İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Bu adaletsizliğin hesabını birileri mutlaka vermeli

Türkiye
|

İmam-Hatipli öğrenciler, bu yılki ÖSS sınavında; yüksek okullar bazında yüzde 88.2 ve 4 yıllık fakülteler bazında yüzde 72 başarı oranıyla tüm meslek liseleri arasında birinci olurken, genel ve özel liseleri bile geride bıraktı.

Süper liselerin bulunduğu kulvarda yer almayı başaran İHL öğrencileri, yasakçı YÖK Başkanı Erdoğan Teziç ve Cumhurbaşkın Sezer’e en anlamlı cevabı verdi. ÖSYM’nin açıkladığı verilere göre ÖSYS’ye giren 59 bin 196 İmam-hatip liseli öğrencisinden 52 bin 225’i sınavı kazandı. Tüm yıl çalışıp sınavda yüksek bir başarı elde eden İHL öğrencileri, malesef bu yıl da emeklerinin karşılığını alamayacaklar. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in adaletsiz katsayı uygulamasının giderilmesini veto etmesi sebebiyle meslek liseleri ve İHL mezunları bu yıl da 50 eksik puanla üniversitelere başvuracak. Yüzde 72-88.2 başarı gösteren İHL öğrencileri, istediği okula giremeyecek. PARLAKTÜRK: BU HAKSIZLIĞIN HESABINI KİM VERECEK? Türkiye İmam-Hatipliler Vakfı (TİMAV) Başkanı Mehmet Emin Parlaktürk, bu sonuçla İmam-Hatiplerin bir defa daha yasakçılara en güzel cevabı verdiğini belirtti. Sınavda büyük bir başarı gösteren imam-hatiplilerin bu yıl da emeklerinin karşılığını alamadığını kaydeden Parlaktürk, “Gasp edilen 50 puan yüzünden üniversiteye giremeyen, binlerce başarılı öğrencinin vebalini kim üstlenecek. Bu haksızlığın ve zulmün hesabını kim verecek” dedi. YÖK’ün imam-hatipli öğrencilere “zenci” muamelesi yaptığını belirten Parlaktürk, şunları söyledi: “Düşünebiliyor musunuz? Sınava giren iki öğrenci var. İkisi de aynı sorulara aynı cevabı veriyor. Sonuçlar açıklanıp üniversiteye başvurduklarında, birine diyorlar ki ‘senin 50 puanını siliyoruz’ neden? çünkü YÖK zihniyetine göre o, bu ülkenin zencisi(!) Yani meslek liseli. Daha açıkçası imam hatipli..” “Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir haksızlığa rastlayamazsınız” diyen Parlaktürk, “Ne, AB ülkelerinde var böyle bir adaletsizlik ne de Amerika’da. Ne Avusturalya’da ne Tanzanya’da ve Moritanya’da? Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir haksızlığa rastlayamazsınız. Ancak Türkiye’de var ve göz göre göre ülkemizde haklar gasp ediliyor. Hak edilmiş puanlara el konularak, öğrencilerin gelecekleriyle oynanıyor” diye konuştu. Halkın umut bağladığı bir iktidar döneminde bu haksızlıkların yaşandığını söyleyen Parlaktürk, ortaya çıkan acı tabloyu şöyle anlattı: “Sorunları çözmesi gerekenler, sorunları düğüm haline getiriyorlar. Annelerin babaların göz yaşı dinmiyor. Öğrencilerin hıçkırıkları susmuyor. Bu feryatlar, öyle baskın ve yürekten semaya öyle yükseliyor ki, başarılı olanların sevinç çığlıkları duyulmuyor bile.” SOLMAZ: ALINAN SONUÇLARDAN DERS ALINMALI İmam-hatiplilerin aldığı sonuçlardan yasakçı çevrelerin ders alması gerektiğini ifade eden ÖNDER Başkanı İbrahim Solmaz, “Yeni eğitim döneminde bu yasaklara bir son verilmeli”dedi. Eğitim-Bir-Sen: Düz lise uygulaması kaldırılmalı Eğitim Bir Sen, 2004-ÖSS sonuçlarının düz lise anlayışından acilen vazgeçilmesi için önemli bir gösterge olduğunu belirtti. Memur-Sen Konfederasyonu’na bağlı Eğitim Bir Sen tarafından yapılan açıklamada, ÖSS sonuçlarının düz lise anlayışından acilen vazgeçilmesi için önemli bir gösterge olduğu ifade edildi. Açıklamada, hiçbir bilimsel ya da mesleki formasyon vermeyen bugünkü düz lise sistemi yerine, acilen çeşitlendirilmiş ve gerekli altyapıyla donatılmış yaygın meslek liseleri sistemine geçilmesi gerektiği vurgulandı. 2004-ÖSS’de 1 milyon 730 bin kişiden sadece 970 bininin 4 yıllık bir okul tercih edebileceği, tercih hakkı elde edebilenlerin de yarıdan çoğunun açıkta ve işsiz kalacağı kaydedilen açıklamada, “Asıl üzücü olan ise her yıl ÖSS sonucu işsizler ordusuna eklenen bu 1 milyondan fazla gencimizin, hiçbir mesleki eğitim almadan, bir beceri ve birikim sahibi olmadan işsizliğe adım atmalarıdır. 32 bin kişinin sıfır puan alması ise çöküntünün ayrı bir habercisidir. Düz lise sistemi, her yıl hiçbir mesleği olmayan 1 milyon işsiz üretmektedir” denildi. Açıklamada şu görüşlere yer verildi: “Düz liselerin meslek liselerine oranı hâlâ yüzde 65 civarındadır. Köklü bir reformla bu oran tersine çevirilmeli, ortaöğretim kurumlarının yüzde 65’i yeni, modern ve üretken meslek liselerine dönüştürülmelidir. Geri kalan yüzde 35 oranındaki düz liseler ise bilimsel bakımdan takviye edilerek, tümüyle üniversite eğitimine hazırlık amaçlı, eğitim kalitesi yüksek kuruluşlara dönüştürülmelidir. Fen Liseleri ve Sosyal Bilimler Liseleri bu yüzde 35’e örnek alınmalı, öyle ki mezunlarının hemen tümü üniversiteye girmelidir. Ortaöğretimin amacı, her gencimizin bir mesleği iyi derecede öğrenmiş olmasını sağlamak olmalıdır. Bunun için de mutlaka ilköğretim birinci kısmında zeka ve yetenek eğilimleri belirlenmeli, ikinci kısmında ise yönlendirmeye başlanılmalıdır.” VAKİT 23.07.2004
AKRA