Bel fıtığını diğer bel ağrılarıyla karıştırmayın... Fıtık ağrısını diğer ağrılardan ayıran iki önemli fark var: Birincisi istirahat edildiğinde geçmesi. İkincisi ise hareket edildiğinde şiddetlenmesi. Ama fıtığa kesin teşhis için doktora başvurmak şart
Bel ağrısı oluşmasına yol açan 100'ü aşkın neden sayılabilir. Doğrudan sinirlerde tahribat yaratan bel fıtığı ise bunların içinde en çok acı yaratanlarından biri. Ağrısı bacağa ya da göğsün yan kısımlarına bile vuran bel fıtığının neden oluştuğu, nasıl teşhis edileceği ve tedavi süreciyle ilgili sorularımızı Prof. Dr. Azmi Hamzaoğlu yanıtladı.
Fıtık nedir, neden olur?
Omurlar arasında yastık vazifesi gören, yani tıpkı otomobillerdeki amortisörler gibi fonksiyon göstererek omurlar arasındaki yükü çeken, disk dediğimiz yapılar vardır. Bunların içindeki jelatine benzer sıvının çıkıp etrafındaki yapıyı yırtarak omuriliğe veya sinir köküne bası yapması durumunda da bel fıtığı gelişir. Hastada kafadan itibaren omuriliğin sonuna kadar her seviyede fıtık olabilir. Aynı hastada tek bir seviyede olabileceği gibi birden fazla omur üzerinde de oluşabilir.
Bel fıtığı neden ortaya çıkıyor?
Bel fıtığının nedenleri arasında genetik faktörlerin, hormonal faktörlerin, düşmenin, trafik kazasının, kötü şartlarda omuriliği kullanmanın etkisi vardır. Kötü şartlardan kastettiğimiz uygunsuz durumda ağır yük kaldırmaktır. Bu tür bozukluklar ağır yük taşıyan işçilerde sıkça görülür.
Bel fıtığı ağrı ile hissediliyor, peki bel bölgemizde oluşan her ağrı bel fıtığının işareti mi?
Her bel ağrısı bel fıtığı değildir. Belde görülen ağrılar çeşitli nedenlere bağlı olarak oluşabilir. Belde ağrı oluşmasına neden olan yüze yakın sebep sıralanabilir. Örneğin klasik bel fıtığı ağrısı, bel ağrısı ve siyatika dediğimiz siyatik siniri boyunca oluşan ağrılar vardır. Siyatik siniri boyunca oluşan ağrı kalçadan topuğa kadar iner. Beli ağrıyan hastanın bu ağrının hangi tür bir ağrı olduğunu ayırt etmesi mümkün değildir. Eğer hastada bel fıtığı varsa ve daha önceden bu tür bir ağrı yaşamışsa ancak o zaman bel fıtığı ağrısını anlayabilir ve kendisinde bel fıtığına bağlı bir ağrı olduğundan şüphelenebilir.
Fıtık ağrısı ayağa kalkınca artar
Hastanın bel fıtığı ağrısını tanıyabilmesi için bazı ipuçları var mı?
Bel fıtığı hastasında ağrı genelde hareketle ve ayağa kalktığı zaman artar. Genelde bacağa arkadan veya önden vuran bir şekildedir. Ama bu ağrının türü bel fıtığının olduğu seviyeyle ilgilidir. Örneğin sırttaki bir bel fıtığı göğsün yanına vuran ağrı tarzında kendini belli edebilir. Ağrıyı çeken insanlarda hareketle artan, istirahatle geçen bir tanımlama yapılır. Ancak yine de kişinin "Bu bir bel fıtığı ağrısıdır" tanımlamasını kendi kendine yapması mümkün değildir.
Bu tip bir ağrısı olan kişi hastanelerin hangi servislerine başvurmalı?
Öncelikle ilk iş olarak en yakınındaki bir tıbbi merkeze başvurması gerekir. Burada, ağrı bel kaynaklı mı, yoksa bel dışında iç organlara bağlı bir durum mu var gibi sorulara cevap verilir. Ağrının bel kaynaklı olduğu tespit edilirse hastanın yapması gereken bel ağrılarıyla uğraşan bir uzmana başvurmasıdır. Bunlar da hastanelerin ağrı klinikleri, ortopedi-travmatoloji servisi ve nöroloji servisleridir. Buralara müracaat ettiğinde ağrının nedeni kesin olarak ortaya çıkar ve tedaviye yönelik çalışmalar da başlatılır.
Hasta bu tip şikâyetlerle sizin karşınıza veya yukarıda saydığımız herhangi bir uzmanın karşısına geldi. Bundan sonra ne gibi aşamalardan geçmesi gerekir?
Bel fıtığının teşhisi konusunda uzman ve tecrübeli bir hekim röntgenle büyük ipuçları elde edebilir hatta karar bile verebilir. Ama günümüzde çok ileri radyolojik tetkikler var. MR gibi. Ancak MR çekilip çekilmeyeceğine yine uzman bir hekim tarafından karar verilmesi gerekiyor. Bel ağrısı olan her kişinin MR çektirmesi şart değildir. Tetkikler basamak basamak gider. Röntgen olmadan sadece MR ile teşhis koymak da mümkün değildir. Çünkü MR sinir dokusuyla ilgili yapıları çok iyi gösterir. Ancak kemik dokusundaki bütün ayrıntıları MR göstermez. Bu nedenle röntgen çektirmek teşhis için daha önemlidir.
Tedavi: Önce ilaç, sonra ameliyat
Hastaya bel fıtığı teşhisi konuldu. Tedavi için nasıl bir yol izleniyor?
Genelde hastanın ağrı şekli ve seviyesiyle ilgili yapılan nörolojik muayene, yani kuvvet ve refleks muayenesi normal ise bu hasta sadece istirahat ve ağrı kesiciyle tedaviye alınır. Nörolojik muayene sırasında reflekste ve duyuda kayıplar görülürse bu durum tedavi şeklinin cerrahiye doğru gittiğini gösterir.
Hastalığın seviyesiyle ilgili olarak örneğin ayak bileğinde güç kaybı, parmak uçlarında veya topukları üzerine bastığı zaman yürüyememe durumu olabilir. Daha üst seviyede dizde boşalma ve hastanın yere düşmesi şeklinde de seyredebilir. Bu, sinir kökünde çok ciddi bası olduğunu ve bası olan sinir kökünde çok ciddi fonksiyon kayıpları olduğunu gösterir. Bu gibi belirtilerin görülmediği sadece ilaçla tedavi edilebilecek durumlarda ise 1 hafta ile 3 hafta arasında değişen yatak istirahati ve ilaç uygulanır. Bunun sonucunda hastanın tekrar günlük aktiviteye geçmesi sağlanır.
Eğer alınan ilaçlara hasta cevap vermiyorsa bel fıtığının yeri ve durumuna bağlı olarak epidural enjeksiyonla çok hızlı bir iyileşme süreci sağlanabilir. Bu tedaviyle bölgede bası olan sinir kökündeki ödem yok edilir ve ağrı ortadan kalkar. Bu tedaviler genelde ağrı kliniklerinde ağrı uzmanları tarafından veya radyoloji kliniklerinde yapılabilir. Bu tedaviden bazı hastalar üç ay bazı hastalar da bir ömür boyu fayda sağlayabilir. Üç ay sonra tekrar ağrılar başladığında tedavi de tekrarlanabilir. Bu tedavi en fazla üç ayda bir iki veya üç kez tekrarlanabilir.
Cerrahi müdahale kararı
Kimlerin ameliyat olması gerek?
Öncelikle istirahat, istirahatla birlikte ilaç tedavisi, fizik tedavi yapılmalı. Bunlara cevap alınamazsa erken dönemde ağrı klinikleri tarafından epidural enjeksiyon ve direkt sinir kökü etrafına yapılan bir enjeksiyon türü uygulanır. Eğer düzenli kontrolleri yapılan hasta tüm bu tedavilere rağmen ağrı çekiyorsa, fizik tedaviye de cevap vermiyorsa, yılda iki, dört veya altı haftanın üzerinde yatak istirahati yapması gerekiyorsa, herhangi bir kuvvet kaybı olmasa bile ameliyat kararı verilebilir. Çünkü ağrı hastanın yaşam kalitesini etkiliyordur. Cerrahi tedaviye erken olarak ilk muayenelerde karar verilmesi ancak his kaybı, kuvvet kaybı sinir kökünün fonksiyonlarıyla ilgili bozukluklar olduğu durumlarda ortaya çıkar.
Sinir dokusu rahatlatılıyor
Ameliyata karar verilen hasta ne gibi aşamalardan geçer?
Öncelikle cerrahi tedaviye karar verilen hastanın buna elverişli olup olmadığı kontrol edilir. Ameliyat öncesi araştırılması gereken en önemli noktalardan birisi hastanın kan sulandırıcı bir ürün kullanıp kullanmadığıdır. Özellikle aspirin kullananlarda asprinin cerrahi müdahaleden birkaç gün önce kesilmesi gerekir. Çünkü kanın sulanması fazla kanamaya neden olur, ameliyatı ve ameliyat sonrası başarıyı engeller.
Ameliyat hazırlıklarını takiben cerrahi tedavinin ne tip yapılacağına karar verilir. Cerrahi tedavi, açık cerrahi tedavi, mikroskop altında yapılan cerrahi tedavi, endoskopik cerrahi tedavi veya endoskopik cerrahinin daha az travmatize olan bir başka türü şeklinde yapılabilir. Bugün için en fazla kullanılan yöntemler klasik mikroskop altında yapılan cerrahi ve endoskopik cerrahidir. Burada amaç bası altındaki sinir dokusunu rahatlatmak ve bası yapan parçayı çıkarıp sinir dokusunun normale dönmesini sağlamaktır. Bası kalktığı zaman ağrı da ortadan kalkar.
RADİKAL 01.08.2004