Davutoğlu, şu mesajları verdi:
Lübnan siyasetinde parçalanma istemiyoruz. Örneğin, Sünni başbakan olması tek başına yeterli değil. Toplumsal tabanı olmayan birisinin başbakan olması yeterli olmaz. Lübnan'da Hariri'nin toplumsal tabanı var. Hariri'nin devre dışı kalmasını istemiyoruz. Hizbullah ve Şii kanadının da mutlaka etkin şekilde hükümette olması lazım.
Lübnan'da önceliğimiz krizin tırmanmasını engellemek. Buradaki bütün temaslarda kavşak noktası Türkiye. Çünkü herkes bir kanalda etkin ve bütün bunların kesiştiği yerde ise Türkiye var. Bize dönük bir beklenti oluşuyor, 'Türkiye müdahale ederse netice alınabilir' diye bakıyor.
(İsrail, Lübnan denkleminin neresinde?) İsrail şu anda bölge denklemlerinin çoğunun dışında. 'Lübnan krizi çıkarsa, İsrail'in çıkardığı krizler unutulur' diye düşünülüyor. Ama biz unutmayız.
İsrail'le sessiz diplomasi bir şekilde devam ediyor ama beklentilerimiz yerine gelmeli. Eğer Türkiye'nin haklı taleplerini yerine getirmezse, bu sefer bölgede hesap verme zorunluluğu hissetmeyen bir devletin varlığı söz konusu olur. Bu, bölgeye barış getirmez."
17 OCAK 2011






