Genel liselerdeki öğrencilerin yüzde 88'i, Anadolu liselerinde okuyanların da yüzde 94'ü, 'Eğitim sistemi bizi hayata hazırlamıyor' düşüncesinde. En düşük oran ise yüzde 73'le meslek liselerinde
Bugüne kadar eğitim hakkında yazılı ve görsel basında hep eğitimcilerin görüşleri öne çıktı. Eğitimi alan öğrenciler eğitim için ne diyor? Eğitimden memnunlar mı? Sınava nasıl hazırlanıyorlar? Sınav kaygısı yaşıyorlar mı? Meslek seçimi ve üniversite sonrası için ne düşünüyorlar?
Eğitimle ilgili herkes için bu sorulara yanıt bulmak büyük bir önem taşımaktadır.
Bu gereksinimden yola çıkarak Şubat 2004'te 'Öğrenciler Eğitim İçin Ne Diyor' adlı bir araştırma başlattık. Araştırma, 5 ayrı grupta 85 sorudan oluşan bir anket çalışması şeklinde olup ankette öğrencilere, kendi görüşlerini ifade etme fırsatı vermek üzere açık uçlu soru da yönelttik.
Ülkemizin 20 ayrı bölgesinde 2500 öğrenciye uygulanan anket bize; yukarıdaki sorularla ilgili önemli ipuçları verdi.
Öğrenci profili
Araştırma sonuçlarına göre öğrenciler,
** Boş zamanlarını daha çok müzik dinleme ve TV seyretme ile değerlendirmekte. Kitap okuma ve sosyal aktiviteler, tercihlerde son sıralarda yer almaktadır.
** Ders haricinde okunan eserlerde gazetelerin haber-köşe yazarları ve spor haberleri önde gelmekte (yüzde 80-85), Türk ve yabancı klasikleri ise çok az oranda (yüzde 3-5) tercih edilmektedir.
** Öğrencilerin yüzde 43'ü Batı klasiği, yüzde 20'si tanınmış Türk yazarlarını hiç okumadıklarını ifade etmektedirler. Kültürel ve popüler bilimsel dergileri hiç okumayanların oranı yüzde 58'dir.
En çok tanınan isim: İlhan Mansız
** Öğrencilere bazı ünlü kişilerin tanınma durumu sorulduğunda ilk sırayı yüzde 98 oranla sporcu İlhan Mansız alırken son iki sırayı yüzde 29 oranla ünlü bilim adamı Cahit Arf ve yüzde 23 oranla Köy Enstitüleri'nin kurucusu Hasan Ali Yücel almıştır.
Öğrencilerin eğitim için ne diyor?
Araştırmada öğrencilere yetiştikleri eğitimle ilgili olarak 10 ayrı soru yöneltilmiştir. Sonuçların analizine göre öğrencilerin;
** Yüzde 63'ü, eğitimin bilgi yüklemeye dayalı ve ezberci olduğunu,
** Yüzde 89, sınavın amaç olduğunu,
** Yüzde 87'si, eğitimin kendilerini hayata hazırlamadığını ve öğrendiklerini yaşantılarında kullanamadıklarını,
** Yüzde 80'i, eğitimin eleştirel düşünme, kişiye kendini ifade etme becerisi kazandırmadığını,
** Yüzde 91'i, 'sorgulayıcı' değil, 'söylenenleri kabullenici' nitelikte bir eğitim gördüklerini,
** Yüzde 80'i, eğitimin kendilerine bağımsız karar verme yetisi kazandırmadığını,
** Yüzde 82'si; ülke ve dünya sorunlarına duyarlı yetiştirilmediklerini,
** Yüzde 74'ü, mevcut eğitim sistemiyle yabancı dil öğrenemediklerini,
** Sonuç olarak yüzde 91,5, eğitim sisteminden memnun olmadığını ifade etmiştir.
Lise türleri
Eğitim sistemi ile ilgili görüşler lise türlerine göre de farklılık göstermektedir.
Buna göre;
** 'Bu sistemle yabancı dil öğrenemiyoruz' yargısına genel liseler yüzde 84 oranda katılırken Anadolu liseleri için bu görüşe katılma oranı daha düşüktür: Yüzde 71.
** 'Gördüğümüz eğitim bizi hayata hazırlamıyor' görüşüne katılma oranı genel liselerdeki öğrencilerde yüzde 88, Anadolu liselerinde yüzde 94 iken meslek liseliler bu görüşe yüzde 73 oranda katılmaktadır.
** 'Eğitim sisteminden memnunum' görüşüne, genel liseler yüzde 7,7, Anadolu liseleri yüzde 6,0 oranında katılırken meslek liseleri buna yüzde 13,1 oranla katılmaktadır.
Sınava hazırlık ve sınav kaygısı
Öğrencilerin büyük bir oranı (yüzde 45) ÖSS'ye hazırlık için günde 3-4 saat çalıştıklarını ve günde 200 civarında test sorusu çözdüklerini ifade etmişlerdir (yüzde 38).
Sınava hazırlık öğrenciler açısından pek de kolay görülmüyor. Sınav kaygısı ile ilgili soruların değerlendirilmesine göre öğrencilerin,
** Yüzde 84'ü çok sık veya zaman zaman sınav kaygısı (başaramama endişesi) yaşadıklarını,
** Yüzde 82'si, ailesini hayal kırıklığına uğratma endişesi içinde olduklarını,
** Öğrencilerin yüzde 76'sı sınava hazırlık nedeniyle hayattan hiç ya da yeterince zevk almadıklarını ifade etmişlerdir.
Öğrenciler meslek seçiminde bilinçli hareket edebiliyor mu?
Araştırma sonuçları, öğrencilerin okuyacakları programları yeterince tanımadıklarını göstermektedir. Meslek ve alan seçiminde öğrenciler daha çok kendi iradelerini kullanmakta, ikinci sırayı aileleri, üçüncü sırayı öğretmenleri almaktadır. Meslek seçiminde en etkili iki kriter, mezuniyet sonrası iş olanağı (yüzde 96) ve ekonomik avantajdır (yüzde 92). Öğrenciler mezuniyet sonrasında, devlet kurumlarında çalışma yerine daha çok özel sektörde çalışmayı ya da yurtdışına gitmeyi tercih etmektedirler.
Yukarıdaki bulgulara göre, ortaöğretim öğrencileri boş zamanlarını dinleme ve izleme temelli aktivitelerle değerlendirmektedirler. Okuma etkinliği daha çok günlük gazetelere dayanmakta, yabancı ve yerli klasik okuma
alışkanlığı yok denecek sınırda yer almaktadır. Okuma yerine dinleme ve izleme tercihi, öğrencilerin kültürel dokularına olumsuz etki yapmaktadır. Ankete katılanların tamamına yakını bir futbol yıldızını tanırken, ünlü bir Türk bilim adamı ve devlet adamını tanıyanların oranının en sonda yer alması bu tespitin doğruluğunu göstermektedir.
Çarpıcı düşünceler
Öğrenciler kendilerine yöneltilen açık uçlu sorulara da çarpıcı yanıtlar vermişlerdir. İşte bunlardan birkaçı:
** Düşünemeyen, farklı şeyler sunamayan, düşündüğünü özgürce söyleyemeyen insanlar yetiştiriliyor, ve bu şekilde ilerleyemiyoruz, yeni düşünceler insanları geliştirir. Biz bunu yapamıyoruz. İstediğimiz ilgi
alanımız olan yerlerde eğitilemiyoruz
** Eğitim sistemi gençlerin geleceğe umutsuz ve sağlıksız bir şekilde yetişmelerine sebep olmaktadır. Bazen ben kendimi maratona çıkarılmış bir at gibi hissediyorum. Hayatla ilgili hiçbir şey bilmiyorum. Çünkü bize hayat dışında tüm gereksiz bilgiler verildi. Benim hayatı öğrenmem için okulda öğrendiklerimi yirmi yılda unutup tekrar öğrenmeye başlamam gerekecek.
** Eğitim sistemini beğenmiyorum. 18 yaşındayım. Herkesin tabiriyle en güzel yaş ama benim hayatımın şu ana kadarki en berbat dönemi. Yapmak istediğim ya da yapmam gereken (yaşım gereği) hiçbir şeyi yapamıyorum. Çok zorlanıyoruz, çok sıkılıyoruz ama eğitim veya öğretim adına hiçbir ilerleme yok. Beynimin bir robota dönüştüğünü düşünüyorum. Bilgiler kısa süre için kaydediliyor ve daha sonra süresi dolunca siliniyor. Ama bana hiçbir getirisi yok. Bazen kendime acıyorum. Bu saçma sınav benim hayatımı etkilememeli diye ama maalesef gereğinden fazla etkiliyor, mutsuzum.
** İşime yaramayan bilgilerden çok; beni hayata yakınlaştıran, sosyal olaylara bakışımı değiştiren dersler istiyorum.
** Lütfen bu işi hemen düzeltsinler. Biz bittik bari bizden sonrakiler bitmesin.
Meslek-genel farkı
Öğrenciler; gerek anket sorularında gerekse açık uçlu soruya verdikleri yanıtlarda, eğitim sisteminin bilgi yüklemeye dayalı ve ezberci olduğunu, eğitimde sınavın araç yerine amaç olarak yer aldığını, eğitimin kendilerini hayata hazırlamadığını ve öğrendiklerini yaşantılarında kullanamadıklarını, eleştirel düşünme, kişiye kendini ifade etme becerisi kazandırmadığını, sorgulayıcı değil, söylenenleri kabullenici eğitim gördüklerini, ülke ve dünya sorunlarına duyarlı yetiştirilmediklerini ifade etmektedirler. Genel olarak her 100 öğrenciden sadece 8'i eğitimden memnun olduğunu söylemektedir.
Eğitimden memnuniyetsizlik, meslek liselerine göre genel liselerde daha büyük orandadır. Bu durum, meslek liselerinde öğrencilerin en azından bir beceri ve meslek kazanmaları ile ilişkili görülmektedir.
Yaz aylarında hayat iptal
Öğrenciler, sınav hazırlığı için büyük zaman ayırmakta, bulundukları yaşın gerektirdiği bir çok aktiviteyi ertelemek zorunda kalmaktadırlar. Öğrencilerin büyük bir bölümünün sınav kaygısı yaşamaları, sınava hazırlık nedeniyle yaşamdan ya hiç ya da yeterince zevk almamış olmaları, sınav yorgunu, kaygılı ve mutsuz bir gençlik profili anlamına gelmektedir. Başka bir ifadeyle, ortaöğretim kademesi ve ortaöğretimi bitirip üniversite
kapısında bekleyen gençliğin geleceğe bakışında bir umutsuzluk gözlenmektedir. Üniversite adayları acaba üniversiteye girebilecek miyim, üniversiteliler, eğitimin bitiminde acaba iş bulabilecek miyim sorularının baskısında yaşamaktadırlar.
Öğrenciler, okumak istedikleri bölüm ve meslekle ilgili yeterince bilgi sahibi değillerdir. Meslek seçiminde en etkili kriter de ekonomik avantaj ve iş güvencesidir. Üniversiteli olmadan beklenti de aynı tercih-
le ilişkilidir. Mezuniyet sonrasındaki tercih sırasında ilk iki tercihin özel sektörde çalışma ve yurtdışına gitmenin yer almış olması, ekonomik tercihin belirleyici olması anlamındadır.
Sonuç olarak: Öğrenci profilimiz 20-30 yıl önceki öğrenci profilinden çok farklıdır. Eğitim sistemimiz sorunludur ve sorun ertelenemeyecek kadar öncelik taşımaktadır. Bu eğitim sistemi ile AB ülkelerinin gençliği ile yarışabilecek bir gençlik yetiştirilemediği ve yetiştirilemeyeceği açıkça görülmektedir. Ortaöğretim öğrencileri bu gerçeğin bilincindedir ve bir an önce bir şeyler yapılması konusunda herkesi göreve çağırmaktadırlar.
Prof. Dr. İsa Eşme: Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı
RADİKAL 26.05.2004