İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Menopozda doğru beslenmenin sırları

Yaşam
|

Menopoz döneminde kilolar hep kontrolünüzde olmalı. Karbonhidrat oranı düşük bir diyet işinize yarayabilir. Ama önce kilolarınızı sevmelisiniz. Bir de egzersize başlarsanız, tamam!

Tuzlu, kırklı ve ellili yaşlardaki sayısız kadın, doktoruyla dertleşirken ‘Şu belimdeki araba lastiğine benzeyen yağ çemberi de neyin nesi? Eskiden birkaç hafta içinde kolayca kilo verebiliyordum. Ama şimdi ne kadar uğraşırsam uğraşayım, bir türlü zayıflayamıyorum. Genç kızlık yıllarımda kilom ne ise şimdi de rakam aynı. Ama vücudumun şekil değiştirdiğini hissediyorum’ diye yakınır. Bazı kadınlar orta yaşlarda, beslenme düzenlerinde eskiye oranla hiçbir değişiklik olmamasına rağmen sürekli kilo alırlar. Bazılarının ise sadece vücutları şekil değiştirir. Belleri kalınlaşır, karın bölgesinde yağ birikir omuzların şekli bozulur. Orta yaşlı kadınların pek çoğu menopoz dönemine beş on kilo fazlalıkla girmek istemiyorlarsa beslenme alışkanlıklarını vakit geçirmeden değiştirmek zorunda kalırlar. Yağ Depolarına Dikkat Vücutta östrojen (dişilik hormonu) oranı azalırken iştah artmaya başlar. Orta yaşlarda başlayan değişimlerin başlıca nedeni, metabolizmanın yüzde 10- 15 oranında yavaşlamasıdır. Ayrıca bedenlerimiz enerjiyi hücrelere yağ olarak depo etmekte de eskisine göre daha başarılı olurlar. Doğa, kadınlara bu özellikleri başlıca iki neden uğruna kazandırır. Birinci neden, yaşlandıkça daha az besinle yaşayabilmemizi sağlamaktır. İkinci neden ise yumurtalıkların artık eskisi kadar fazla östrojen ve androjen üretmedikleri için vücuttaki yağ miktarını artırarak, yumurtalıkların yapamadığını yağın gerçekleştirmesini sağlamaktır. Eğer hala taş devri koşullarında yaşıyor olsaydık, orta yaşlarda gözlenen metabolik değişiklikler bizim için sorun yaratmazdı. Fakat günümüzde, doğanın orta yaşlarda metabolizmayı yavaşlatması hiç de hoş karşılanmıyor. Hemen yasa bürünmeye gerek yok. Doğanın koyduğu kuralları değiştirmek ve hormon dengesini düzene koymak, aşırı kilo almayı gerektirmeden sağlanabiliyor. Kilolarla barışın Benim için kilo sorunu 12 yaşındayken başladı. Arkadaşlarım beni fazla şişman buldukları için sık sık diyet uyguladım. Yirmili yaşlarımda ideal vücut ölçülerine kavuşabilmek için hep beş altı kilo zayıflamam gerekti. Otuzlu yaşlarımda 60- 70 kilo arasında bir denge sağlamayı başardım. Kırk yaşına geldikten sonra uzun bir mücadeleyi noktaladım ve kilolarımı kabullenmeyi başardım. Artık eskisi gibi değildim. Vücut ölçülerim uğruna yaşam biçimimi değiştirmek istemiyordum. Kilolarımda da fazla bir oynama olmadığı için halimden memnundum. Elli yaşına bastıktan kısa bir süre sonra adet kanamalarında düzensizlik başladı ve görünürde hiçbir neden yokken kilo aldığımı farkettim. Eskisinden daha az beslendiğim ve hareketsiz kalmamaya özen gösterdiğim halde kilolarım artmaya devam ediyordu. Dehşete düşmüştüm. Vücut yapımın şişmanlamaya çok yatkın olduğunu biliyordum. Daha fazla zaman kaybetmeden önlem almalıydım. İşe kilolarımı kabullenmekle başladım. Sorunumdan kurtulmak için çare ararken bunalıma girmemeye gayret ettim. Bir süre için bu duruma katlanmaktan başka çaremin olmadığına kendimi inandırdım. diyet devrimi Son yedi sekiz yıldan beri az karbonhidrat ve bol protein ağırlıklı bir beslenme planı uyguluyorum. Menopoza giren bir kadın için en uygun beslenme yönteminin bu olduğuna inandım. Ve benimle aynı sorunu paylaşan pek çok kadın da bu diyet sayesinde fazla kilolarından kurtuldu. Sofranızda, karbonhidratlı besinlerin miktarını iyice azaltırsanız, vücut yakıt ihtiyacını, depo edilmiş yağları yakarak giderir. Böbreklerinde bir sorunu olmayan kişiler için protein ağırlıklı beslenme planından çok iyi sonuçlar alınıyor. Vücudun depoladığı yağları yakması boşaltım sisteminde bazı sorunlar yaratabilir. Bu nedenle düşük karbonhidrat diyeti uygulanırken sürekli idrar kontrolu yapılması ve böbreklerde bir sorun varsa bu uygulamadan hemen vazgeçilmesi gerekir. HÜRRİYET 12.04.2004
AKRA