Hükümetin, 8 Şubat'ta ABD ile gizli bir anlaşma imzaladığını ileri süren CHP lideri Baykal, uzun süreli asker konuşlandırılması halinde Güneydoğu'nun işgal edilmiş olacağını savundu.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, hükümeti, ABD ile gizli bir anlaşma yapmakla suçlarken, Amerika'nın uzun süreli Türkiye'ye yerleşmesi halinde Güneydoğu bölgesinin Kuzey Irak'a dönebileceği uyarısında bulundu. Baykal, dünkü grup toplantısında ilginç iddialarda bulundu. Baykal, şunları söyledi:
İstenen olmadı: 6 Şubat'ta birinci tezkere çıktı, hükümet 8 Şubat'ta
bir anlaşma imzaladı. Sanıyorum 18 Şubat'ta ikinci tezkerenin çıkacağı konusunda mutabakat içindeydiler. 'Merak etmeyin, üstümüze varmayın, 6 Şubat'ta sadece bunu çıkaralım, bayramdan sonra öbürünü çıkarırız' diyorlardı. Bunun üzerine galiba, hükümet çalışmalarını yaptı ve bir askeri işbirliği belgesi hazırlandı. Ama işler beklenildiği gibi olmadı. 18 Şubatta bu konu konuşulmadı, 1 Mart'ta reddedildi.
Mardin üssü: Yabancı asker kabulüne, Türk askerinin yurtdışına çıkarılmasına izin verme yetkisine protokoller hariç TBMM karar verir. O nedenle Mardin üssüne hükümet karar verdi. 'Birinci tezkere karar verdi' diyorlar. Olur mu böyle şey? İtiraz edenler anlaşma metnini görünce 'anlaşma varmış' diyorlar. Kimin anlaşması, neye dayanarak anlaşma? Meşruiyeti var mı? Böyle bir şey yok.
Meclis'ten saklıyorlar: Birinci tezkerede yeni üs tesisine yönelik en küçük bir ima yok. Ne var? 8 Şubat'ta yapılan gizli anlaşma var. Gizli oturumda Başbakan'a, "Bunu açıklayın" dedim. AKP'lilere "Siz biliyor musunuz?" dedim. "Biliyoruz" dediler. Şimdi bütün Türkiye öğreniyor ne olduğunu.
Yeni üs kurulmasını öngörüyormuş. Anlaşmada bizim Kuzey Irak'a ne kadar girebileceğimizle ilgili kısıtlama da var. Bir yay çizilecek. 20-30 kilometre diye. Ben zorlayınca, Başbakan ifade etti.
Savaş 16-17 Mart'ta: Öyle anlaşılıyor ki, 16-17 Mart'tan itibaren fiili harekât başlayabilir. Bu önemli bir tarih. Kerbela'nın 1323. yıldönümü. Kerbela coğrafyası 1323 yıl sonra tekrar bir büyük trajediye sahne olmak üzere.
Delikanlı olun: Meclis'in aldığı bir kararı yok sayma anlayışını kim dile getirdi çok merak ediyorum. Türkiye, ABD'yle işbirliği yapabilir ya da yapmayabilir. Ama yaparsa adam gibi yapar, ciddi yapar. 'Şartlar bunu gerektiriyor' diyorsanız çıkıp dürüstçe, adam gibi, delikanlı gibi söyleyin ve bunun gereğini de yapın. Eğer yeni üs ve tesis kuracaksanız Meclis'e bir daha gelmeniz gerekir.
Filipinler'e döneriz: Bir ülkeye yabancı askerin girmesi çok büyük bir olay. Hukuku ve kuralları uygulamakta özel bir dikkat göstermeliyiz. Türkiye'yi hiçbir zaman bir Filipinler haline dönüştürmemeliyiz. Anayasa, hukuk işlemiyor, yetki belirsiz, fiili durumlar oluyor. Geldim, girdim falan, bir bakıyorsun birileri orada. Bu tam Filipin sendromu.
İyi hesap edin: ABD askerinin Türkiye'de ne kadar kalacağını AKP Genel Başkanı'na sormuşlar. "Valla ben de bilmiyorum" dedi. Kuzey Irak'taki gibi Türkiye topraklarında uzun süreli asker konuşlandırılmasının
Türkiye'yi nereye getireceğinin iyi hesaplanması lazım. Dünyanın kabul edebileceği hukuk başka ilişkilere dönüşür. Siz, 'Bir başka ülkeyi isgal ediyoruz' dersiniz, bir bakarsınız kendiniz isgal edilmişsiniz.
Erdoğan sorumluluk alacak: Siirt seçimiyle 3 Kasım'da ortaya çıkan sorun nihayet çözüldü. Artık her işin sahibi ve sorumlusu net olarak belli olacak.
Müstehaklar: Bütçenin sosyal boyutunun olmadığının bilinmesi için Dünya Bankası temsilcisinin söylemesi mi gerekirdi? Dünya Bankası'ndan ders alacak noktadalar. Müstehaklar.
RADİKAL - 12.03.2003