İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

‘Tezkere’nin dayanağı yok

Türkiye
|

AK Parti hükümeti; ABD askerlerinin Türk topraklarında konuşlanmasına izin veren “tezkere”yi bugün Meclis’e göndermeye hazırlanırken, TBMM Başkanı Bülent Arınç, kendisini ziyaret eden AK Parti Grup Başkanvekili Salih Kapusuz’a, “Uluslararası meşruiyet şartlarının oluşmadığı bir zamanda hükümetin TBMM’ye bir tezkere göndermesinin doğru olmayacağını” ilettiğini söyledi.

Arınç, AK Parti Grup Başkanvekili Salih Kapusuz’un kendisini ziyaretinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, görüşmede, Bakanlar Kurulu’nda görüşülen tezkerinin Meclis’e gelip gelmeyeceği konusunun da ele alındığını söyledi. “Bilinen görüşlerini” tekrar ettiğini kaydeden Arınç, şunları söyledi: “Başbakanlık’tan TBMM’ye bir tezkere gelecekse, bunun ne şekilde gelmesi gerektiği ve uluslararası meşruiyet şartını taşıması gerektiğini ifade ettim. Hepimiz bu konuyla meşguluz. Türkiye’nin bugünü ve geleceği için çok önemli bir karar olacak. Dünya için olumlu olumsuz pek çok gelişmeye yol açacak karar olacak. Anayasa’nın 92. madesinde belirlenen şartların tekemmül etmesi gerekir. BM bu konuyu görüşmeye devam ediyor. BM’nın 1441 sayılı kararı gereği gözlemciler görevlerine devam ediyor. Blix ve arkadaşlarının Irak ile ilgili çalışmaları henüz sonuçlanmış değil. BM Güvenlik Konseyi’nin de toplanıp bir karar almadığını biliyoruz. Uluslararası meşruiyet hem savaş hali ilanı için hem de yabancı asker bulundurma ve Türkiye’nin kendi askerini yurtdışına göndermesi için gereklidir. Uluslararası meşruiyet şartlarının tekemmül etmediği bir zamanda hükümetin bir tezkere göndermesi halinde, bunun doğru olmayacağını Sayın Kapusuz’a ilettim.” ANAYASA’NIN 92. MADDESİ TBMM Başkanı Bülent Arınç, her tezkerede TBMM’nin dikkate aldığı bir konunun bu defa dikkatlerden kaçırılmasının mümkün olmadığını belirterek, uluslararası meşruiyetin Anayasa’nın 92. maddesi içindeki tüm cümlelerde aranması gerektiğini söyledi. Arınç, “Benim tek isteğim; Başbakanlık tezkere gönderecekse, bunun anayasal şartları taşımasıdır” dedi. AK Parti Grup Başkanvekili Salih Kapusuz, TBMM Başkanı Arınç’ı makamında ziyaret etti. Arınç, görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. Arınç, “Her şeye rağmen tezkerenin gelmesi durumunda Meclis’ten çıkmayacağı yönünde bir endişeniz mi var?” sorusunu cevaplarken, şunları kaydetti: “Oturumu ben yönetsem de yönetmesem de benim oy hakkım yok. Oyumun rengini ifade etmem de doğru değil. Benim tek isteğim; Başbakanlığın tezkere gönderecekse bunun anayasal şartları taşımasıdır. İkincisi de TBMM Genel Kurulu’nun, AK Parti ve CHP’li milletvekillerinin gönderilecek tezkere konusunda en doğru kararı almalarıdır. Sonunda verilen, Meclis kararıdır. Bu da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girer. Biz Anayasa’nın temel ilkelerini kabul etmiş milletvekilleri ve Meclis başkanıyız. Benim, gelen tezkere konusunda (doğrudur, yanlıştır) diye bir şey ifade etmem, geldikten sonra mümkün olmaz. Bunu Meclis’te değerlendiririz, en uygun şekilde çıkması veya çıkmaması için Meclis’te bir karar alırız. Ben, milletvekili arkadaşlarımın iradesine ipotek koyacak biri değilim. Milletvekillerimiz özgür iradeleriyle karar vereceklerdir ve bu Meclis kararı olacak. İster tezkerenin kabulü, isterse kabul edilmemesi konusunda... Tek yetkili, TBMM Genel Kurulu’dur.” Arınç, bir soru üzerine, oturumun kapalı olmaması yönünde bir isteğin kendisinden gelmesinin zaten mümkün olmadığını belirterek, birleşimin kapalı olması isteğinin gelmesi halinde, birleşimi yöneten başkanvekilinin bu isteği yerine getirmekle yükümlü olduğunu ifade etti. Başkan olarak kendisinin bu konuda bir takdir hakkı bulunmadığına dikkati çeken Arınç, “Böyle bir talep gelirse bu uygulamayı her halükarda yaparız” dedi. BM KARARLARI BEKLENMELİ Arınç, bir gazetecinin “Sözleriniz, BM kararının beklenmesi gerektiği yönünde mi?” sorusuna, “Şüphesiz, onu ifade ettim. Biz uluslararası meşruiyetin, 92. madde içinde tüm cümlelerde aranması gerektiği kanaatindeyiz. Bundan önce verilen tüm yetki ve izinlerde de bu gözetilmiştir. BM Güvenlik Konseyi kararları baz alınmıştır, Türkiye’nin veya BM üyesi ülkelerinden birinin meşru müdaafa durumunda kalması dikkate alınmıştır. Her tezkerede Meclis’in dikkate aldığı bir konuyu bu defa bizim dikkatlerden kaçırmamız mümkün değil” dedi. Arınç, bunu hükümet, Başbakan ve bakanların da bildiğini, hükümetin sorunun barışçıl yollarla çözümü konusundaki çabalarını takdir eden bir kişi olarak, bunun hangi şartları taşıması gerektiğini ifade ettiğini yineledi. “İNŞALLAH GELMEZ” Bir gazetecinin, “her şeye rağmen tezkerenin geleceği endişesini taşıyor musunuz?” sorusunu cevaplarken de Arınç, Anayasa’nın 117. maddesinin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Türkiye’nin güvenliği ve savunması için kullanılmasında Meclis’e karşı hükümeti sorumlu tuttuğunu kaydetti. Hükümet’in görevinin ülkeyi yönetmek ve bir krizde ülkenin muhtemel zarar ve menfaatlerini düşünmek zorunda olduğunu kaydeden Arınç, şöyle devam etti. “Böyle bir silahlı hareketin Irak’ta vuku bulması veya bulacağının ülkeye ne kazandıracağı veya ne kaybettireceğini, ülkenin milli menfaatlerini düşünerek hükümet kararlaştıracaktır. Hükümet böyle bir karara varıp tezkere gönderirse, bu onun açısından yasaldır ve meşrudur. İzin verip vermemek de Meclis çalışmasıyla anlaşılabilir. Bunda olağanüstü bir durum yok. Her defasında böyle olmuştur, bu kez de böyle olacaktır. Hükümetimizin bu aşamada gösterdiği çabaların tamamı, ulusal menfaatlerimizin nasıl korunacağıdır. Herkes de emindir ki, hükümet bu konuda elinden geleni yapmaktadır.” Arınç, tezkerenin ne zaman geleceği yönündeki soruya, “İnşallah gelmez. Her zamanki temennimi ilan ediyorum. Gelirse tezkerenin ağzını burnunu dağıtacak durumda değiliz” dedi. “BAŞKAN’IN GÖRÜŞLERİNE SAYGI DUYUYORUZ” AK Parti Grup Başkanvekili Salih Kapusuz da Arınç ile Genel Kurul’un bu haftaki gündemini görüştüklerini, konunun da “ister istemez görüşüldüğünü” söyledi. Kapusuz, “Sayın Başkanın başından beri bilinen görüşlerine saygı duyuyoruz. Hükümetimiz, ülkenin çıkarları için ve dünya barışı için gece gündüz mücadelesini sürdürmektedir” dedi. Kapusuz, tezkerenin nasıl görüşüleceği sorusuna, “Geçmiş yıllara bakıldığında bu konularda hep kapalı oturum yapılmıştır. Biz kapalı oturum yapılmasında fayda görüyoruz” diye konuştu. Tezkerenin bugün gelip gelmeyeceği sorusuna ise her an her şeyin değiştiği hareketli bir dönemin yaşandığına dikkati çeken Kapusuz, bazen görüşmelerde tıkanma olduğunu, bunun bir süre sonra aşıldığını kaydetti. Kapusuz, “Oradaki çalışmaları bilmediğimiz için ne söylersek yanlış anlamalara sebebiyet verebiliriz” dedi. VAKİT - 25.02.2003
AKRA