Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu, Türkiye’nin Kıbrıs üzerinde hakkı olduğunu vurgulayarak, “Kıbrıs’ı Yunan adası haline getiren düzenlemelere imza atarak kim önünü açarsa tarih önünde sorumlu olmakla kalmaz, divan-ı harbe bile gider.
Geçmişte yapılan katliamları, uluslararası hukuku, anlaşmaları gözardı ederek Avrupa Birliği’ne girme uğruna buna cesaret edenler Türkiye’yi çok büyük zarara uğratacaklardır.” dedi.
Anketler aldatıyor
Gazetemize Kıbrıs ile ilgili son gelişmeleri değerlendiren SP Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu, özellikle son günlerde Annan Planı ile ilgili yapılacak referandum öncesi açıklanan anketlere tepki gösterdi. Kıbrıs’ta Annan Planı ile ilgili yapılan anketlerin ve sonuçlarının doğrudan doğruya halkı yönlendirmeye dönük olduğunun altını çizen Karamollaoğlu, Kıbrıs konusunda yapılan her işte yönlendirme yapılarak, gerçeklerin gizlendiğini söyledi. Şu anda İsviçre’de yapılan bütün görüşmelerin lehte olmadığını Kıbrıs ile ilgilenen hemen hemen herkesin bildiğini belirten Karamollaoğlu, özellikle derogasyonların AB birincil hukukuna dahil edilmemesi sonucu bütün planın yok hükmünde olacağını ifade etti. Karamollaoğlu, gerçeklerin saklanarak aynen seçim öncesi Türkiye’de olduğu gibi anketler vasıtasıyla halkın yanlış yönlendirildiğini vurgulayarak, bunun uluslararası bir komplo olduğuna dikkat çekti.
TBMM’nin görüşü bellidir
TBMM’de bugün Kıbrıs konusunda bir toplantı yapılarak, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün milletvekillerini bilgilendireceğini hatırlatan Karamollaoğlu, Gül’ün konuşmasından sonra AKP ve CHP’nin görüşlerinin açıklanacağını, ancak bir ‘karar’ alınmayacağını dile getirdi. Karar almak için hükümetin imza attığı bir metnin TBMM’ye sunulması gerektiğini kaydeden Karamollaoğlu, “Türkiye’de daha önce TBMM’nin Kıbrıs politikası görüşleri neşredildi. Bu görüşler Türkiye Cumhuriyeti’nin de görüşleridir. Bütün partiler de buna ittifakla imza atmıştır.” hatırlatmasında bulundu.
Divan-ı Harbe giderler
Bazı çevrelerce ‘Kıbrıs kimin ki alırız-veririz’ tartışması yapıldığına işaret eden Karamollaoğlu, “Evet Kıbrıs bizimdir. 1571 yılında Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Daha sonra Kırım Savaşı yapıldığı dönemde İngilizler’e sadece kiraya verilmiştir. İngilizler ise buraya el koymuştur. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ise Kıbrıs’ta gerilla harekatı başlatan Rumlar ENOSİS’i gerçekleştirmek için katliamlar yapmıştır. Ardından 1960 yılında yapılan Londra ve Zürih Antlaşmaları ile Türkiye’nin adada hakkı olduğu uluslararası anlaşmalarca kabul edilmiştir. Dolayısıyla hiç kimsenin Türkiye’nin adada ne işi var gibi laflar etmeye hakkı yok. Bizim orada hakkımız var ve Kıbrıs’ı Yunan adası haline getirecek düzenlemelerin önünü kim açarsa tarih altında sorumlu olmakla kalmaz, böyle bir imza, atanları ‘Divan-ı Harbe’ bile götürebilir. Geçmişte yapılan katliamları, uluslararası hukuku, anlaşmaları gözardı ederek Avrupa Birliği’ne girme uğruna buna cesaret edenler Türkiye’yi çok büyük zarara uğratacaklardır.” diye konuştu.
Referanduma gidilsin
Türkiye’de de Annan Planı için referanduma gidilmesini öneren SP Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu, “Bu Türkiye’nin ulusal menfaatlerini çok yakından ilgilendiren bir konu olduğu için Meclis’e gelse bile referandum Türkiye’de de yapılmalıdır. Bu gereklidir.” dedi.
Ayrıca Karamollaoğlu, referandum öncesi tarafların plan hakkında onay alınması hususunda yetki tezkeresinin gündeme gelmesi ile ilgili olarak da, yetkinin müzakere için verilebileceğini ancak hakların kaldırılması için yetki vermenin sözkonusu olamayacağını dile getirdi. Karamollaoğlu, aksi takdirde meselenin Anayasa Mahkemesi’ne götürüleceğini söyledi.
MİLLİ GAZETE 06.04.2004