İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Basın tarafsız ve özgür olmalı

Türkiye
|

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, yansız yayın yapmaya çalışan basın çalışanlarına karşı yürütülen örtülü ya da açık şiddetin de sansürün bir başka türü olduğunu belirterek, “Saldırıda bulunanlar toplum vicdanında en ağır cezaya çarptırılmakta, asla özgür basının sesini kısamamaktadırlar” dedi.

Sezer, “Basında Sansürün Kaldırılışının Yıldönümü ve Basın Bayramı” dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre, Sezer, haber alma ve yayma özgürlüğünün etkili aracı olan basının, uzlaşma ve özgürlükler rejimi demokrasinin yaşamasını ve gelişmesini sağlayan en önemli kurumlardan biri olduğunu vurguladı. Sezer, yurttaşların toplumun geleceğinde belirleyici rol oynayabilmeleri, yönetimi denetleyebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerinin bilincine varıp, bunları her alanda kullanabilmelerinin, hukuksal ve toplumsal kuralların yanında, özgür ve yansız basının varlığıyla olanaklı olduğuna işaret etti. Sezer, şöyle devam etti: “Basının özgür ve yansız olmadığı bir ülkede demokrasi ve insan haklarından sözedilemez. Basının özgür konumunu gölgeleyen ve basını temel işlevinden uzaklaştıran sansür, halkın çıkarlarının savunulmasının ve özgür düşüncenin gelişmesinin önündeki engellerdendir. DİL KONUSUNDAKİ SORUMLULUĞU Devlet sansürü kadar, basının kendine sansür uygulaması, çıkar kaygısıyla yanlı haber yapması demokratik bir ülkede asla kabul edilemez. Yansız yayın yapmaya çalışan basın çalışanlarına karşı yürütülen örtülü ya da açık şiddet de sansürün bir başka türüdür. Saldırıda bulunanlar toplum vicdanında en ağır cezaya çarptırılmakta, asla özgür basının sesini kısamamaktadırlar.” Cumhurbaşkanı Sezer, basın çalışanlarının kendi kurum ve mesleklerine olduğu kadar topluma karşı da sorumluluklarının bulunduğunu vurgulayarak, “Hiçbir koşul ve dönemde bu sorumluluklar unutulmamalıdır” dedi. Cumhurbaşkanı Sezer, ulusal kültürün en önemli öğesi ve taşıyıcısı olan dilin korunması ve geliştirilmesi konusunda basının üstleneceği sorumluluğun, haber alma hakkının yerine getirilmesi kadar önemli olduğunu kaydetti. Sezer, “Türkçemiz dünyanın en zengin dillerinden biridir. Ancak, duyarsız ve sorumsuz yaklaşımlar dilimizi olumsuz etkilemekte, etkinliğini azaltmaktadır. Bireylere doğrudan ulaşan kitle iletişim araçlarının dilin kullanımına ve korunmasına büyük önem vermesi zorunluluktur” dedi. ORTAK DEĞERLER KORUNMALI Türkiye’nin kimliğinden ve kültüründen ödün vermeden ve değerlerini yitirmeden Avrupa Birliği’nde yer almasının, Türk basınının da içinde bulunduğu tüm kesimlerin ortak değerleri korumak için çaba göstermesine bağlı olduğunu belirten Sezer, şunları kaydetti: “Farklılıklar öne çıkarılarak yapay ayrılıkların gündeme getirilmesi yerine ortak değerlerimiz vurgulanarak, Ulusal birliğimizin pekiştirilmesi bizleri güçlü kılacaktır. Ulusal değerlerimizin, kültürümüzün ve demokratik yönetim biçimine olanak sağlayan Cumhuriyet rejimimizin ve Devlet’in tekil yapısının korunması, Türkiye’nin sonsuza kadar yaşamasının en önemli koşuludur.” MİLLİ GAZETE 25.07.2004
AKRA