Yurtdışına çıkan ve dinî hassasiyeti olan insanların zorlandıkları konuların başında beslenme problemi geliyor. Helal gıdalı ürünler bulmak Müslümanların üzerine düşen dinî bir vecibe. Bunun için helal ürünler kullandığına emin olunan lokantalar ya da haramlığı noktasında sıkıntı olmayacak meyve, sebze, balık gibi ürünler tercih ediliyor. Peki yurtiçinde de gıdalardaki helallik konusunda tüketiciler ne kadar bilinçli?
Bir market dergisi tarafından çeşitli illerde bin kişi üzerinde yapılan bir araştırmaya göre insanların yüzde 35'i satın aldığı bir ürünün helal gıda olup olmadığını öğrenmek için ürün üzerindeki bilgileri okuyor. Yüzde 28'lik bir oran ise bu konuyu öğrenmek için herhangi bir şey yapmıyor. İhracata yönelik olarak helal gıda sertifikası veren Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği Gıda Baş Denetçisi Gıda Mühendisi Merve Bostan ise, "Yiyecek ve içecekler daima sorgulanmalı. Satın alınan yerden gerekli bilgiler alınmalı. Emin olunmayan ürünler, asla kullanılmamalı." diyor.
DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR
Ambalajın üzerindeki 'içindekiler' listesi dikkatli okunmalı.
Ambalajsız olarak satılan yemek ve tatlı çeşitlerinin içinde ne olduğu özellikle de hayvansal bir gıda veya katkı maddesi, alkol içerip içermediği sorgulanmalı.
'Domuz yağı ve domuzdan elde edilen hiçbir katkı maddesi yoktur' ifadesi etikette yer alabilir. Ancak kesimi İslamî usule göre yapılmamış hayvanlardan elde edilen katkı maddesinin olup olmadığı da öğrenilmeli.
Kosher damgalı ürünler helal anlamına gelmemektedir. Her zaman garantili değildir.
Özellikle şu ürünler satın alınırken içerdiği katkı maddeleri sebebiyle dikkatli olunmalı: Et ve et ürünleri, peynir, cips, kek ve pasta, margarin, yoğurt, kızartma, hazır çorba, krem şanti, sos, çikolata, şekerleme, dondurma.
Jelatin (E 441), Karmin (E 120), Aspartam, MSG içerikli gıdalarda daha dikkatli olunmalı.
Dünya Bülteni / 14 Nisan 2011







