Hacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. K. Erçin Kasapoğlu, Marmara depreminin üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen, depremlerle mücadele konusunda bir arpa boyu yol alınamadığını savundu.
Prof. Dr. Kasapoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Marmara depreminin üzerinden geçen 5 yılda, depremle mücadelede başarılı olabilmek için zorunlu olan bir ulusal organizasyonun gerçekleştirilemediğine dikkati çekti. Kasapoğlu, depremlerle mücadele için gerekli olan yasa ve düzenlemelerin ''Politik baskılar nedeniyle yürütme iradesinin zafiyete uğratılması sonucu, istenen ölçüde yaşama geçirilemediğini'' belirtti.
Geçen 5 yıllık süre içinde depremlerle mücadele için hiçbir şey yapılmadığını söylemenin de haksızlık olacağını ifade eden Kasapoğlu, bazı üniversitelerin, belediyelerin, sivil toplum örgütleri ve vatandaşların kendi çapında bireyler yapmaya çalıştıklarını kaydetti.
Kasapoğlu, bu çalışmaların çoğunlukla akademik çevrelerde kaldığını, kamuoyuna yeterince yansıtılamadığını belirterek, geliştirilen projelerin ise hükümetlerden ve diğer kurumlardan gerekli desteği göremediğini savundu.
Erçin Kasapoğlu, devletin deprem olmadan önce yapılacak çalışmalarla olası bir depremin zararlarını önlemeye ya da en aza indirgemeye yönelik bir politika izlemek yerine, deprem olduktan sonra''yara sarma politikası'' izlediğine dikkati çekti.
Kapsamlı ve çağdaş yeni bir Afet Yasası'na gereksinim duyulduğunu belirten Kasapoğlu, konuyla ilgili yasal değişikliklerin ivedilikle yapılması gerektiğini, ancak deprem konusunun bugünkü hükümetin programında dahi yer almadığını bildirdi.
İstanbul için laf dışında üretim yok
Marmara depreminden ardından İstanbul'u etkileyecek büyük bir deprem beklentisinin hep gündemde tutulduğuna işaret eden Kasapoğlu, böyle bir durumda karşılaşılacak zararların önlenmesi ya da en aza indirilmesi için ne merkezi ne de yerel yönetimler tarafından somut hiçbir adım atılmadığını kaydetti.
İstanbul gibi büyük bir deprem beklentisi bulunan ABD'nin Kaliforniya eyaletinin, alınan önlemlerle yüzde 80 oranında depreme hazır hale geldiğini ve çalışmaların devam ettiğini anımsatan Kasapoğlu, açıklamasında şunları kaydetti:
''Türkiye'de ise beklenen İstanbul depremi ile ilgili olarak bugüne dek laf dışında hiçbir şey üretilmemiş, olumlu hiçbir çalışma ve uygulama yapılmamıştır. Oysa İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin öncülüğünde ve koordinasyonunda 'Depreme Dayanıklı İstanbul' adı altında, Kaliforniya örneğine benzer bir çalışmanın başlatılması için hala zaman vardır.
Çünkü depremle mücadele konusundaki temel ilke, hem hiç deprem olmayacakmış gibi hem de yarın deprem olacakmış gibi bu konuda yapılması gereken çalışmaları hemen başlatmayı ve ısrarla sürdürmeyi gerektirir.''
Gündoğdu:Olası Marmara depremi yıkıcı olabilir
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Marmara Bölgesi'nde beklenen olası depremin yıkıcı olabileceğini, önlemlerin alınması gerektiğini söyledi.
Gündoğdu, Marmara depreminin 5. yılı nedeniyle İzmit Saraybahçe Belediyesi'nde düzenlediği basın toplantısında, ''olası depremde fayda doğu-batı kırılmasının gerçekleşeceğini'' ifade ederek, ''İstanbul depremi olarak anılan olası depremin, aslında yeni bir Marmara depremi olacağını'' savundu.
Bölgede beklenen depremin yıkıcı olup olmayacağının artık tartışılmadığını ifade eden Gündoğdu, ''Uzmanlar bu konuyu artık bitirdi. Marmara depremi yıkıcı olacaktır'' dedi.
Deprem sonrası çalışmalar
Depremin, fayda doğu-batı kırılması olacağı için Kocaeli'ni de etkileyeceğini ifade eden Oğuz Gündoğdu, deprem öncesi alınacak önlemler kadar deprem sonrasında yapılması gereken çalışmaların da büyük önem taşıdığını kaydetti.
Beklenen büyüklükteki bir depremden sonra kurtarma çalışmalarının yaklaşık bir hafta süreceğine işaret eden Gündoğdu, şunları söyledi: ''Deprem sonrası bölgeye enerji verilmesi gerekiyor. İnsanları barındırmamız, salgın hastalıkları önlememiz gerekiyor. Ancak, bu konuda bir örgütlülük yok. Esas problem, deprem sonrası hayatı normale getirme çabalarıdır. Bunun algılanmasını istiyoruz. Ancak, böyle bir örgütlülük, eşgüdüm çalışma maalesef gözükmüyor.''
MİLLİ GAZETE 17.08.2004