Ankara Ticaret Odası tarafından hazırlanan ''Suç Dosyası'' na göre, dakikada 2 olayın meydana geldiği Türkiye'de, bu yılın ilk 5 ayında işlenen suç sayısı şimdiden 143 bin 924'e ulaştı. Bu seyir devam ederse yıl sonunda suç sayısının 350 bine ulaşacağı tahmin ediliyor.
ATO, Türkiye'nin sosyal yaralarına dikkat çektiği 4 bölümlük ''Neler Oluyor Bize?'' adlı dizi raporunun üçüncüsünde ''suç'' konusunu işledi. Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı'nın son 10 yıllık verilerinden yararlanılarak hazırlanan suç raporunun ana hatları şöyle:
Türkiye'de 1995'te 229 bin 513, 1996'da 291 bin 662, 1997'de 304 bin 147, 1998'de 304 bin 114, 1999'da 280 bin 554, 2000'de 259 bin 895 suç işlendi.
2003 yılı verileriyle Türkiye genelinde her gün yaklaşık 882, her saat 37, her dakika 2 olay meydana geldi.
İstanbul, Ankara ve İzmir
Rapor, 2003 yılı verilerine göre Türkiye genelinde şahsa ve mala karşı işlenen toplam 321 bin 805 suçun 135 bin 898'inin İstanbul, Ankara ve İzmir'de işlendiğine dikkat çekiyor. Buna göre üç büyük ilde işlenen suçların toplam suçlara oranı yüzde 42. İstanbul'da her gün ortalama 226, Ankara'da 85, İzmir'de 62 suç niteliğinde olay meydana geliyor.
Rapora göre, krizden sonra hem şahsa yönelik suçlarda hem de ekonomik suçlar olarak da nitelenen mala karşı suçlarda artış oldu. Mala karşı işlenen suçlarda en çok işyeri soyuluyor ve işyerlerinden hırsızlıkta İstanbul başı çekiyor. Geçen yıl 8 bin 239 işyeri hırsızlığının yapıldığı İstanbul'u 2 bin 848 soygunla Ankara, 2 bin 871 soygunla İzmir takip ediyor. 10 işyeri soygununun yaşandığı Bayburt, en güvenli il.
Geçen yıl İstanbul'da 16 bin 665, İzmir'de 1711, Ankara'da ise 1449 otomobil hırsızlığı yaşandı. Kars, Tunceli ve Iğdır'da ise hiç otomobil çalınmadı.
Hayvan hırsızlığı arttı
2000 yılında 12 bin yankesicilik ve kapkaççılık olayı meydana gelirken 2001 yılında bu sayı 16 bin 309'a fırladı. 2002 yılında 12 bin 595, 2003 yılında 12 bin 793, 2004 yılı Mayıs ayı sonuna kadar da 6 bin 333 yankesicilik ve kapkaççılık yaşandı.
Raporda 2000 yılına ait büyükbaş ve küçükbaş hayvan hırsızlığı kayıtlarına rastlanmazken ve bu hırsızlık türü, 2000 yılına kadar ''diğer'' hırsızlık türleri arasında değerlendirilirken 2000 yılından sonra bu tür olayların artmasıyla birlikte hayvan hırsızlığı da kayıtlarda kendi ismiyle yerini aldı. 2001 yılında 1047, 2002 yılında 749, 2003 yılında 1671, 2004 yılının Mayıs ayı sonuna kadar da 381 olay kaydedildi. Hırsızlık türleri hayvanlarla da kalmıyor. Onlarca dönüm arazi üzerine ekili ekinler bile birkaç saat içinde biçilip götürülüyor.
İbadet yerlerinden, özellikle tarihi nitelikteki camilerden antika halı, kilim ve diğer eşyalar ile müzelerden tablo çalınması da hırsızlıktaki yeni akımlar arasında. Raporda, Türk Ceza Kanunu'nun hırsızı kollayan maddelerinin de emniyet güçlerinin işini zorlaştıran bir faktör olduğuna vurgu yapılıyor. TCY'nin 461. maddesi, emniyet mensupları arasında ''hırsıza karşı işlenen suçlar'' olarak adlandırılıyor. Buna göre, evi soyulan kişinin hırsıza müdahale edebilmesi için suçun devam ediyor olması gerekiyor.
'Orantılılık' esası
Hırsız eşyayı çalıp uzaklaşmak üzere harekete geçtiyse ev sahibinin müdahale şansı yok. Aynı maddedeki ''orantılılık'' esasına göre, ev sahibinin hırsıza aynı tür silahla müdahale etmesi şart koşuluyor. Hırsızın elinde bıçak varsa ev sahibi silahla müdahale ettiğinde, adam öldürme ya da yaralama suçuyla yargılanıyor.
CUMHURİYET 20.07.2004