İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Tayyip’i kaybettik, başımız sağolsun!

Türkiye
|

Lütfü Oflaz: • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başörtüsü sorununu çözmedi de, bizim hükümet çözdü mü? • Elikanlıların düşmanı, delikanlıların dostu Tayyip’i kaybettik, dostlar sağolsun! • Dostum doğru yaptığında överim, yanlış yaptığında kalemimle döverim!

• Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başörtüsü sorununu çözmedi de, bizim hükümet çözdü mü? • CHP, Cumhuriyet Halksız Parti diye okunsa daha doğru olur! • CHP’ye ille de sol denecekse, sol olmayan sol denir! • Elikanlıların düşmanı, delikanlıların dostu Tayyip’i kaybettik, dostlar sağolsun! • Dostum doğru yaptığında överim, yanlış yaptığında kalemimle döverim! - Lütfü (Oflaz) Bey; başörtüsü ve İmam Hatipler konusunda olsun, ABD, NATO ve emperyalizm konusunda olsun, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın dün söyledikleriyle bugün yaptıkları birbirinden çok farklı. Örneğin; ABD’ye, NATO’ya karşı çıkanlara kızıp, onları marjinal olarak değerlendiriyor. Siz, Tayyip Erdoğan’ın bugünkü durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? - Tayyip Erdoğan’ı kaybettik, başımız sağolsun! Elikanlıların düşmanı, delikanlıların dostu, mazlumları kardeş bilen, zalimlere “kalleş” diyen Tayyip Erdoğan’ı kaybettik, dostlar sağolsun! Tayyip Erdoğan’ı öldüren biz değiliz; o geçmişini öldürdü! Nitekim Tayyip Erdoğan, “Geçmişte, gençliğimde ben de ABD’yi, NATO’yu, İsrail’i protesto eden eylemlere katıldım; onların yaptığı zulümlere karşı çıktım; ama artık bıraktım o işleri” diyor. Ve gidiyor Bush gibi elikanlılarla dost oluyor. Bush gibi elikanlıların dostu olan, bizim dostumuz olabilir mi? Tanıyamıyorum Tayyip’i. Onunla hayli eskiye dayanan bir tanışıklığımız var. O, Milli Selamet Partisi’nin gençlik kollarındayken, Milli Selamet Partisi gençliğinin Akıncılar Derneği bana “İslâm’ın toplumcu yanını en iyi anlatan kalem ödülü”nü vermişti; işte ta o günlerde kendisiyle el sıkışmışlığımız var. Abdurrahman Dilipak’ın Yeşil Kırmızı Anılar adlı kitabında bana verilen bu ödülü anlatan satırlar var. Tayyip ile aşağı yukarı aynı yaşlardaydık. İkimiz de ABD’ye, emperyalizme düşmandık. Ama artık Tayyip dün “düşman” dediği zalimlerle bugün kol kola! Dün delikanlılarla el ele olan Tayyip, bugün elikanlılarla el ele! Dün “Başörtüsüne özgürlük” diyen Tayyip, bugün başörtüsü mağdurlarına adeta “Başınızın çaresine bakın” demekte. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başörtüsü sorununu çözmedi de, sanki Tayyip’in başında bulunduğu hükümet çözdü mü? Dününü bildiğim Tayyip’i, bugün acı da olsa uyarmadan yapamıyorum. Ben Tayyip’ten dünkü halini yaşatmasını, bugünkü halini öldürmesini istiyorum! Ölsün bugünkü Tayyip, yaşasın dünkü Tayyip! YALAKA ENFLASYONU - Başbakan olmadan önce Tayyip Erdoğan için “Muhtar bile olamaz” diyenler, ona sürekli sövenler şimdilerde Tayyip Erdoğan’ın yağcısı kesildiler. Ne diyorsunuz buna? - Önce bir tanımlama yapalım. Gerçekleri acı da olsa söyleyene, sevdiğini acı da olsa uyarana dost denir. Çıkarım bozulmasın diye gerçekleri söylemeyene, güçlü kişileri yalan yanlış övene ise yalaka denir! Çok şükür hayatım boyunca yalaka olmadım. Babamın oğlu da olsa doğru yaptığında överim, yanlış yaptığında kalemimle döverim! Memlekette enflasyon düştü deniyorsa da, yalaka enflasyonunun habire yükseldiğini belirtmek isterim. Şimdilerde Yalaka Adi Komandit Şirketi’ne mensup elemanlar, Tayyip Erdoğan’ın çevresinde! Tıpkı dün Mesut Yılmaz’ın, Tansu Çiller’in ve diğerlerinin çevresinde oldukları gibi. Dün Mesut Yılmaz, Tansu Çiller gibilere yağ çekenler, bugün Tayyip Erdoğan’a yağ çekmekle meşgul. Yarın Tayyip Erdoğan’ın ayağı kayıp iktidardan düşse, düşene küfrederler, iktidara geleni överler. Meslekleri ne olursa olsun, bunların esas mesleği yalakalıktır. Yalakalık yaparak çıkar sağlamak, mevki makam sağlamak, ün unvan sağlamaktır. Başbakanları sağabildikleri kadar sağmaktır! HALKSIZ HALKÇI! - İç çatışmaların ve kurultayların bitmek bilmediği Cumhuriyet Halk Partisi üzerine de konuşalım mı? CHP ile ilgili düşünceleriniz neler? - CHP’nin karşıtı saydığı kesimlere kötülüğü dokunmuştur; ama CHP asıl kötülüğü sola yapmıştır. Türkiye’de sol, asıl kötülüğü CHP zihniyetinden görmüştür. Bu yorumum ilk anda size şaşırtıcı gelebilir; ama gelin hep birlikte düşünelim. Bugün Türkiye’de sol deyince halkın aklına CHP geliyor. CHP deyince de güçlülerin, ezenlerin, zengin semtlerde yaşayanların, halka tepeden bakanların partisi akla geliyor. Dünyada sola bundan büyük kötülük yapılır mı? Sol deyince bütün dünyanın aklına zulüm görenlerin, ezilenlerin, sömürülenlerin, yoksulların yanında olan fikir akımı gelir. Paylaşmacılığı, toplumculuğu savunan fikir akımı gelir. Bakın dünyanın bütün ansiklopedilerine, solun ve sosyalizmin anlamı olarak ne yazıyor. Sosyalizm; toplumculuk demektir diye yazıyor. Peki CHP’nin toplumculukla, kendi toplumuyla bir alâkası var mı? Toplumun zulüm gören katmanlarıyla, yoksul sınıflarıyla bir ilgisi var mı? CHP, dünyadaki diğer solcular gibi kurulu düzene karşı mı? CHP yoksullarla hayatı paylaşma, zulüm görenlerle dayanışma içinde mi? Türkiye’de toplumcu olanlar, paylaşmacı olanlar, dayanışmacı olanlar genel olarak İslâmcılar. Bunun içindir ki, yoksullar arasında, yoksul semtlerde, varoşlarda İslâmcıların partileri güçleniyor; CHP’nin ise esamesi bile okunmuyor. Adı Cumhuriyet Halk Partisi, ama halkla uzaktan yakından bir ilgisi yok. Hiç ezenlerin, kodamanların partisi, halkın partisi olabilir mi? CHP, Cumhuriyet Halksız Parti diye okunsa daha doğru olacak! Hani adı Gürbüz, kendi zayıf insanlar vardır. CHP de işte öyle bir şey. Adı halkçı, ama halkçılıkla bir ilgisi yok. Adı solcu, ama solculukla bir ilgisi yok. Hiç CHP sol bir parti olabilir mi? CHP’ye sol demek bile sola hakarettir! Aslında CHP’ye ille de sol denecekse, sol olmayan sol denebilir! 04/07/2004 Vakit
AKRA