İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Dünya vazgeçiyor, Türkiye ısrar ediyor

Türkiye
|

AKP hükümeti en az üç nükleer santral yapılmasını isterken ABD başta olmak üzere Kanada, Almanya gibi ülkeler santralları kademeli olarak kapatıyor

Hükümetin, nükleer tasarıları geri getirerek çevreyi, insanları ve Türk ekonomisini tehlikeye attığını vurgulayan çevreciler, nükleer atıkların hâlâ sorun olduğunu vurgulayarak bunlardan bazılarının 250 bin yıl daha var olacağına dikkat çekiyor. Türkiye koşullarında nükleer atıkları yok etmenin çok zor olduğunu vurgulayan çevreciler, rüzgâr, güneş, hidrolik gibi yenilenebilir enerji kaynakları açısından zengin olan Türkiye'nin, bu potansiyeli kullanması gerektiğini söylüyor. Çevresel, ekonomik ve toplumsal maliyeti çok yüksek olduğu için dünyanın vazgeçmeye başladığı nükleer enerji santralları, AKP hükümeti tarafından yeniden Türkiye gündemine sokuldu. Hükümet en az 3 santral yapılmasını isterken başta ABD, Kanada, Almanya olmak üzere pek çok ülke nükleer santrallarını kademeli olarak kapatıyor. Rüzgâr, güneş, hidrolik gibi yenilenebilir enerji kaynakları açısından zengin olan Türkiye'nin, bu potansiyeli kullanılamıyor. Güvenli ve temiz teknolojiler sıralamasının başında gelen hidrolik, termik teknoloji ve rüzgâr santralları açısından Türkiye oldukça zengin bir potansiyele sahip. Ancak bu kaynaklara dönük hiçbir çalışma yapılmazken riskli teknolojiler arasında birinci sırada yer alan nükleer santrallar, 30 yılı aşkın bir süredir, enerji açıkları bahane edilerek ülke gündemine taşınıyor. Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Erol Celepsoy , Türkiye'nin enerjiyle ilgili hiçbir politikası olmadığını vurgulayarak "Türkiye bir an önce antinükleer politikayı benimsemeli'' dedi. Alternatif enerji çok kullanan yok Türkiye'nin, enerji ihtiyacını ''güvenli'' bir şekilde karşılayabilmesi için sonsuz, tükenmeyen, temiz ve dışa bağımlı olmayan, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmesi gerekiyor. Türkiye'de yenilenebilir enerji kaynakları potansiyeli açısından rüzgâr birinci sırada yer alıyor. İşletme maliyeti sıfır olduğu için en ekonomik enerji kaynağı olan rüzgâr enerjisinin Türkiye'de potansiyeli yıllık 83 bin megavat. Bu, yıllık 300 milyar kilovat/saatlik kapasite anlamına geliyor. Veriler, Türkiye'de yılda tüketilen elektriğin en az iki katının rüzgârdan karşılanabileceğini gösteriyor. İzmir, rüzgâr elektriği gücünün yüzde 54'ünü bünyesinde barındırıyor. İzmir'i yüzde 18 ile Balıkesir, yüzde 12 ile Çanakkale, yüzde 9 ile Manisa izliyor . GÜNEŞ ENERJİSİ Türkiye'de birim alana düşen güneş enerjisi, 1500 kilovat/saat. Bu rakam, Avrupa ortalamasının iki katından bile fazla. Ancak dışa bağımlı politikalar nedeniyle bu potansiyel kullanılamıyor. İsveç gibi güneşi çok az gören bir ülkede bile sıcaklık -4 dereceyken güneş toplayıcısından 70 derece su elde edilebiliyor. HİDROLİK SANTRALLAR Türkiye'nin 125 milyar kilovat/saatlik hidrolik potansiyelinin sadece yüzde 30'u kullanılabiliyor. Türkiye, yenilenebilir enerji kaynakları arasında sadece suyu ciddi biçimde kullanabiliyor. BİYOKÜTLE ENERJİSİ Organik atıklar ne enerji olarak ne de gübre olarak ciddi bir şekilde kullanılabiliyor. Türkiye, yüksek düzeyde biyokütle rezervine sahip. Ülke topraklarının yüzde 20'si çorak ve yüzde 35'i yüksek erozyon riski altında. Bu alanların bir bölümü bitkilendirilerek biyolojik kökenli enerji elde edilebilir. JEOTERMAL ENERJİ Elektrik enerjisi olarak yararlanılabilecek jeotermal potansiyelimiz, 2 bin 450 megavat, yani 16 milyar kilovat/saat. Bunun ancak yüzde 2.97'si kullanılabiliyor. Türkiye'de Denizli, Kütahya, İzmir-Aliağa benzeri bölgelerde jeotermal enerji kaynaklarından konut ısıtma ve elektrik üretimi gerçekleştirilebiliyor. CUMHURİYET 22.07.2004
AKRA