Yetkililer, özellikle tarihi camilerden yapılan hırsızlıkların organize bir şekilde gerçekleştirildiğinden kuşkulanıyorlar
Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğü yetkililerinden aldığı bilgiye göre, Türkiye'de özellikle tarihi camilerde bulunan ve bir kısmı antika olarak nitelendirilen eşyaların sayısı, hırsızlık olaylarıyla her geçen gün biraz daha azalıyor.
Söz konusu camilerin birçoğunun halen ibadete açık olması, tarihi halı ve kilimler başta olmak üzere değerli eşyaları çalmak isteyen kişilerin, namaz kılma bahanesiyle camilere rahatça girmelerine olanak tanıyor. Cami hırsızları genelde, cami cemaati olarak içeri girerek, namazdan sonra kimseye fark ettirmeden gizli bir yere saklanıyor. Herkesin gittiğinden emin olan hırsız, çalmak istediği eşyaları önce pencereden dışarı atıyor, aynı yerden kendi de çıkarak olay yerinden uzaklaşıyor. Pencerede eğer demir parmaklık varsa, hırsız, eşyaları parmaklıktan dışarıda bekleyen arkadaşına verip, gece camide kaldıktansonra sabah namazıyla birlikte hiç bir şey olmamış gibi dışarı çıkıyor. Sayısı çok olduğu için din görevlisi dışında koruyucusu olmayan camilere alarm sistemi kurmak da maliyet nedeniyle mümkün olmuyor. Güvenlik önlemi zayıf olan ibadete açık tarihi camileri süsleyen tarihi halı, kilimler ya da ahşap malzemeler çeşitli yöntemlerle, yurtiçi ve yurtdışındaki koleksiyoncuların eline geçiyor.
Tesadüf olamaz
Tarihi camilerden yapılan hırsızlıkların organize bir şekilde, planlanarak gerçekleştirildiği düşüncesinde olduklarını belirten yetkililer, şunları ifade ettiler: ''Bir camiye giren hırsız, o camide çok sayıda benzeri olmasına karşın sadece çalmak için geldiği kıymetli eşyayı alıyor. Diğer eşyalara ise dokunmuyor. Bunları, tarihi eşyalar hakkında bilgi sahibi olmayan bir kişinin benzerlerinden ayırt edebilmesi mümkün değil. Bu da olayların organize bir şekilde yapıldığı ihtimalini güçlendiriyor. Muhtemelen camiye önce tarihi eser meraklıları geliyor, birkaç hafta sonra da o camiden hırsızlık yapılıyor. Bu olayların tesadüf ya da bu hırsızlıkların sıradan vakalar olduğunu düşünemeyiz.''
Önce envanter çıkarılacak
Camilerden yapılan hırsızlıkların önlenebilmesi için Türkiye'nin her yerinde il müftülükleri, müze ve vakıf temsilcilerinden oluşan heyetlerin, köy köy gezerek çalınması muhtemel eserlerin envanterini çıkarmakta olduğunu belirten yetkililer, ''Bu çalışmanın tamamlanmasının ardından camilerdeki bu tür tarihi değeri olan eşyaları belli noktalarda toplamayı düşünüyoruz'' dediler.
Türk Diyanet Vakıf-Sen Konya Şube Başkanı Hüseyin Demirci ise yaşanan hırsızlık olaylarında en çok camide görevli imamların zan altında kaldığını ifade ederek, ''Bu hırsızlık olaylarının bir an öncealınacak tedbirlerle tamamen önlenmesini istiyoruz. Meslektaşlarımızı zan altında bırakmaya kimsenin hakkı yoktur'' dedi.
Camiden tarihi levhaları çaldılar
Fatih'te bulunan 502 yıllık tarihi Atikali Paşa Camii'ne giren hırsızlar üzerinde Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bulunduğu iki adet levhayı çaldılar. Fevzipaşa Caddesi üzerinde bulunan tarihi Vasat Atikali Paşa Camii'nde meydana geldi.
Caminin dış kapı kilidini kıran hırsızlar içeri girerek duvarda asılı halde bulunan iki adet tarihi levhayı alarak kayıplara karıştılar. Sabah ezanı okumak için gelen cami imamı Mustafa Kızılcaoğlu, cami kapısının kırılarak açıldığını gördü. Kızılcaoğlu içeri girdiğinde yaklaşık 400 yıllık iki adet levhanın yerinde olmadığını gördü. Olay yerine gelen polis ekipleri incelemeleri yaptıktan sonra hırsızların yakalanması için çalışma başlattı. Tarihi camiden 2 yıl önce de yine tarihi levhaların çalındığı öğrenildi.
MİLLİ GAZETE 19.07.2004