Türkiye çok tehlikeli bir oyun oynuyor. Bir kere İsrail'e çok yaklaştı. Yine de Türkiye'nin politikasının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum.''
Kenize Murad , Osmanlı Padişahı Beşinci Murad 'ın torunu, Selma Sultan 'ın kızı. Babası Hindistan'da Badalpur racası. İkinci Dünya Savaşı'nın başlarında Paris'te doğan Kenize Murad iki yaşında annesini yitiriyor. Onu İsviçreli bir aile büyütüyor. Dolayısıyla da tek kelime Türkçe öğrenemiyor. 21 yaşındayken ilk kez babasıyla karşılaşıyor. Paris'te yüksek öğrenimini tamamlıyor; 15 yıl süreyle bazı Fransız dergilerinin Ortadoğu muhabirliğini üstleniyor. Dolayısıyla da bölgeyi çok iyi tanıyor. '90' lı yılların başında gazeteciliğe bir süre ara veriyor ve annesinin yaşamını anlattığı ''Saraydan Sürgüne'' , ''Badalpur Bahçeleri'' adıyla kendi öyküsünü kaleme alıyor. Son olarak da Filistin-İsrail ateşi arasında kalan kurbanların ölümle burun buruna yaşamlarını, mülteci kamplarındaki inanılmaz dehşet verici koşullarını, korkularını, gereksinimlerini anlattığı ''Toprağımızın Kokusu: Filistin ve İsrail'in Sesleri'' adlı kitabı yayıma giriyor. Ama bu kitabı gerek Fransa'da gerekse de Türkiye'de yayımlatmakta zorluklarla karşılaşıyor. Yine de yılmıyor ve kitabı Everest Yayınları yayımlıyor.
Kenize Murad ayrıca eski yaşamını unutup Türkiye'ye yerleşme kararında. Bu kararı hayata geçirmenin ilk aşaması olarak Cihangir'de, deniz manzaralı bir daire kiralıyor. O evde buluştuğumuzda ona neden burayı satın almadığını soruyorum. Tam bir Fransız edasıyla omuz silkiyor: ''Nerde bende o para? Türkiye'de yeni yaşamıma başlarken tek sıkıntım Türkçe konuşamamak olacak. Ama üstesinden gelirim, nasılsa.''
Neden Filistin konusunu kitabına aldığını soruyorum. Diyor ki: ''Filistin çağımızın en önemli sorunlarından birisi. Aslında çözümü hiç de zor olmayan bir sorun. İş ki bunu çözmeye gönlünüz olsun. BM'de sayısız kereler Filistin'le ilgili Güvenlik Konseyi kararları alındı. Ama dinleyen kim? Şu anda İsrail, Filistin topraklarının yüzde 22'sini işgal altında tutuyor. İsrail'de aşırı sağ kesinlikle çözüm istemiyor.''
Murad sözü İzak Rabin 'e de getiriyor ve suikasta kurban giden bu İsrail Başbakanı döneminde çözüme çok yaklaşıldığını vurguluyor. Soruyorum: ''Sizce Rabin'i kim öldürttü?''
''Tabii ki İsrail'deki aşırı sağ. Çünkü Rabin İsrail'deki aşırı sağ için giderek ciddi bir tehdit haline gelmişti. Bakın, Şaron kesinlikle bir çözüm için müzakereye yanaşmıyor.''
Bu kez o soruyor: ''Ortadoğu'ya çok odaklandın mı?''
Eh, ilgilendim, sayılır.
''Ortadoğu'da yaşayan Araplar ve Müslümanların öfkesi inanılmaz boyutlara ulaşmış durumda. Batı'nın çifte standartlı yaklaşımlarından usanmış durumdalar. Bugün bu, bir numaralı sorundur. Şu Irak'ın haline bakın, bir kez.''
'BATI ÇİFTE STANDART UYGULUYOR'
Batı insan haklarının tek savunucusu olduğunu iddia ettiği halde bu yaptıkları nasıl izah edilebilir, Ortadoğu'da?
''Evet, Batı insan haklarının bir numaralı şampiyonu geçiniyor, bir yandan da bunları yapıyor. Onun için çifte standart uyguladıklarını söylüyorum, zaten. Şu Amerika'ya bakın. Irak'ta yaptıklarını görüyoruz.''
Burada söz Türkiye'nin konumuna geliyor. Murad'ın bu konuda ilginç görüşleri var: ''Türkiye önemli bir ülke. Bir tarafta ABD, öbür tarafta Rusya ve tabii ki Orta Asya var. Türkiye öylesine bir konumda ki ABD'nin kollarının arasında olmaya ihtiyacı hiç yok.''
ABD'nin kollarını seçen Türkiye'nin seçimi değil mi?
''Henüz Türkiye'yi yeterince tanımıyorum. Ama şöyle bir baktığımda da Türkiye beni korkutuyor.''
Niye?
''Bence Türkiye çok tehlikeli bir oyun oynuyor. İsrail'e çok yaklaştı. Yine de Türkiye'nin politikasının gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum.''
Peki, Ortadoğu'daki felakete geri dönersek... İsrail'le Filistinliler arasında çatışma sürgit olursa ne olur? Bunun yanıtlarını ve daha fazlasını kitabı okuyarak öğreniyorsunuz. İçiniz de fena halde acıyor.
CUMHURİYET 28.05.2004