İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

"Haydi 'bazı' kızlar okula"

"Haydi 'bazı' kızlar okula"
Türkiye
|

Onlar isyan değil yeni bir insanlık arıyorlar. Onlar isyan değil, yeni bir insanlık arıyorlar. Sadece bazı kızların okula alındığı "yalancı" bir kampanya değil, bütün Türkiye kızlarının okumasını isteyen gerçek bir kampanyayı bekliyorlar...

Türkiye özellikle son on yılda, toplumsal hafızda derin kırılmalara yol açan iç içe dramları yaşadı. Ülkeyi yönetenlerden aydınlara kadar herkes, farklı percerelerden farklı Türkiye fotoğraflarına baktı. Ama kimse, içlerinde kocaman ateşler yanan "yalnız kardelenler"in ateşini hiç görmedi. Onlar tek başlarına yandılar ve halen o ateş ülkenin ortasında yanmaya devam ediyor. Son yıllarda biraz da içim ezilerek ve de buruk bir sevinçle izlediğim, "Haydi kızlar okula" kampanyası trajik bir Türkiye fotoğrafı gibi duruyor önümde. Televizyon kanallarında bu kampanyaya katılan gönüllü kızları izlerken, özgür bir Türkiye ile hüzünlü bir Türkiye'nin fotoğrafları birbirine karışıyordu sanki... Gönüllü kızlar, değişik şehirlerde evlerin kapılarını çalıyorlar, çocuklarını okula göndermeyen ailelerle konuşuyorlar, onlara bilginin çiçekli bahçelerinden sesleniyorlardı... Bu güzel kampanyanın içine başka fotoğraflar da karışıyor. Televizyonun alt köşesinde yüzleri soldurulmuş, kardelenler kadar muhteşem kızlar ellerinde pankartlar taşıyorlardı: "Haydi kızlar okula, atılmak için." Televizyonun başında, büyük bir yalnızlığı yaşayan Türkiye'nin "öteki kızları"na ağladım. Okul kapıları yüzlerine kapatılan mağdur kızlar öyle ya da böyle bir yerlere yerleştirdi o eski yaraları. Çünkü, mağdurlar da öyle ya da böyle yaşamaya devam etmek zorundaydı. Onlar da öyle yaptılar... Ama "haydi kızlar okula" kampanyası gelip bir kez daha yaralarını tazeledi işte... İnsana yakışan bir şey değildi bu. Bütün kızların bu kampanya ile okula gönderilmesi isteniyordu ama başörtülü kızlar hariç... Oysa, herkes gibi başörtülü kızlar da insan gibi yaşayabilmek için yalnız kalmayı göze almaları gerekmemeliydi. Ayşelerin, Fatmaların, Haticelerin ve Esmaların da umutları ve gelecek hayalleri var, onlar da en temel insan hakkı olan "okuma" haklarını özgürce kullanmak istiyorlar. Ama her gün televizyonlarda sanki bütün ülke kızlarının okuması isteniyormuş gibi yanıltıcı bir şekilde sunulan, "haydi kızlar okula" kampanyasının yalancı gürültüsü arasında onların acılı çığlıkları kaybolup gidiyor. Şimdi bütün kapılar yüzlerine kapanan kızlar, "okuma sadece bazı kızların hakkı mı" sorusunun cevabını arıyor. Çünkü onlar, yıllarca kızlarını okula göndermemenin "cehalet" olduğunu söyleyip duran ama bazı kızlar okumak istediğinde, onlar için okul kapılarında başlarını açmak için "ikna odaları" kuran ve onlara "vebalı" muamelesi uygulayan arızalı zihniyete itiraz ediyorlar. Onlar isyan değil, yeni bir insanlık arıyorlar. Sadece bazı kızların okula alındığı "yalancı" bir kampanya değil, bütün Türkiye kızlarının okumasını isteyen gerçek bir kampanyayı bekliyorlar... (Mehmet Ocaktan, Yeni Şafak) Vakit / 18.09.2004
AKRA