16 Ağustos 1997’de 8 Yıllık Kesintisiz Zorunlu Eğitim Yasa Tasarısı, Meclis’te yapılan oylamada 242 red oyuna karşılık, 277 kabul oyuyla yasalaştı.
Büyük gürültülerle kabul edilen 8 yıllık kesintisiz eğitim uygulamasında beklenen hedeflerin hiçbiri gerçekleşmedi. 7 yıl önce büyük umutlarla başlanan ve 8 yıllık kesintisiz eğitim yasası olarak bilinen Bazı Kağıt ve İşlemlerden Katkı Payı Alınması Hakkındaki 4306 sayılı yasanın geçerlilik süresi biteli 4 yıl oldu. Milli Eğitim Bakanlığı, 8 yıllık kesintisiz eğitime geçildiğinde 3 yıl içinde öğrencilerin 30 kişilik sınıflarda okuyacağını, ilköğretimin 4 ve 5. sınıflarından itibaren öğrencilere en az bir yabancı dil öğretileceğini, her ilçede en az iki okula bilgisayar laboratuvarı kurulacağını, taşımalı eğitimde öğrencilere öğle yemeği verileceğini, öğretmensiz okul kalmayacağını, kısacası çağdaş Batı ülkelerinde ne varsa bizde de olacağını vaat etmişti.
DERSLİK AÇIĞININ KAPATILMASI ŞİMDİLİK HAYAL
Uygulamanın üzerinden tam 7 yıl geçti. Sonuç ise tam bir fiyasko. 8 yıllık kesintisiz eğitimde hedeflerin hiçbiri tutmadı.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Araştırma Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı’nın Türkiye’deki derslik ihtiyacına yönelik yaptığı araştırma, bir gerçeği ortaya çıkardı. Buna göre, ilk ve orta dereceli okullarda 30 kişilik dersliklerde eğitim verilebilmesi için ihtiyaç duyulan 95 bin 441 yeni dersliğin maliyeti 10 katrilyon lirayı aşıyor. Derslik açığının sadece 78 bin 750’si ilköğretim kurumlarında bulunuyor.
İHL’lerin önünü kesmek için
Kesintisiz eğitimin en fazla zarar verdiği kurumlardan birisi İmam Hatip Liseleri oldu. Orta kısımları kapatılan ve ciddi engellerle karşı karşıya kalan İHL’lerde öğrenci sayısında büyük düşüş oldu. 1996-97 eğitim öğretim yılında 318 bin olan öğrenci sayısı 1997-98’de 213 bine bir sonraki yıl ise 114 bine kadar geriledi. Pek çok İmam Hatip Lisesi, öğrencisiz kaldıkları gerekçesiyle kapatıldı ve binası öğrencisiz kaldığı için başka kurumlara verildi.
EĞİTİMCİLER NE DİYOR?..
Eğitim-Bir Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, konuya pedagojik yerine ideolojik açıdan yaklaşıldığını, bunun sonucunda da önce İmam Hatip Liselerinin orta kısımlarının kapatıldığını, ardından da topyekun meslek lisesi mezunlarının alanının daraltıldığını ifade ederek, “Sonuçta, şimdiki iktidarın eğitime yüzde 100 destek kampanyasıyla birçok derslik yapılmasına rağmen hâlâ ciddi anlamda sorunlar yaşanıyor. Altyapı konusu çözülmeden, reform diye lanse edilen uygulamayla hiçbir yere varılamadı. Hâlâ ikili, üçlü eğitim yapılan iller bulunuyor” dedi.
Gündoğdu, 8 Yıllık Kesintisiz Eğitim’le öğrencilerin 30 kişilik sınıflarda okuyacağı, ilköğretimin 4 ve 5. sınıflarından itibaren öğrencilere en az bir yabancı dil öğretileceği, öğretmensiz okul kalmayacağı yönündeki vaatlerin hiçbirinin yerine getirilmediğini hatırlattı. Bu süreçte en büyük darbeyi İHL’lerle meslek lisesi öğrencilerinin aldığını kaydeden Gündoğdu, hâlâ onbinlerce derslik ve öğretmen açığının bulunduğunu vurguladı. Öğretmen açığının pedagojik eğitimden yoksun vekil öğretmenlerle kapatılmaya çalışıldığına dikkat çeken Gündoğdu, altyapı sorunuyla öğretmen açığına çözüm getirilmemesi durumunda eğitimde kalitesizliğin devam edeceğini, bunun sonucunda da ‘sıfırcı’ öğrenci sayısının artacağını dile getirdi.
VAKİT 18.08.2004