Latince adı ''Cimex lectularius'' olan tantakurusu geceleri evin duvarlarından veya yatak takımları içinden çıkarak insanların kanını emer.
Tahtakurusu
Kurtçuk halinden yetişkin hale gelmek için bu kana gereksinim duyar. Tahtakurularının insanlarla birlikteliği insanların mağaralarda yaşadığı dönemlere kadar uzanır. Kan emici Cimex böceklerinin en az 12 türü yarasa ve mağaralarda yuva yapan kuşların kanlarıyla beslenir. Bir dönem DDT sayesinde yataklarımızdan temizlediğimiz tahtakuruları yeniden yaşantımıza girmeye başladı. Bunun nedeni bit pazarındaki eski mobilyaların yeniden evlerimize girmesidir. Herhangi bir hastalık yaymamalarına karşın aşırı kan emmeleri bebeklerde kansızlığa yol açabilir.
Karınca
Karınca türlerinin pek çoğu koloniler halinde yaşar. Bu kolonilerin en önemli özelliği çok iyi örgütlenmeleridir. Karıncalar ayrıca, biyolog Edward O.Wilson 'a göre, toprağı ustaca bellerler; diğer böceklerin en acımasız düşmanlarıdır; küçük ölü hayvanların leşleriyle beslenirler. Bütün bu faaliyetler nihai olarak insanlara yarar sağlar. Resimde görülen ''Camponotus floridanus'' denilen karınca türü insanların evlerini istila eder; genellikle evlerdeki tatlı sıvılarla beslenir. Geceleri ortaya çıkıp, ortalıklarda bulunan reçellere, tatlı meşrubat artıklarına dadanırlar. Yuvaları tavan aralarında, dolapların ve sigorta kutularının içindedir.
Vücut biti
Üç çeşit bit insanların vücudunda barınır. Bunlar kasık biti, saç biti ve resimde çiftleşirken görülen, Latince adı ''Pediculus humanus corporis'' olan vücut bitidir. Vücut biti giysilerin içinde yaşar, insan kanıyla beslenir ve ancak insan ölüp vücudu soğuduktan sonra vücudu terkeder. Bitler giyilmeyen giysilerde barınamaz. Dolayısıyla vücut bitleri en fazla hapishane gibi kalabalık ve insanların seyrek yıkandığı yerlerde görülür. Dışkılarıyla yaydıkları tifüs gibi hastalıklar bu nedenle daha çok savaş zamanları ortaya çıkar. Rickettsia denilen bakterilerin neden olduğu tifüs, pek çok savaşın kaybedilmesinde önemli bir rol oynamıştır. Örneğin 1917 yılında Bolşevik Devrimi'nde bitler milyonlarca insanın ölümüne yol açınca Lenin 'in şöyle konuştuğu söylenir:''Ya sosyalizm biti ortadan kaldıracak, ya da bit sosyalizmi mağlup edecek.''
Besin değeri yüksek böcek
1885 yılında doğa bilimcisi Vincent Holt, ''Böcekleri niçin yemiyoruz?'' sorusunu ortaya atarak, bugüne dek süren uzun bir tartışmayı başlatmış oldu. Holt'a göre böcekler son derece lezzetli, besleyici ve bol bulundukları için tedariki kolay yiyeceklerdi. Ancak ortada tek bir sorun vardı. O da böcek yeme fikrinin bile pek çok insanda mide bulantısına yol açmasıydı. Oysa dünyanın dört bir yanında böcekler yaygın bir şekilde yiyecek olarak tüketiliyor. Ve bu insanlar böcek yemekten zevk alıyor. Sözgelimi Tayland'da koza içindeki ipekböceği lezzetli ve pahalı yiyecekler sınıfına giriyor.
Aslında böcekler çok besleyicidir. Iowa State Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre 100 gramlık bir çekirge yemeğinde 20 gram protein ve ancak 6 gram yağ bulunur. Kabul etsek de etmesek de, zaman zaman böcek yiyoruz. Mısırlılar 4.500 yıl önce tahıl ambarlarını yaşantımıza soktuklarından bu yana örümcekler, buğday bitleri, yiyecek kurtları yemeklerimizin içinde gizleniyorlar. Sözgelimi yukarıdaki resimde başını ekmek kabuğunun içinden çıkartmış eczane böceği olarak bilinen ''Stegobiuim paniceum'' , yalnızca un, baharat ve balık ile değil, kitap, az zehirli ilaçlar ve hatta teneke ve kurşun levhalar ile beslenirler. Yiyemedikleri tek nesne dökme demirdir. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi -FDA-, bu kadar bol miktarda bulunan böceklerin yiyeceklerde bulunmasını yasaklamak yerine, kabul edilebilir bir düzey saptadı. Örneğin, delikli hurmalar, yüzde 5'ten fazlası ölü böcek içeriyorsa FDA tarafından yasaklanmıştır. Benzer şekilde, kurutulmuş üzümlerin 200 gramında bulunabilecek maksimum meyve sineği miktarı 35 sinekle sınırlıdır.
Cumhuriyet Bilim Teknik 12.06.2004