Kanserden koruyan yiyeceklere örnek olarak antioksidan özelliği bulunan yeşil çay, soya, üzüm, çilek, turunçgiller, yapraklı sebzeler ve üzüm çekirdeği gibi yiyeceklerin sayılabileceğini dile getiren nutrigenomik uzmanı Dr. Nurhayat Gül, yapılan çeşitli araştırmalara göre yaygın görülen kanserlerin, özellikle et gibi yağlı gıdaları daha çok miktarda tüketen, sebze, meyve ve tahıl ve bakliyatları daha az tüketen toplumlarda daha sık görüldüğünü ortaya koyduğunu söyledi.
Yiyeceklerin kanserden korunmada önemli bir yere sahip olduğu, özellikle meyve, sebze, tam tahıl ve bakliyatların kanserle savaşta ilk sırada geldiği belirtiliyor. Uzmanlar, hayvansal gıdalardan uzak, az yağlı, lifli gıdalar ve sebze-meyve ağırlıklı beslenen kişilerde de kanser riskinin daha düşük olduğunu vurguluyorlar. Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü, kanserlerin yüzde 80’ine neden olan faktörlerin saptanabilir ve kontrol edilebilir olduğunu belirtiyor.
Dr. Gül, epidemiyolojik çalışmaların iyi ve kötü yiyecekler olduğunu gösterdiğini, kanserden koruyan yiyeceklere örnek olarak antioksidan özelliği bulunan yeşil çay, soya, üzüm, çilek, turuçgiller, yapraklı sebzeler ve üzüm çekirdeği gibi yiyeceklerin sayılabileceğini dile getirdi. Gül “Meyveler, sebzeler, tam tahıllar ve bakliyatlar çok önemli besin bileşenlerine sahiptir. Bu etkilerini birkaç yolla sağlarlar. Bunlardan biri kanserle savaşmak üzere, bitkilerde bulunan likopen, selenyum ve adını sayamayacağımız 10 binden fazla bitkisel doğal kimyasalları çok bol miktarda içermeleridir. Bundan başka bağışıklık sistemini güçlendiren pektini bol miktarda içerirler. Ayrıca kanserojen maddeler hasar vermeden önce onları yok eden antioksidan ve vitaminler gibi içeriklere sahiptirler. Araştırmalar bunlardan çok miktarda yiyen ve hayvansal gıdaları tüketmeyen ve az yağlı yiyenlerin kanser geliştirme risklerinin daha düşük olduğunu gösteriyor” dedi.
Aşırı kilo kanserden sorumlu
2008’de Avrupa’da fazla kilonun 124 bin yeni kanser vakasından sorumlu tutulduğunu anımsatan Gül, rahim kanseri, menopoz sonrası meme kanseri ve barsak kanserlerinin fazla kilo ile en çok ilişkilendirilen kanser türleri olduğunu belirtti. “Bu üç tür, kilo ile bağlantılı kanser vakalarının yüzde 65’ini oluşturuyor. Safra kesesi, pankreas, böbrek, serviks ve yumurtalık kanserleri ve kadınlardaki Non-Hodgkin Lenfoma, fazla kilolularda normal kilolu olanlardan daha fazla görülmektedir” diyen Nurhayat Gül, yapılan çeşitli araştırmalara göre yaygın görülen kanserlerin, özellikle et gibi yağlı gıdaları daha çok miktarda tüketen, sebze, meyve ve tahıl ve bakliyatları daha az tüketen toplumlarda daha sık görüldüğünü ortaya koyduğunu söyledi.
Bağışıklık sistemini çökertiyor
Dr. Gül, şunları dile getirdi. “Bu yiyecekler vücuttaki hormonları, bağışıklık sistemini ve diğer faktörleri güçlü bir şekilde etkilerler. Meyve ve sebzelerin içinde vücudu koruyan vitaminler, mineraller, antioksidanlar ve doğal bitkisel kimyasallar çok fazla miktarda bulunur. Bu durumun tersi olarak hayvansal ürünler kanser riskini arttıran zararlı kanserojen maddeleri daha çok barındırırlar. Bunlara ek olarak tütün kullanımı ve beslenmeye ek olarak fiziksel aktivite, doğurganlık ve cinsel davranışlar diğer faktörlerdir. Yine çok önemli olarak radyasyon ve kimyasallara maruz kalmak, bakteriyel ve viral enfeksiyonlar da çeşitli tür kanserlerin oluşumuna katkıda bulunan faktörlerdir. Tüm bu nedenler arasında yüzde 30-60 ile beslenmenin rolü diğerleri ile kıyaslandığında çok yüksektir. Diğer nedenler yüzde 30 tütün kullanımı, yüzde 5 hava ve çevre kirliliğinin etkisi, yüzde 3 alkol, yüzde 3 radyasyon ve yüzde 2 ilaçlardır.”
İÜ Onkoloji Enstitüsü vekil müdürü Prof. Dr. Ahmet Kizir’e göre de besinleri taze ve doğal ortamında yetiştirip tüketmeliyiz. Hava, su ve toprağın kirlenmesine dikkat çeken Prof. Kizir, dünyanın kirlendikçe kirliliğin de arttığını vurguladı.
CUMHURİYET / 8 AĞUSTOS 2011






