İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Beyler gülen yüz, hanımlar ilgi istiyor

Yaşam
|

Ailede yükün ağırı hanımların sırtında. Onlar işlerini disiplinli bir şekilde yapıp hem çocukları hem de beyleri evirip çevirmek zorundalar.

“İçişleri bakanı” bu beceriyi gösteremeyince ailede asayiş diğer üyelerin sabır düzeyine göre bozulabiliyor. Ev hanımı ve anne olmanın birçok meziyet ve akıllılık isteyen bir meslek olduğunu artık hepimiz kabul ediyoruz. Hangi ırka ve dine mensup erkek olursa olsun, hepsi de çocuklarını iyi yetiştirebilecek ve ev işlerinin üstesinden gelebilecek bir hanım istiyor, dış görünüşe ilk bakışta aldansalar bile... Yapılan araştırmalara göre akıllı kadın kalp dostuymuş. Akıllı kadınlarla evlenen erkeklerde kalp hastalıkları daha seyrek görülüyor ve kadınların eşleri üzerinde sağlıksal yönden büyük tesirleri olduğunu da dile getiriyorlar. Psikologların tespitlerine göre her türlü hastalığın kaynağı ailedeki huzura bağlı. Vücuttaki yaraların bile mutsuz insanlarda daha uzun müddet sonra kapandığını vurguluyorlar... Listeyi uzatmaya gerek yok... Ailedeki mutluluğun gerçekleşmesi için atılacak adımlardan birisi, evdeki hanımın işlerini disiplinli bir şekilde belirli bir düzene sokabilme becerisine sahip olabilmesine bağlı. Bu konuda birçok ev hanımıyla görüşüp Almanya’da yaşamakta olduğumuz durumun bir küçük çerçevesini çizmeye çalıştık. İşte tespitlerimiz: Hayatınız renkli mi? Hanımların hemen hepsinin günlük yaptığı işler dar bir çerçeveye sığdırılabilir. Hayatlarına renk katacak bir değişiklik yok ve buna zamanlarının olmadığının inancındalar. Ev işlerinin yoğunluğundan ve çocuklarının yaramazlıklarından şikayetçi oldukları gibi, bu konularda eşlerinden hiçbir destek almadıklarını da özellikle dile getiriyorlar. Türk erkekleri ise hanımlarının kendilerini yetiştirme çabalarının olmayıp ve zamanlarını iyi değerlendirmediklerinin kanısındalar. Hanımların günlük haberleri bile izlemediklerini üzülerek söylüyorlar. Onlar da eve geldiklerinde huzurlu bir ev ortamı görmeye hasretler; çünkü eve geldiklerinde sıcak ve gülen bir yüz görmek istediğini belirten bir beyefendi, “Kapıdan girince hanımın bunalımını yüzünden okuyorum. Bu da beni rahatsız ediyor.” diyor. Bir başkası ise hanımların ya günler düzenlemek veya genelde oturup televizyon seyretmekle vakit öldürdükleri kanaatinde. Beyler hanımlarını anlamıyor Hanımlar ise beyleri tarafından anlaşılamamaktan şikayetçi. Mesela Safiye Hanım eşini ve iki çocuğunu hazırlayıp okula gönderdikten sonra bir iki saat daha uyuyor. Yemek ve ev işlerini yapmaya başlarken araya telefon görüşmeleri giriyor ve zaman kısıtlanmaya başlıyor. Alışverişi büyük stres içinde atlattıktan sonra evde yemek yetiştirmeye uğraşıyor. Çocuklar okuldan gelince sofra kurmakla meşgul hanım, bir yandan da dizilerini ve günlük seyrettiği programları kaçırmamaya özen gösteriyor, hatta misafir gelse bile beraber bakılıyor televizyona... Çocuklarının ev ödevleriyle en fazla 4. sınıfa kadar ilgilenebiliyor hanımefendi, elinden başka bir şey gelmediğinin kanaatinde, bundan da çok müteessir. Ayşe Hanım ise temizlik takıntısına saplanmış. “Evde bir yerin temiz veya düzenli olmadığını bileyim, yatakta uyuyamıyorum, sonunda yatakta kıvranmaktansa, kalkıp işleri yapmaya koyuluyorum.” diyor. Emine Hanım’ın da ütü saplantısı var. Neredeyse her şeyi ütülüyor. Havludan, çorap ve hatta iç çamaşıra varıncaya kadar. Dördü kız, dördü erkek 8 çocuğu olan Gülsüm Hanım’ın beyi yurtdışında mühendislik yapıyor, bu yüzden hem evin işleri, hem de dışarıdaki görülecek işler, çocuk eğitimi, hepsi onun omuzlarında. Evinde yaptığımız görüşmede, bakımlı düzenli evin yanı sıra, çocuklarıyla da yakından ilgilenebildiğini, derslerine de yardımcı olduğunu gördüm. “Bu kadar yükün altından nasıl kalkıyorsun?” sorumuza, ortada hayret edilecek bir durum yokmuşçasına “İşlerimi zamanında ve düzenli yapmak suretiyle.” diye cevap verdi. “Haftalık veya günlük plan yapıyor musunuz?” sorusuna hepsi olumsuz cevap veriyor... Peki herkes plan yapıyor da, aile gibi önemli bir müessesenin yönetmenliğini üstlenmiş bir hanımefendi niçin plan yapamıyor? Zamanı yönetebilmek, kendini yönetebilmek demektir ve bunu yapabilen hanım ise aileyi yönetebilecek olgunluğa erişmiş demektir. ZAMAN - 17.02.2003
AKRA