Sizin hayatta kalmanız için gece gündüz savaşan bir hormonun varlığından belki de hiç haberdar olmamışsınızdır. İnsan vücuduna sayısız faydası bulunan kortizol hormonu, Allah'ın yaratışındaki uyum ve kusursuz tasarımın apaçık delillerinden biridir...
Kortizol hormonunun etkileri incelendiği zaman karşımıza çok önemli bir gerçek çıkmaktadır: Allah insan vücudunda birçok güvenlik sistemi yaratmıştır. Birbirinden farklı bu güvenlik sistemlerinin her birini oluşturan hücrelerin içinde, tek bir anahtar ile açılan kilitler vardır. Bu da farklı hücrelerin ortak bir amaç için aynı anda harekete geçirilebilmelerini sağlar.
Şüphesiz bu, Allah'ın yaratma sanatının örneklerinden birini oluşturur. Çünkü farklı hücrelerin ortak bir amaç uğruna hareket etmek için programlanmış olması ve bu programı çalıştıran merkezi bir sistem bulunması, yaratılış gerçeğinin bir kanıtıdır. İşte yaratılış mucizesi kortizol hormonun vücumuzdaki görevleri:
Yaralanmalara karşı önceden önlem alır
İnsan bir tehlikeyle karşılaştığında metabolizmasında birtakım değişiklikler olur. Kortizol hormonu insan vücudunu tehlike sonrasındaki muhtemel gelişmeler için hazırlar. Örneğin muhtemel bir yaralanma riskine karşı, önceden tedbir alır ve vücuttaki amino asitleri seferber eder. Böylece bir yaralanma olduğu anda, amino asitler hemen devreye girip yaralanan dokuyu tamir eder.
Bazı insanların yaralandıkları anda ve yaralandıktan uzun bir süre sonrasına kadar acı hissetmemelerinin nedeni kortizol hormonudur. Bu sayede insan yaralı olduğu halde savaşacak, kendisini koruyacak veya kaçabilecek güç bulur.
Kortizol molekülleri acil durumda devreye girer ve vücut hücrelerinin şeker kullanımlarını azaltır.
Ancak burada da bir mucize görülür; kortizol hormonu bu etkiyi beyin ve kalp gibi hayati organlarda göstermez. Adeta savaş anında seferberlik ilan edilip, ekonomik kaynakların belirli bölgelere kaydırılması gibi, kortizol molekülleri beynin ve kalbin beslenmesine öncelik verir, diğer doku hücrelerinin beslenmelerinde ise tasarruf yapar.
Damarların kasılıp büzülmelerini düzenler
Kan damarları sabit ve cansız borular değildir; bu damarların etrafındaki kasların kasılabilmeleri ve gevşeyebilmeleri sayesinde damar çapları ihtiyaç doğrultusunda genişleyip daralabilir. Kortizol hormonu, damarları kasıcı ve büzücü faktörlere karşı damar cevaplarını düzenler ve acil durumlarda insana bir başka açıdan destek vermiş olur.
Suyun hücre içine girmemesi gerektiği durumlarda etkin hale gelerek bunu engeller. Bu da kan hacminin korunması anlamına gelir. Bir kortizol molekülü suyun hücrelerin içine girme eğiliminde olduğunu nereden bilir? Bu suyu hücre dışında tutmak gerektiğine nasıl karar verir? Daha da önemlisi, suyun hücrenin dışında tutulması gereken zamanları nasıl tespit eder? Nasıl olur da her zaman değil de sadece gerektiğinde suyun hücreye girmesini engelleyecek bir anlayış ve şuura sahiptir?
İnsan hayatı için çok önemli olan bazı proteinlerin üretimini düzenler Allah, kortizol hormonunu zor durumda kaldığımızda bütün ihtiyaçlarımızı ayrı ayrı karşılayacak özellikte yaratmıştır. Kortizol hormonu kemik iliğinde hemoglobin, akyuvar ve trombosit yapımını artırıp, kan düzeylerini yükseltir.
Hormonun bir hücreyi harekete geçirmesi dahi başlı başına bir mucizedir. Çünkü hormonun bir hücreye etki etmesi için, o hücrenin iç yapısında bulunan sistemleri harekete geçirmesi gereklidir. Bu da hormonun ya o hücrenin zarında bulunan bir algılayıcıya bağlanması ya da hücrenin içine girerek hücre içinde bulunan bir mekanizmaya doğrudan etkiletmesi ile gerçekleşir. Ancak her iki durumda da, hormon molekülü etkileyeceği hücre için özel olarak tasarlanmış olmak zorundadır. Hormon molekülünün yapısındaki en küçük bir uyumsuzluk, hormonun hücreyi etkileyeme
mesine neden olur. Bu yüzden hormon ile etkilediği hücrede bulunan reseptör (algılayıcı) molekül arasındaki ilişki anahtar ve kilit arasındaki ilişkiye benzemektedir.
Böyle kusursuz işleyen bir sistemin, evrimcilerin iddia ettikleri gibi tesadüflerle yada rastlantılarla açıklanması mümkün değildir. Bunların tamamı bizlere Allah’ın yaratışındaki mükemmelliği gösterir.
Gözle görülemeyecek kadar küçük tek bir molekül, birçok özelliğe, yeteneğe ve sorumluluğa sahip olarak yaratılmıştır. Bu molekülün bunları yerine getirebilmesi için tüm bu özelliklerle birlikte özel olarak tasarlanmış olması gerekir. Kortizol hormonunun tesadüfen bu niteliklere sahip olarak ortaya çıktığını iddia etmek, büyük bir cehalet ve mantıksızlıktır. Çünkü bu hormon, şuursuz hücreler tarafından üretilir ve üretimi yapan hücreler bu hormonun nerede kullanılacağını asla bilemezler. Bu hücreler kortizolun savaştığı cephelerden de hiçbir zaman şuurlu olarak haberdar olamazlar.
Elbetteki tüm bunlar Allah'ın yaratışındaki uyumun ve kusursuz tasarımın delillerindendir.
MİLLİ GAZETE
15.03.2003