Çocukları doğrudan etkileyen çok sayıda faktör bulunduğunu belirten Atabek "Dedelerimiz ve anneannelerimizde görülmeyen 500 farklı toksin madde çocukları zehirliyor" şeklinde konuştu. Bu maddelerin doğrudan beyni etkilediğini söyleyen Atabek, günümüzdeki çocukların aşırı hareketliliğin, zekâ değil zehirlenme göstergesi olduğuna dikkat çekti.
Zehirli maddeleri vücuttan atacak enzimlerin hâlâ bilinmediğini de belirten Atabek, "Çocuklar ağızdan soluk aldığı için maddelerin tamamı vücuda girer. Bu yüzden çocukların vücuduna giren zararlı madde çok yoğun" dedi.
Kurşun, cıva, elektronik, plastik ve tekstilde kullanılan kimyasallar, böcek ilaçları, zirai ilaçlardan yayılan toksin maddelerin su, gıda ve solunumla vücuda alındığını belirten Doç. Dr. Atabek şöyle konuştu: "Hormonlu yiyecekler yüzünden çocuklarımızı kendi elimizle zehirliyor, sağlıklarını tehdit ediyoruz. Çocukları anne karnından zehirlemeye başlayan plastik oyuncaklar, laminant parkeler, kimyasallar yüzünden gelecekte anormal ve ölü doğumlar artacak. Özellikle laminant parkeler ciddi tehlike oluşturuyor. Laminant parkeler, çöplerin preslenmesiyle yapılıyor. Bunlar yapıştırılırken kullanılan kimyasallar, boyu kısa olduğu için yere yakın olan çocukları zehirliyor."
Antalya'da düzenlenen 5. Metabolik Sendrom Sempozyumu'nun gündeminde de çocuk yaşlarda başlayan metabolik sendrom vardı. Prof. Dr. Selim Kurtoğlu, şunları söyledi: "Çocuklarımız hayatlarının ilerleyen bölümlerinde ciddi problemlerle karşı karşıya kalabilir. Anne adaylarının kesinlikle sigaradan uzak durması gerekiyor. Gebelikte fazla kilo alınması da çocuğun metabolik sendromla tanışma riskini arttırıyor. Okul kantinlerindeki yeme alışkanlıkları, çocukların egzersiz yapmaması, bilgisayar başında çok zaman geçirmeleri de önemli nedenlerden. Araştırmalara göre cips yiyen bir çocuk senede dokuz kilo yağ alıyor."






