"Her mekânın, ölçeği, boyutları, yük taşıma düzeni, ışığı, akustiği, eşyaları, yüzeylerindeki malzemelerin renk ve dokusuyla karmaşık bir bütün olduğunu" söyleyen Prof. Dr. Vacit İmamoğlu, mekânların, bedeni kuşatan, insanın rahat ya da rahatsız, mutlu ya da mutsuz olmasına katkıda bulunan ortamlar olduğunu belirtti.
Ortadoğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vacit İmamoğlu, mekânların, bedeni kuşatan, insanın rahat ya da rahatsız, mutlu ya da mutsuz olmasına katkıda bulunan ortamlar olduğunu belirtti. İmamoglu, Mimarlar Odası Kayseri Şubesi'nin"TOL"adlı dergisinde yayınlanan makalesinde, her mekânın, ölçeği, boyuttan, yük taşıma düzeni, ışığı, akustiği, eşyaları, yüzeylerindeki malzemelerin renk ve dokusuyla karmaşık bir bütün olduğunu kaydetti.
Mekânlardaki boyutlandırmaların zaman ve coğrafik konuma göre farklılık gösterebileceğini ifade eden Prof. Dr. İmamoglu, şöyle konuştu:
"Dar ve sıkışık mekânlar insanın bunalmasına, kendisini baskı altında hissetmesine neden olmaktadır.' Tabutluk' sözcüğü ölümle mekân arasındaki ilişkiyi açıklar. Bu tür mekânlarda kalmaktan korkanların rahatsızlığı her geçen gün daha da önemsenmekte, asansör ve benzeri küçük kabinler bu kaygılar göz önünde tutularak tasarlanmaktadır.
Pencereler de iç mekâna kişilik veren önemli elemanlardır. Pencereden doğanın ve ufuk çizgisinin görünmesi mekânı olumlu yönde algılamamıza neden olabilir. Aynı özelliğe sahip iki mekândan manzarası olan veya yeşilliğe bakanı daha çok beğenilmektedir."
EŞYA YOĞUNLUĞU FERAHI BOZAR
İmamoglu, mekanlardaki eşya yoğunluğunun düşünce ve davranışları etkilediğini belirterek, şunları kaydetti:
"Az sayıda eşya ve aksesuarlarla döşenen mekânlar, ferah olarak algılanmakta, eşya yoğunluğunun artırılması ferahlığı olumsuz yönde etkilemektedir. Odanın insanlara fazla görünen donanım elemanları, sıkışıklık ve kısıtlılık duygularını artırmakta, çekiciliğini ve estetik değerlerini azaltmaktadır. Odalarda görülen küçük düzensizlikler, mekânı sıkışık göstermekte, düzenin daha da bozulması, odayı itici ve kötü planlanmış olarak algılamamıza sebep olmaktadır. Bunlara ek olarak algılanan eleman sayısının aza indirilmesi, mekânın düzenlenmesindeki dil birliği, farklı renk ve nitelikteki tasarım elemanlarının fazla olmaması, mekânların sadeliğini ve ferahlığını artırabilir. Duvardan duvara düz halı, deseni ön plana çıkmayan eşya ve perdeler de mekâna olumlu katkılarda bulunabilir."
VAKİT 04.06.2004