Erdoğan 1994’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğinde The Wall Street Journal gazetesine verdiği bir demeçte, ‘İslam’ı yalnızca bir inanç ve ibadet aracı olarak değil, hayatının her alanını, her dakikasını belirleyen bir yaşama biçimi olarak gördüğünü’ söylemişti.
Zaten siyasal İslam’ın özü de, dinin bir inanç ve ibadet aracı değil, yaşama biçimi olarak görülmesinden kaynaklanıyor. Erdoğan, 28 Şubat döneminden gerekli sonucu çıkardığını ve değiştiğini söylüyor. Artık dini bir siyaset biçimi olarak görmediğini ilan etti. Şimdi bu değişikliğin ikinci kademesine geçilip geçilmeyeceğini göreceğiz. Erdoğan dini bir yaşama biçimi değil ama, yalnızca bir inanç ve ibadet aracı olarak görüp görmediğini tartışmaya hazır mı?
14.3.2004 / MURAT YETKİN / RADİKAL