Obezite son yılların en hızlı yayılan hastalıklarından biri. Dünya ülkeleri obezite ile ilgili acil durum çağrısı yaparken Türkiye’de obez çocuk oranı yüzde 15’lere dayandı. Bu yazı dizisinde çocukobezitesinin neden kaynaklandığını ve önlemlerini bulacaksınız...
Çocuk ve gençlerde obezitenin tanı ve tedavisinin özel bir deneyim ve bilgi birikimi gerektirdiğini unutmamalısınız. Çocuğunuzun fazla kilolu veya obez olduğunu düşünüyorsanız, tetkik ve tedavi için bir çocuk Endokrinolojisti veya Çocuk Metabolizma Hastalıkları Uzmanı ya da Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı ile işbirliği yapmalısınız.
Bedensel büyüme ve gelişme yanında ruhsal olgunlaşma bakımından da özel çok önemli değişimler geçiren çocuk ve gençlerin obezite sorununu sadece diyet önlemleri ile çözmeye kalkışmamalı, sorunun önemli ölçüde hareketsizlik ve beslenme davranışı ile ilişkili yanlışlıklardan kaynaklandığını unutmamalısınız. Doktorunuz; gerektiği zaman diyet uzmanları ile işbirliği yapmayı ve belki de psikolojik yardımdan faydalanmayı düşünecektir. Türkiye’de çocukluk çağı obezitesi ile ilgili yakın tarihlerde yapılmış kapsamlı ve güvenilir bir çalışma yok gibi bir şey. 10-15 yıl önce yapılan bazı çalışmalarda 6-10 yaş arası kız ve erkek çocuklarının neredeyse %10’u obez. Bu oran şimdilerde %15’lerde olmalı. Gençlik-ergenlik dönemi obezitesinde de hızlı ve korkutucu bir artış var. Kısacası çocukluk çağı veya gençlik-ergenlik dönemi obezitesi bizim ülkemiz için de bir tehdit, ciddi bir sorun.
AŞIRI BESLENME VE TEMBELLİK
Obezite; aşırı beslenme, hareketsiz ve tembel bir yaşam, hormonal, metabolik ya da psikolojik sorunlardan kaynaklanabilen bir hastalıktır. Alınan kalorilerle harcanan kaloriler arasındaki dengenin bozulması ve kullanım fazlası artık kalorilerin yağ olarak depolanması bu hastalığın öncelikli işaretidir. Kalp ve damar hastalıklarına, hipertansiyona, şeker hastalığına, solunum sistemi yetersizliğine, gece uykuda solunum durmalarına ve horlamalara yol açıyor. Yetinmiyor; kanda yağ dengesini bozuyor, kalbi besleyen koroner kan damarlarını tıkayıp kalp krizine, beyni besleyen serebral damarları tıkayıp beyin krizine, eklemleri tahrip edip osteoartirit tipi romatizmaya sebep oluyor. Bitmedi! Kısırlık, adet bozuklukları, tüylenme, cinsel güç azalması veya kaybı, safra kesesi hastalıkları ve çeşitli organ-doku kanserleri de şişmanlıktan kaynaklanabiliyor. Ani ölümler şişmanlarda daha erken yaşlarda ve daha çok görülüyor. Özetle şişmanlık hastalığı sadece kalitesini değil, süresini de etkiliyor hayatın. Hayatı kısaltıyor!
ANNE BABA ŞİŞMANSA
Bütün bu bilgiler size üzücü, korkutucu gelebilir. Ne var ki hepsi de gerçek. Bu salgın çocuklar ve gençler arasında da şimdi hızla yayılıyor. Bundan 20 yıl önce en erken 40’lı yaşlarda belirlenebilen Erişkin tipi insüline bağımlı olmayan Tip 2 Diyabet hastalığını son yıllarda 10-12 yaşlardaki çocuklarda görmemizin, kalp krizi ve felç yaşının 25-30’lu yaşlara kadar inmesinin sebebi şişmanlıktan başka bir şey değil. Şişmanlık çocuklarımızı ve gençlerimizi erkenden yaşlandırıyor. Yaşlanma sürelerini azaltıyor. Sorunun önemi büyük, çözümü ise güç. Erkenden tanımakta, acil önlemleri gecikmeden almakta fayda var.
Genetik faktörler, sağlıksız beslenme ve fiziksel aktivite azlığı dışında pek çok hormonal ve metabolik hastalık çocuk obezitesinde de etken olabilir. Genellikle fazla kilolu anne ve babaların çocukları şişmanlığa daha çok eğilimlidir. Şişman anne-babanın çocuklarında kilo fazlalığı olasılığı %80 civarındadır. Çocuk obezitesinin diğer nedenleri aşağıda sıralanmıştır.
SAĞLIKSIZ YEME ALIŞKANLIĞI
** Sağlıksız yeme alışkanlıkları: Aşırı miktarda veya çok yüksek kalorili yiyeceklerin tüketimi ve atıştırmalarda yapılan yanlış tercihler (yağlı cipsler, gofret, çikolata ve şekerlemeler) en önemli etkendir.
** Yetersiz fiziksel aktivite: Hareketsiz bir yaşam, tembel bir hayat tarzı önemli bir faktördür
** Hormonal ve metabolik bazı hastalıklar: Tiroid bezi tembelliği, böbrek üstü bezlerinin aşırı aktivitesi gibi hormonal ve metabolik sorunlar çok önemli hazırlayıcılardır.
** Kortizon gibi bazı kilo aldırıcı ilaçların bilinçsiz kullanımı etkili olabilir.
** Evde ve okulda stresli, endişeli bir yaşam tarzı, aile yapısında ani değişimler: Anne-babanın boşanması, aile bireylerinden birinin kaybı, okul ile ilişkili sorunlar tetikleyici faktörlerdir.
** Kişisel güven yetersizliği, özgüven noksanlığı, kişilik bozuklukları, depresyon ve diğer bazı psikolojik sorunların mevcudiyeti de önemlidir.
Prof.Dr.Osman Müftüoğlu
HÜRRİYET - KELEBEK 17.03.2004