İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Türkiye yol ayrımında

Türkiye yol ayrımında
Türkiye
|

Uyuşturucu, Avrupa pazarına Türkiye üzerinden geçiyor. Doğu'dan gelen 'mal'lar Batı'ya; sentetikler ise Doğu'ya akıyor HER iki yönden transferde geçiş noktası olan Türkiye ise her yıl daha çok gencini 'beyaz bataklığa' kurban veriyor.

Anadolu kadını, çocuğunun dişi ya da midesi ağrıdığında ilk başvurduğu madde olan afyonun tüm dünyanın başına dert açacağını aklının ucundan bile geçirmedi. Ya da anne karnındaki bir bebeğin daha doğmadan bağımlı olabileceğini Modern hayatın yarattığı metropoller, artık doğduktan 7 saat sonra eroin krizine girip yaşamını yitiren bebeklerin günahını taşıyor. Keşfedilmesi ve kullanılmaya başlaması insanlık tarihi kadar eski olan uyuşturucu maddeler, günümüzde tüm dünyayı tehdit eder boyutlara ulaştı. İnsan ırkının başına bela olan uyuşturucu ve uyarıcı maddeler, ülkemizde de her geçen gün gençler arasında hızla yayılıyor. BAŞLAMA YAŞI 12'YE İNDİ TÜRKİYE'DE bundan 10 yıl öncesine kadar 18 olan uyuşturucuya başlama yaşı, artık 12-13'e kadar indi. Bağımlı sayısını artırmak isteyen uyuşturucu tacirleri, her zevke ve kişiliğe göre "mal" üretiyor. Seks isteyene, uyuşmak isteyene, hayal görmek isteyene bu etkileri yaratacak sentetikler piyasa sürüyor. Peki uyuşturucu baronları, bu maddeleri nerelerde üretiyor, hangi anayolları kullanarak zehirleyecekleri insanlara ulaştırıyor. Türkiye, jeopolitik konumu nedeniyle uyuşturucu maddelerin üretildiği ve tüketildiği ülkelerin tam ortasında yer alıyor. Bu nedenle bu kirli trafik içerisinde çok önemli ve stratejik bir ülke konumunda. Böyle bir konumda olmamız, uyuşturucunun ülkemizde kalmasına ve kullanımının hızla yayılmasına neden oluyor. Uyuşturucu kaçakçıları, Türkiye'nin de içinde bulunduğu üç ayrı yolu kullanarak uyuşturucu maddeyi hedef kitlesinin eline ulaştırıyor. PAZAR "ALTIN HİLAL"DE BİRÇOK uyuşturcunun ana maddesi afyon bitkisi, Türkiye de dahil olmak üzere dünyanın bir çok yerinde yetiştiriliyor. Ancak dünya uyuşturucu pazarının büyük bir kısmını Afganistan, Pakistan ve İran'da üretilen afyon haşhaşı karşılıyor. Uyuşturucu baronları, üç ülkeden oluşan üçgeni, "altın üçgen" ya da "altın hilal" olarak adlandırıyor. Bu üç ülkenin tercih edilmesinin en önemli sebebi ise özellikle Afganistan ve Pakistan'ın çoğrafi şekilleri ve bu ülkelerdeki yönetim boşlukları nedeniyle afyonun çok rahat yetiştirilmesi. ABD, 11 Eylül sonrası bu ülkelere yaptığı operasyonlarla afyon haşhaşının ekimi engellenmeye çalışsa da sağlam uyuşturucu ağını çökertmeyi başaramadı. "Altın hilal" bölgesinde afyon haşhaşından yerinde ve çok rahat üretilen uyuşturucu madde, buradan başta AB ülkeleri olmak üzere dünyaya dağılıyor. SENTETİKLER AB ÜLKELERİNDEN SENTETİK maddelerde tam tersi bir durum söz konusu. Ecstasy ve captogon türü laboratuvar ortamında üretilen sentetik uyarıcılar, genellikle AB ülkelerinde üretilip, gene büyük bölümü oralarda tüketiliyor. AB ülkelerinde hafta sonları 30-40 milyona yakın hap tüketildiği biliniyor. Burada üretilen uyarıcı haplar, gelişmekte olan üçüncü dünya ülkelerine de dağılıyor. Türkiye'yi geçiş ülkesi olarak kullanan uyuşturucu satıcıları, ülkemizde kendilerine belirledikleri üç ayrı rota üzerinden alıcılara ulaşıyor. Birincisi Balkan Rotası olarak adlandırılıyor. Afganistan ve Pakistan'da üretilen uyuşturucu maddeleri, İran ve Türkiye üzerinden geçip Balkan Yarımadası'nda iki kola ayrılıyor. Birinci kol Bulgaristan, Romanya, Macaristan ve Avusturya üzerinden Avrupa ülkelerine, ikinci kol ise Türkiye ve Yunanistan üzerinden deniz yoluyla İtalya'ya gidiyor. Balkan rotası üzerinden giden eroin, kokain ve esrar doğudan batıya, ecstasy, captagon gibi sentetik maddeler ise batıdan doğuya aktarılıyor. Her iki ulaşımda da Türkiye çift başlı akıma maruz kalıyor. İKİ ROTA DAHA VAR KUZEY Karadeniz rotasının çıkış noktasını yine Afganistan oluşturuyor. İki kola ayrılıyor. Afganistan'dan çıkan uyuşturucu madde, Orta Asya Cumhuriyetleri'ni geçerek Rusya, Ukrayna ve Polonya üzerinden Batı Avrupa pazarına ulaşıyor. İkinci kol ise Afganistan'dan çıkan uyuşturucu İran, Azarbeycan, Ermenistan, Gürcistan ve Rusya üzerinden Batı Avrupa pazarına ulaşıyor. Balkan Rotası çok sık kullanılmasına rağmen Türkiye'nin aldığı sık önlemler nedeniyle son zamanlarda Kuzey Karadeniz Rotası, uyuşturucu baronları tarafından tercih ediliyor. Bir diğer yol ise 'Doğu Akdeniz Rotası.' Pakistan Limanları'ndan çıkan uyuşturucu, Hint Okyanusu, Kızıldeniz, Süveyş Kanalı ve Kıbrıs üzerinden Avrupa'ya ulaşıyor. Çıkmaz sokağa ilk adım:ESRAR UYUŞTURUCUYA başlamanın ilk adımı olan esrar, Türkiye'de üretilerek yine burada tüketiliyor. Özellikle doğu illerinde üretilen esrar büyük şehirlerin varoşlarında tüketiliyor. "Ciğerlerime çektikten yarım saat sonra etkisini göstermeye başlar. Bulutların üstünde tek başıma uçuyor gibi oluyordum. Sahte bir mutluluk ama o an huzur buluyorsunuz ya! Gerisi önemli değil." Bu cümleler, 5 sene esrar kullandıktan sonra iki ay önce bırakmaya karar veren K.T.'ye ait. "SEVGİLİME SÖZ VERDİM" Bir tekstil atölyesinde 6 yıldır makineci olarak çalışan K.T., ortaokulu yarıda bırakmış. Ev hanımı bir anneyle, börekçilik yapan bir babanın 5 çocuğundan biri olan T. ailesi, İstanbul'a K.T. 7 yaşındayken göç etmiş. K.T., ailesini ve ailevi sorunlarını kapalı kapılar ardında tutmayı tercih ediyor. Çünkü yaşadığı sorunlara rağmen onlar hayatta en değer verdiği varlıkları. Zaten esrarı bırakmasının nedeni de ailesine duyduğu sevgi. Bir de sevgilisine verdiği söz"Sevgilim kullandığımı duymuş ve çok üzüldü. Bırakmam için bana söz verdirtti. Onu da düşünerek iki ay boyunca ağzıma sürmedim. Zaten kullanmanın sonu yoktu" diyen K.T., bundan sonra içmemekte kararlı. Esrarı parklarda, bazen de arkadaşlarının evinde 15-20 kişilik gruplar halinde kullandıklarını söyleyen K.T., o günleri ve yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Kafam her bozuk olduğunda çekerdim. 20 milyona altı tabaka alırdık. Çarşafa yani sigara kağıdına tütünle karıştırıp sarardık. 4-5 gramına 2 sigara tütünü katardık. Sevgilimle kavga ettiğimde, sorunlar üstüme üstüme gelince içerdim. Bazen de sadece keyif almak için. Hiç tek içmedim. O nedenle arkadaşlarla bunu için toplanırdık. İçtikten sonra sonsuza kadar hiç durmadan yürüyebileceğini sanıyorsun." ZENGİN OLMA HAYALİ K.T., hiç satıcılık yapmadığını belirtse de kullanırken aklının bir köşesinde önce uyuşturucudan çok para kazanabilme hayali oluşmuş. Ancak zengin olup her istediğine sahip olma isteğine kendini kaptırmamış. "Torbacı" diye tabir ettikleri satıcılara önce tanıdık vasıtasıyla ulaştığını, daha sonra ise bulmakta hiç zorluk çekmediğini vurgulayan K.T., herkesin birbirini tanıdığını da ifade ediyor. Satıcılık yaptığı takdirde kurtulma şansının olmadığını anlatan K.T., "Satıcılar kendi tercihleriyle bu işi yapıyor. Bu işi meslek olarak görüyorlar ve zengin olma hayaliyle satıcılık yapıyorlar" diyor. Esrarın bağımlılık yapıp yapmadığı tartışmalı bir konu olsa da psikiyatristler, bunun maddenin diğerlerine geçiş yaptırdığı konusunda hem fikir. K.T. de. bu konuyla ilgili şöyle konuşuyor: "Bağımlılık yapmaz diyorlar ama istiyorsun. Gençlere tavsiyem asla yaklaşmasınlar. Merak edilecek bir şey yok. Başlarken Binlerce yıl önce ağrı kesici olarak alınan, 2000'li yılların ise en büyük tehlikesi sayılan uyuşturucu maddelerin kullanımı, her türlü tedbire rağmen önlenemiyor. Madde bağımlılarının sayısı ise her yıl giderek artıyor. Bu maddelerin sağladığı "sahte mutlululuğun" peşinden koşan gençler, esrar kullanarak adım attıkları uçsuz bucaksız yolda ölüme koşuyor. Türkiye'de uyuşturucuya başlama yaşının 12'ye kadar düşmesi, son yıllarda ecstasy gibi sentetik uyarıcıların leblebi gibi tüketiliyor olması durumun vehametini gözler önüne seriyor. Bu yazı dizisinde, madde bağımlılığın son yıllarda artmasının nedenleri, başlama yaşının neden giderek düştüğü, hangi uyuşturucunun kişiyi nasıl etkilediği, Türkiye'deki dünyadaki uyuşturucu trafiğini, çocukların bu batağa saplanmaması için anne babalara düşen görevleri bulacaksınız. SABAH 17.05.2004
AKRA