Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Avrupa Birliği (AB) süreci, depremler, kültürel ve ekonomik çalkantıların sonucu zaaf içerisinde olan vatandaşlara yönelik misyonerlik faaliyetlerinin arttığını, misyonerlerin 11 Eylül olayını da kendileri için fırsat saydıklarını söyledi.
Aydın, Din İşleri Yüksek Kurulu’nun, yıkıcı ve bölücü etkinliklere karşı geniş bir rapor ve eylem planı hazırladığını, bakanlık olarak bu konuda kendilerine düşen desteği verdiklerini bildirdi.
Türkiye’de camiler dışında, 280’i kilise ve 36’sı havra olmak üzere toplam 316 yasal mabet bulunduğunu açıklayan Devlet Bakanı Mehmet Aydın, kiliselerden 102’sinin her gün, 146’sının ara sıra açık, 68’inin ise kapalı olduğunu belirtti. Bakan Aydın’ın verdiği bilgiye göre, yasal kiliselere devam eden Hıristiyan cemaatin sayısı 50 bin civarında, 2003 rakamlarına göre Türkiye’de yasal olmayan 69 kilise mevcut.
AK Parti Trabzon Milletvekili Asım Aykan’ın Türkiye’deki misyonerlik faaliyetleriyle ilgili verdiği soru önergesini cevaplayan Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Hıristiyanlık propagandasının sadece Türkiye’ye değil, tüm dünyaya yönelik olduğunu ifade etti.
11 EYLÜL’DEN SONRA SAYILARI 17 BİNDEN 25 BİNE ÇIKTI
Aydın, “Söz gelişi, 10 ila 40. paraleller arasındaki dünya coğrafyasında 11 Eylül 2001 öncesinde misyoner sayısı 17 bin iken, sonrasında 25 bine çıkmıştır” dedi.
Konuya din ve vicdan özgürlüğü açısından bakıldığında, dinlerin anlatılması ve propagandasını yasaklayan hukuki bir metin olmadığını, misyonerlerin, Türkiye’nin depremlere maruz kalması ve AB’ye giriş sürecinde olması, tüm dünyada kendisini hissettiren küreselleşmenin etkileri gibi sebeplerle ortaya çıkan kültürel ve ekonomik çalkantılar sonucunda zaaf içinde olabilen vatandaşlara yönelik propaganda yapma boşluğu bulabildiklerini anlatan Aydın, misyonerlerin 11 Eylül olayını da kendileri için fırsat bildiklerini ve bütün bu gelişmeler nedeniyle misyonerlerin faaliyetlerini yoğunlaştırdıklarını vurguladı.
SİYASİ VE İDEOLOJİK AMAÇLI FAALİYETLER HOŞ KARŞILANAMAZ
Aydın, insanların zaaflarından faydalanarak menfaat sağlamayı, psikolojik baskıyı, din istismarını, siyasi ve ideolojik amaçları içeren ‘proselitizm’ anlamındaki misyonerliği hoş karşılamanın mümkün olmadığını dile getirerek, “Vatanımızın bütünlüğünü ve sosyal barışı tehdit eden bu tür faaliyetlere karşı devletimizin ilgili birimleri üzerlerine düşen görevi yapmaya çalışmaktadır” şeklinde konuştu.
‘BİRKAÇ BİN KİŞİ DİN DEĞİŞTİRDİ’
Türkiye’de Hıristiyanlığı seçtiği söylenen vatandaşlarla ilgili verilen sayıların abartılı olduğu görüşünü savunan Bakan Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Din değiştirdikleri söylenen vatandaşlarımızın sayısı birkaç binle sınırlıdır. Bu faaliyetler gizli yapıldığından, bazı vatandaşlarımızın gerçekten din değiştirip değiştirmedikleri ya da nasıl değiştirdikleri belli değildir. Propagandacıların ürettiği söylentiler karşısında dikkatli olunmalıdır. İnsanımızın moralini yıpratan ve ‘şuuyu vukuundan beter’ türü haberleri yaymaktan herkes sakınmalıdır.”
Toplumu aydınlatma projesi hazırlanıyor
Devlet Bakanı Aydın, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın gerek kendi bünyesinde, gerekse akademik çevrelerle işbirliği yaparak, toplumun din konusunda daha iyi aydınlatılması için projeler geliştirdiğini, Din İşleri Yüksek Kurulu’nun, yıkıcı ve bölücü etkinliklere karşı geniş bir rapor ve eylem planı hazırladığını, ayrıca kurulun bünyesinde bir komisyon kurduğunu ve kendilerinin de bu konuda üzerlerine düşen desteği verdiklerini sözlerine ekledi.
VAKİT 12.04.2004