Gıda denetiminde en büyük görev tüketiciye düşüyor. Tüketicileri ekmekten çıkan iğne yerine ayakkabıdan çıkan çivi daha fazla ilgilendiriyor. Ayakkabı şikâyeti yüzde 12 iken gıdada bu oran yalnızca binde 2
Gıda denetiminde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tek yetkili kurum olarak belirlenirken uygulamanın başarısı tüketicilerin bilinçlenmesine bağlı. Tüketici Bilincini Geliştirme Derneği Başkanı Fuat Engin, ''Ayranın içinden çivi, galetanın içinden yorgan iğnesi, bal kavanozundan kırık cam çıkıyor. İnsanlardan ses çıkmıyor'' dedi.
Gıda denetimini tek elde toplamayı hedefleyen Yeni Gıda Yasası'nın Mayıs 2004'te yürürlüğe girmesinin ardından başlatılan denetimler hız kazanırken Tüketici Bilincini Geliştirme Derneği Başkanı Fuat Engin uygulamayı ''Şovdan öteye gitmiyor'' sözleriyle eleştirdi. Engin, ekim ayından başlayarak ''Güvenli Gıda, Güvenli Ambalaj'' konulu bir dizi eylem hazırlığında olduklarını da sözlerine ekledi.
İSTANBUL'DAKİ DENETİM
Gıda denetiminde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nı tek yetkili kılan 5179 sayılı Yeni Gıda Yasası'nın uygulaması kapsamında Türkiye genelinde yürütülen denetimlerin İstanbul ayağı tamamlandı. Tarım il müdürlüğüne bağlı 400 gıda denetçisi, 5 gün süren çalışmalarını bitirerek Tarım İl Müdürü Ahmet Kavak 'a raporlarını sundu.
İstanbul'da yaklaşık 12 bin işyerinin denetlendiğini belirten Kavak şunları anlattı:
''32 ilçenin 70'in üzerinde beldesinde denetmenlerimiz çalıştı. İstanbul'da gidilmeyen belde kalmadı. Denetimlerde en büyük hipermarketten büfelere, lokantalardan imalatçılara kadar her yere gidildi. Denetimler başladığı günden bu yana üretim izni almak için pek çok telefon geldi. Bu da denetimde amaçlanan 'uyarının' yerine ulaştığını gösteriyor. Biz insanların ekmek kapılarına kilit vurmak değil, halk sağlığı bakımından tehlikeli üretim yapmalarının önüne geçmek istiyoruz.''
AÇIKTA SATILAN ÜRÜNLER
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın 14 Temmuz 2004'te Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ''su ürünlerinin toptan ve perakende satışına ilişkin'' yönetmeliğine göre artık semt pazarlarında balıklar kasalarda saklanamayacak ve tahta tablada satılamayacak.
İstanbul Umum Pazarcılar Esnafı Odası Başkanı Mesut Şengün de yönetmeliğe uygun satış yapabilmek için paslanmaz çelik tablalar hazırlattıklarını söyledi.
Semt pazarlarında Zabıta Yönetmeliği'ne göre peynir, et ve et ürünlerinin açıkta satılamayacağını ifade eden Şengün, ''Odamıza kayıtlı esnaf açıkta bu ürünleri satmıyor, ancak pazar yerlerinin denetimi kolay değil. İstanbul'da 356 semt pazarı var'' dedi.
SEMT PAZARLARI
Tüketici Bilincini Geliştirme Derneği Başkanı Fuat Engin ise semt pazarlarında meyve sebze dışında gıda ürünü satılmasına kesinlikle karşı olduklarını söyledi.
''Semt pazarında balığın ne işi var'' diyen Fuat Engin, ''Semt pazarlarında süt ve süt ürünleri ile et ve et ürünlerinin, özellikle çabuk bozulması nedeniyle de balığın satışına karşıyız. Bir tüketici, pazardan aldığı sucuğu getirmişti ve sucuk neredeyse kaynıyor gibi görünüyordu. Ekşimiş sütler, bozulmuş tavuklar ve peynirler de cabası'' diyerek olası tehlikelere dikkat çekti.
BİLİNÇSİZ TÜKETİCİLER
Engin, Türkiye'de tüketicilerin ''ayakkabıdan çıkan çiviyle ekmekten çıkan iğneden fazla ilgilendiğini'' belirterek gıda denetiminin amacına ulaşmasında en büyük görevin yine tüketiciye düştüğünü söyledi. Aldıkları şikâyetler içerisinde yüzde 12'lik bölümün ayakkabıdan kaynaklı olmasına karşın sadece binde 2'lik kısmının gıdalara ilişkin olduğunu ''kaygıyla gözlediklerini'' belirten Engin, şu görüşlere yer verdi:
''Ayranın içinden çivi ve civata, galetanın içinden yorgan iğnesi, bal kavanozundan ve maden suyundan kırık cam, çayın içinden çöp çıkıyor. İnsanlardan ses çıkmıyor. Bir toplum kendine ve kendi sağlığına ancak bu denli yabancılaşabilir.''
Cumhuriyet / 17.09.2004