Pravda'nın "Teröristlerin yuvası" diye manşetten verdiği evlerin, savaşta yakınları ölen Çeçen ailelerin sığındığı evler olduğunu belirledi.
Türkiye, ABD'nin olası Irak operasyonu sırasında Kuzey Irak'tan muhtemel göçü önlemek için sınırda tampon bölgeler oluştururken, İstanbul'daki kamplarda 1000'den fazla Çeçen yaşıyor. Rus gazetesi Pravda’nın ‘Terörist yuvası’ dediği Beykoz, Ümraniye ve Kadıköy'deki kamplarda kadın, çocuk ve yaşlı 600 Çeçen barınıyor. Bir kısmı da Fatih, Sultançiftliği ve Beşyüzevler gibi semtlerde oturuyor.
Hürriyet muhabirleri Rus Pravda Gazetesi'nin ‘Teröristlerin İstanbul’daki yuvası' ifadesiyle manşete taşıdığı Çeçen mülteci yerleşim merkezlerini gezdi, ailelerle görüştü. Rus-Çeçen savaşında babalarını, kocalarını, çocuklarını yitirmiş çoğu kadın, çocuk ve yaşlı Çeçen mülteciler İstanbul'daki kamplarda yardımlarla yaşıyor. Çoğu Çeçenistan'ın başkenti Grozni ve çevresinden gelmiş. Çeçen mülteciler İstanbul'u daha çok istasyon olarak kullanıyor. Burada kaldıkları süre içinde yeni bir yaşam kurabilecekleri başka ülkelere gidebilmenin yollarını arıyorlar.
BEYKOZ'DA 185 KİŞİ
185 Çeçen mültecinin yaşadığı Beykoz kampı daha önce Kuran kursu olarak kullanıldığı söylenen 4 katlı eski bir bina. 35 aile 2 yıldır burayı mesken tutmuş. Kapısında yardım olarak gönderilen patates ve soğan çuvalları yığılı. Ağır bir kokunun hakim olduğu binada her odasında kalabalık bir aile kalıyor. Yemeklerini odalarında pişiriyor, banyo, tuvalet ve çamaşırhaneyi ortak kullanıyorlar. Az sayıdaki erkek mülteciler Beykoz'da geçici işlerde çalışıp para kazanmaya çalışıyor.
ESKİ TCDD KAMPİNGİ
Mülteci kamplarından biri de Kadıköy'de. Kadıköy Fenerbahçe'de Türkiye Devlet Demir Yollları'na (TCDD) ait kullanılmayan, metruk bir camping alanında yaşayan 160 Çeçen'in durumu Beykoz'da yaşayanlardan daha kötü. 25 aile elektriği ve suyu olmayan barakalarda yaşamaya çalışıyor. Bir yıl boyunca buraya yüzlerce Çeçen gelmiş, gitmiş. Gidemeyen 160 kişi burada yaşamayı sürdürüyor. Kampın çocukları misafir öğrenci olarak çevre okullara gidiyormuş, ama Milli Eğitim Bakanlığı bir genelge ile ‘oturma izinleri olmadığı’ için bu dönem okula gitmelerine izin vermemiş. Aileler çocuklarının eğitimlerinin sürmesini istiyor.
Kurban Bayramı'nın ilk günü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna bayram namazından sonra kampı ziyaret etmiş, çocuklara hediyeler vermiş. Kampa birkaç gün belediyeden sıcak yemek gelmiş, ancak sonraki günlerde yardım kesilmiş. Gürtuna'nın kampı ziyaret ettiği gün kamptan bir de cenaze çıkmış. Yaşlı bir Çeçen ısınmak için açık bıraktığı mutfak tüpünden zehirlenerek yaşamını yitirmiş.
ÜMRANİYE KAMPI CAMİDE
Çeçenlerin barındığı 3'üncü kamp ise Ümraniye'de. Halilürrahman Camii'nin alt katına yerleşen 200 Çeçen, diğer kamplardakilere göre daha şanslı. Cami altında oldukları için sürekli göz önündeler. Cami cemaatının ve sivil kuruluşların yardımlarıyla yaşıyorlar.
Rusya onlardan rahatsız
Ruslar, kötü koşulların hüküm sürdüğü Çeçen kamplarını sık sık gündeme getirerek, Türkiye'yi sıkıştırıyor. Çeçen mülteciler ise kendilerine sahip çıkmayan Türk yetkililerden şikayetçi: ‘‘Terör kampı diye gösterdikleri yerlerde kadınlar, çocuklar ve yaşlılar barınıyor. Hangi koşullarda yaşadığımızı gelip görsünler. Karnımızı zor doyuruyoruz. Halkın yardımlarıyla ayakta duruyoruz. Derme çatma barakalarda yaşıyoruz.’’ Mülteciler Yüksek Komiserliği, Çeçen mültecilerin durumlarını yakından tespit ekmek için kampları gezmek istemiş. Ancak önceki hükümet döneminde buna izin verilmemiş. Çeçen aileler, mülteci statüsü almak istiyor. Resmen mülteci olabilirlerse düzenli olarak maddi yardım alabileceklerini söylüyorlar.
Yakıt, elektrik derdi bitmiyor
Beykoz Kampı'nın Başkanı Ahmet Mizayev, ailesiyle birlikte 2 yıl önce Türkiye'ye gelenlerden. Gıda sıkıntılarının olmadığını söylüyor. Binanın elektrikleri borç yüzünden kesilmiş, yardım paralarıyla milyarlarca liralık borcu ödemişler. Şimdi de yakıt sıkıntısı yüzünden soğukta kaldıklarını söylüyor. Ama Miyazev'in kızı ev işlerinde annesine çok yardımcı oluyormuş.
Kimlikleri yok
Bu değişmeyen bir mülteci kampı görüntüsü. Babasını, annesini ya da her ikisini birden yitirmiş, kimsesiz çocuklar... Kampta doğan çocukların da kimliği yok. Beykoz kampındaki 26 çocuk ‘misafir öğrenci’ statüsüyle çevredeki ilköğretim okullarında okuyor. 9 Çeçen genç de üniversiteye hazırlık kursuna gidiyor. Hepsi, savaşın bitsin istiyor. Çünkü savaş bitince Çeçenistan'a dönecekler.
HÜRRİYET - 23.02.2003