Demir soruşturma aşamasında ilk olarak 3 bini aşkın suç duyurusunu 350 klasörde topladı. Ardından da İstanbul özel yetkili Başsavcı Vekili Fikret Seçen’den, Balyoz darbe planı soruşturması sırasında ele geçirildiği belirtilen 12 Eylül darbe planı olan “Bayrak Harekat Planı”nı talep etti. Demir’in, darbeyi yapan Milli Güvenlik Konseyi’nin hayattaki üyeleri Kenan Evren, Nejat Tümer ve Tahsin Şahinkaya ’nın yanı sıra dönemin kamu görevlilerini de sorgulayacağı bildirildi.
12 Eylülcülerin yargılanması önündeki en büyük engel olarak zamanaşımı görülüyordu. 12 Eylül darbesinin o dönem yürürlükte olan Türk Ceza Kanunu’nun 146. maddesinde düzenlenen “Anayasal düzeni zorla değiştirme” suçuna girdiği, bu suçun da en fazla 30 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu savunan bazı hukukçular, darbecilerin yargılanmasının söz konusu olmadığını ileri sürüyordu.
Soruşturmanın, işlenen suçun zamanaşımının işlemediği “insanlığa karşı suç” olarak kabul edilerek başlatıldığı haberlerini yalanlayan Demir, “Bizim öyle bir değerlendirmemiz yok. Bu bazı suç duyurularında avukatların ileri sürdüğü bir görüş” dedi. Demir, kendi görüşünün “zamanaşımı engelinin artık olmadığı” yönünde olduğunu belirtti ve soruşturma sonunda dava açılacağı mesajını “İlerde mahkeme ne der bilemiyorum” dedi.
Demir, zamanaşımı konusundaki görüşlerini şöyle açıkladı: “Benim hukuki görüşüm, zamanaşımı süresi, soruşturmaya ilişkin Anayasa’da yer alan engelin (geçici 15. madde) kaldırıldığı 12 Eylül 2010’da başladığıdır. Çünkü bu tarihe kadar soruşturma yürütülemezdi. Anayasal engel olan kişilerde zamanaşımı bu engelin kalkmasından itibaren başlar. Milletvekili dokunulmazlığı buna örnektir. Bu durumda zamanaşımı süresi 12 Eylül 2010’dan itibaren işlemeye başlamıştır.”
Demir, 12 Eylülcülerin işlediği suçun “Anayasal düzeni zorla değiştirme” olarak kabul ettiğini belirterek “Suç tarihi darbenin yapıldığı 12 Eylül 1980 ile sivil iktidara geçildiği tarihtir. Yani yeni Meclisin seçilmesinin ardından hükümetin sivillere devredildiği tarihe kadar (24 Kasım 1983) olan tüm işlem ve eylemler soruşturma kapsamındadır” dedi. Demir’in belirttiği suçun cezası ölene kadar hapiste kalmanın öngörüldüğü, şartlı tahliye hükümlerinin işlemediği “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası” olarak düzenleniyor.
İFADEYE ÇAĞIRMA
Demir, Kenan Evren, Tahsin Şahinkaya ve Nejat Tümer’in ifadeye çağrılıp çağrılmayacağı sorusuna ise “Şimdilik o aşamaya gelmedik. Prosedürün oluşması, delillerin toplanması lazım. Henüz delil toplama aşamasındayız. Bunlar yapıldıktan sonra bunu değerlendireceğiz” dedi.
VATAN / 8 NİSAN 2011







