakkını vermek ve barış ikliminin teminatı olmak zorundadır. Zira İslam, ezelden ebede barışın ve esenliğin dinidir. Çağlar boyu bir çınar gibi yeryüzünün kalp merkezini, Mekke'den İstanbul'a, Buhara'dan Üsküp'e, Kahire'den Cakarta'ya kadar geniş bir coğrafyayı himayesine alarak medeniyetler inşa eden Müslümanlar, bugün bir kez daha adalet isteyen insanlığın umudu olmak durumundadır."

MİLLİ GAZETE / 17 ARALIK 2010

AKRA