İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Yaşlı, yalnız ve yoksul

Türkiye
|

İstanbul'daki 1.200 yaşlı üzerinde yapılan araştırmaya göre yaşlıların yüzde 91'i açlık sınırının altında yaşıyor; kendilerini yalnız ve mutsuz hissediyor.

Bir televizyon reklamında izledik onları... Heyecan ve sevinç içinde bayram hazırlığı yapan tonton ihtiyarlardı. Ama kapılarını kimse çalmadı bayram boyunca; çocukları, torunları dahil. Tüm Türkiye hüzünle izledi onları; çünkü o yaşlıların hikayesi gerçek yaşamın ta kendisiydi... Yaşlılar görmek istemesek de dram yaşıyorlar aslında; yalnızlık, yoksulluk onların dramının ana çizgileri. Yardımlaşma gibi yüksek değerlerin söz konusu olduğu kurban bayramında belki birkaç gün karınları doyacak ama bu durum açlık sınırının altında yaşayan yüzlerce yaşlının sorunlarına çare olmayacak. Onlar birkaç gün sonra yine çözümsüzlüklerin, sıkıntıların üstesinden gelmek için insan üstü çaba sarfedecekler. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan araştırma yaşlıların bir çoğunun açlık sınırının altında yaşadığını ve kendilerini yalnız hissettiklerini ortaya koyuyor. 55 yaşın üzerindeki 1.200 İstanbullu üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, yaşlıların yüzde 91'i açlık sınırının altında. Yaşlıların, yaşadıkları sağlık sorunlarının tedavisi için yeterli paraları da yok. Araştırmaya göre, yaşlıların hayatını en anlamlı kılan şey ise "Sağlıklı olmak ve hayatı kimseye muhtaç olmadan insanca yaşamak..." YÜZDE 91'İ MAAŞLI Araştırmada sorulan "Geçiminizi nasıl temin ediyorsunuz?" sorusuna yüzde 91'i, 'belirli bir yerden maaşımız var' cevabını vermiş. Yüzde 69'u Emekli Sandığı, SSK ve Bağ Kur'dan maaş aldıklarını belirtirken, sahip oldukları gelirin kendilerine yetmediğini ifade ediyorlar. Araştırmaya katılan yaşlıların yüzde 28'i aylık ortalama gelirinin 200 milyon liranın altında olduğunu belirtirken, yüzde 24'ü 201-350 milyon, yüzde 30'u 351-600 milyon, yüzde 17'si ise 601 milyon-bir milyar lira arasında olduğunu belirtti. Bu sonuçlara göre, İstanbul'da yaşayan yaşlıların çoğunluğu açlık sınırının altında yaşıyor. MUTLU DEĞİLLER Deneklerin yüzde 87.7'si yaşlılık dönemlerinde en çok maddi durumları ve sağlık problemleri nedeniyle zorluk çektiklerini belirtiyor, en fazla özledikleri şey gençlikleri ve sağlıkları. Deneklerin yüzde 65'ine göre hayatı en anlamlı kılan şey, kimseye muhtaç olmadan sağlıklı bir şekilde insanca yaşamak. Araştırmanın çarpıcı sonuçlarından biri de, deneklerin yüzde 71'inin İstanbul'a ekonomik sebeplerle geldiklerini ifade etmeleri. Ancak birçoğu İstanbul'a geldiği için pişman. Çünkü kendilerini büyük şehirde yalnız hissettiklerini söylüyorlar. BEKARLARI EVLENDİRİN Mahallelerinde yaşayan yaşlıların toplanabileceği bir yer açılması, aşevi açılması, yaşlılarla düzenli olarak görüşme günlerinin düzenlenmesi, huzur evlerinin çoğaltılması, ev işlerinde yardımcı olunması ve yaşlı bekarların evlendirilmesi yaşlıların istekleri arasında. Araştırmaya göre yaşlıların yüzde 91.7'si çocuk sahibi. Çocukları ve torunlarıyla haftada bir görüştükleri belirlenirken, yüzde 2.1'inin ise çocukları ve torunlarıyla hiç görüşmedikleri ortaya konuldu. Çoğu ilkokul mezunu 1.200 yaşlı üzerinde yapılan araştırmada, deneklerin yüzde 34.7'sini kadınlar, yüzde 65.3'ünü ise erkekler oluşturdu. Araştırmaya katılan deneklerden yüzde 63.1'ini 55-64 yaş grubu, yüzde 29.8'ini 65-74 yaş grubu, yüzde 7'sini ise 75 yaş üstü grup oluşturdu. Deneklerin yüzde 16.5'i okuma-yazma bilmez iken, yüzde 9.7'si yalnızca okur-yazar, yüzde 48.7'si ilkokul, yüzde 12.1'i ortaokul, yüzde 8'i lise, yüzde 5'i ise üniversite mezunu. Bayramda bir çift çorap bile alamadık Özçalıcı çifti banyosuz-tuvaletsiz bir evde oturuyor. 25 günde bir kızlarına banyo yapmaya gidiyorlar. Tuvalet içinse komşulara... Hamit ve Nigar Özçalıcı çifti İstanbul'daki binlerce yaşlıdan sadece biri. 43 yıldır evliler. Hayatlarının en rahat döneminde, geçim sıkıntısıyla boğuşuyorlar. Zeytinburnu'nda, bir bodrum katında, iki odalı bir evde yaşıyorlar. Yeşiltepe Mahallesi 57/14 Sokak No 3'te. Evde ne tuvalet ne banyo var. İhtiyaçlarını komşularına giderek gideriyorlar. Elektrik faturası kabarık gelmesin diye karanlıkta oturuyorlar. Çünkü Bağ Kur'dan aldıkları 250 milyon liralık maaş boğazlarına bile yetmiyor. Açlık sınırının altında yaşıyorlar. Hamit Bey, 63 yaşında. 25 yıl taksi şoförlüğü yaptıktan sonra emekli olmuş. Gaziantep'ten 12 yıl önce gelmişler İstanbul'a. Çocuklarının daha iyi bir iş bulup hayatlarını kurtarabilmesi için. Ama şimdi pişman olduklarını söylüyorlar. Zira Nigar Hanım, Gaziantep Kilis'te yaşayan kızını otobüs parası olmadığı için 5 yıldır göremediğini söylüyor. BATTANİYEYLE ISINIYORLAR Nigar Hanım kalp hastası. Anjiyo olmuş. Ama sağlık sorunları bitmemiş. Hamit Bey'de ise nefes darlığı var. Sobalarının bile olmadığı kış soğuğunda, bir battaniyenin altına girerek ısınıyorlar. Maaştan artırıp da bir elektrik sobası alamadıklarından yakınıyorlar. Nigar Hanım, "Elektrik sobamız olsa bile elektrik faturasını nasıl ödeyeceğiz" diyor. En büyük dertleri ise bir banyolarının olmaması. Nigar Hanım, "İnsan en az haftada bir kez banyo yapar. Ama biz 25 günde bir kızıma banyo yapmak ve çamaşırları yıkamak için gidiyoruz. Kızımı rahatsız etmeye de utanıyoruz" diyor. İnsan sormadan edemiyor; bu yaşlı çift 250 milyon lirayla nasıl yaşar? Ayda 50 milyon lira ev kirası, 10 milyon lira elektrik, 5 milyon lira su, 50 milyon lira alışveriş, 23 milyon lira büyük tüp, 100 milyon lira ilaç parası. Nigar Hanım, bayramlarda kendilerine bir çorap bile alamadıklarını, komşularının eski kıyafetleriyle idare ettiklerini söylüyor. SABAH - 12.02.2003
AKRA