İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Gündoğdu: Sezer vicdanları yaraladı

Türkiye
|

Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Cumhurbaşkanı Sezer’in Gazi Üniversitesi’nde 600 oy az alan adayı rektör yaparak, 1’in 90’dan büyük olduğunu gösterdiğini belirtti.

Gündoğdu, “Cumhurbaşkanı 600 oy fazla alan bilim adamını atamamakla demokrasiye aykırı hareket etmiştir. Tek bir oyun bile seçim kaybettirdiği demokrasilerde Sezer’in yaptıklarını tasvip edemeyiz. Sayın Cumhurbaşkanı, rektör atama yetkisini kamu vicdanına ve evrensel hukuka aykırı olarak kullanmıştır” dedi. Eğitimde yaşanan sıkıntılarla ilgili sendikanın genel merkezinde bir basın toplantısı düzenleyen Gündoğdu, Sezer’e ve YÖK’e yüklendi. Önümüzdeki hafta başından itibaren ortaöğrenim kayıtlarının başlamasıyla birlikte “Kayıt parası” hukuksuzluğunu tekrar yaşamak istemediklerini belirten, Gündoğdu, “Her sene yaşanan ve sözde herkesin güya karşı olduğu ‘kayıt parası’ hukuksuzluğunun artık bu sene yaşanmasını istemiyoruz. Yoksul olduğu için ders kitaplarını ücretsiz dağıttığımız çocuklardan, pardon siz zenginmişsiniz denilerek kitap tutarlarını da aşan miktarlarda zorla bağış toplanması anayasal suç olduğu kadar tuhaf bir çelişkidir. Öğretmenlerimiz ve eğitim çalışanları tahsilat memuru değildir” şeklinde konuştu. “RUMLAR MEMNUN OLDU” Denktaş’a destek için yürüyüşü düzenleyenlerin, bugün Denktaş’ın boğazını sıkmaya çalıştıklarını belirten Ahmet Gündoğdu, YÖK’ün kararının yanlış olduğunu vurguladı. Gündoğdu şunları kaydetti: “YÖK’ün, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üniversitelerine yönelik aldığı karar yanlıştır. Bu kararla Rum kesimi memnun edilirken, Kıbrıslı Türkler rencide edilmiştir. Dün, Sayın Denktaş’a destek yürüyüşü düzenleyenler bugün ne değişti ki Denktaş’ın boğazını sıkmaya çalışıyorlar?“ Gündoğdu, Liselere Giriş Sınavı’nın zorunlu olmasının eğitimdeki sorunların giderek kangrene dönüştürdüğünü kaydederek şöyle devam etti: “Ölçme ve değerlendirmede bilgi değil beceri ve performans dikkate alınmalıdır. Eğitim sistemi zaten sınav merkezli bir anlayışla sakattır. Tüm öğrencilerin Liselere Giriş Sınavı’na (LGS) girecek olması bu sakatlığı kangrene dönüştürecektir. Çocuklarımız yarış atları gibi küçükken sınav sendromu yaşayacak ve dershanelere yöneltecektir. Dershanecilik sektörü bu çarpık eğitim anlayışından beslenerek sadece sınav kazanmaya şartlanmış, gerçekte bilgisiz ve eğitimsiz çocuklar yetiştirmektedir. LGS’nin zorunlu olması sosyal adalete ve fırsat eşitliğine de darbe vuracaktır” diye bu uygulamanın bir defa daha gözden geçirilmesini istedi. VAKİT 08.08.2004
AKRA