İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Zulmün Amerika'daki yankısı

Zulmün Amerika'daki yankısı
Türkiye
|

“Demokrasi sadece oy kullanma demek değildir. Demokrasi bir kültürdür. Toplum rejimidir; ama ferdin dinî, siyasî, ekonomik ve kültürel hakları koruma altındadır. Ayrıca dediğiniz gibi dogmalar varsa bu, dinin/dinlerin problemidir.”

Başörtüsünden bir adım ileri atamazsanız demokrasi sizin için bir şey ifade etmez” sözünü duyduğumda suratıma adeta bir şamarın indiğini hissettim. Farklı dünya görüşlerine sahip salonu dolduran başka Türkler de aynı şeyi hissetti mi bilmiyorum; ama daha içten, daha samimi bir itirafta bulunayım isterseniz; şamarın ötesinde derin bir sarsıntı geçirdim ben. Neden? Çünkü demokrasi adına yapmamız gereken asgari düzenlemeleri yıllardan beri yapmadık biz. “Batı’da böyle, doğru, yapmamız lazım, ama, fakat, işte Türkiye’ye özgü şartlar vb.” sözlerle hem kendimizi hem de başkalarını oyaladık. Daha doğrusu oyaladık sandık. Sonuç ortada, bizdeki tabirle “elin yabancısı” çıkıp, bu eksikliğimizden dolayı ağzını doldura doldura, hem de hepimizin yüzünü yere baktıracak şekilde azarlıyor bizi! Haksızlar mı? .................. Neden bahsediyorum? Washington Abant’tan. Abant platformunun yedincisi “İslam, sekülerizm, demokrasi ve Türkiye tecrübesi” adı altında iki gün süren programla Washington’da yapıldı. Bu faaliyeti ile platform ilk defa yurtdışına taşınmış oldu. ......................... Yukarıdaki ‘başörtüsü problemini aşamamış bir ülke demokrasiden söz etmesin’ anlamına gelen cümle İslam ve Ortadoğu üzerindeki çalışmalarıyla dünyaca ünlü John Esposito’ya ait. Esposito, bunu “Dogmalarla dolu olan dinlerin, İslam, Yahudilik veya Hıristiyanlığın demokrasi ile bağdaşması, hele bunun Türkiye’de olması imkansız değil midir?” diyen bir dinleyiciye söyledi. Din ve dogma özelinde ansiklopedik bilgisi olan herkesin yadırgadığı ve dine karşı şartlanmışlık kokusunu aldığı bu soruya Henri Barkey daha enfes bir cevap verdi: “Demokrasi sadece oy kullanma demek değildir. Demokrasi bir kültürdür. Toplum rejimidir; ama ferdin dinî, siyasî, ekonomik ve kültürel hakları koruma altındadır. Ayrıca dediğiniz gibi dogmalar varsa bu, dinin/dinlerin problemidir.” ................. Laiklik, sekülerizm ve din özelinde Türkiye daha doğrusu Diyanet İşleri Başkanlığı’nın konumu ve tutumu iki gün boyunca çeşitli konuşmacılar tarafından dile getirildi. Teorik olarak laikliğin tanımı, pratikte ise Fransa ve sair Avrupa ülkeleri uygulamalarından hareketle yapılan mukayeseli değerlendirmeler Türkiye’nin bu çizgide geçerli not almadığını ortaya koydu. Öyle ki yerli ve Türkiye üzerinde çalışan yabancı bilim adamları bu noktada, devletin dinin halk üzerindeki etkinliğini nazara alarak onu dışlamak yerine kontrol altında tutmayı yeğlediğini açıkça ifade ettiler. ............. Türkiye’nin demokratikleşme çabasındaki açmazlar da dile getirilen konular arasındaydı. Henri Barkey, bunu Türkiye’de demokratların olmayışı, cihet-i askeriyenin konumu ve tutumu ve parti içinde demokrasinin bulunmayışı başlıkları altında ele aldı. Aslında bunlar bizim için bilinen gerçeklerin tekrarından ibaret; ama bir Batılının ağzından bu tespitleri duymak belki bazıları için önemli olabilir. Zaman 23.04.2004
AKRA