İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Gurbetçilere kilise baskısı

Gurbetçilere kilise baskısı
Türkiye
|

Dr. Hüseyin Kurt, Almanya’da dini ve sosyal amaçlı dernek kurmak için en büyük engelin yörede yaşayan Alman halkından kaynaklandığını söyledi. Birçok bölgede kilise teşkilatlarının bu kampanyalara destek vererek önderlik ettiğine işaret eden Kurt, ‘Cami açılırsa mahallemizin huzuru bozulacak, Müslüman fundamentalistler mahallemizi istila edecek’ şeklinde kampanyalar yürüttüğünü kaydetti.

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Dedeman Oteli’nde düzenlenen III. Din Şurası devam ediyor. Avrupa’da yaşayan gurbetçilerin sosyal ve kültürel hayatlarının ele alındığı oturumlarda, halkın ihtiyaç duyduğu ve sosyal aktivitelerde bulunabileceği mekanların açılmasında yaşanan sorunlar dile getirildi. Almanya örneğinden yola çıkan Dr. Hüseyin Kurt, bu ülkede dini ve sosyal amaçlı dernek kurmak için en büyük engelin yörede yaşayan Alman halkından kaynaklandığını ifade etti. ‘CAMİ AÇILIRSA HUZURUMUZ BOZULACAK’ KAMPANYASI 11 Eylül olaylarından sonra Müslümanlar aleyhinde oluşan olumsuz tutumun Almanya’da da büyük oranda hissedildiğini, oluşan önyargıların, yanlış bilgilendirilmelerin yıkılabilmesi için dini faaliyet gösteren derneklerin bölgelerinde halkla iyi ilişkiler kurması gerektiğine dikkat çeken Dr. Kurt’a göre, Müslümanlar hakkında yeterli bilgi sahibi olmayan bölge halkı, Müslümanların ibadetlerini yerine getirebilecekleri bir cami yapılacağını duyduklarında her türlü imkanı kullanarak engel olmaya çalışıyor. Çoğu yerde bu kampanyalara yerel medya, mahalli idareciler ve politikacıların destek verdiği görülüyor. Dr. Kurt, birçok bölgede kilise teşkilatlarının bu kampanyalara destek vererek önderlik ettiğini, ‘Cami açılırsa mahallemizin huzuru bozulacak, Müslüman fundamentalistler mahallemizi istila edecek’ şeklinde kampanyalar yürüttüğünü dile getirdi. Bölge halkında oluşan menfi kanaati değiştirmek için diyalog faaliyetlerine önem verilmesi çağrısında bulunan Dr. Hüseyin Kurt, “Diyalog faaliyetlerinin iyi yapıldığı bölgelerde kilise temsilcileri ibadet mekanı açma noktasında destek vermekte, hatta derneklerle muhalif bölge halkı arasında arabuluculuk yapmaktadır” dedi. Yürütülecek diyalog faaliyetlerinin sadece Diyanet İşleri Başkanlığı ile kalmaması gerektiğini anlatan Dr. Kurt, “Diyalog faaliyetleri imkanları dahilinde tüm dernekler tarafından yapılmalıdır. Diyanet, bu konuda derneklere rehberlik yapmalıdır” şeklinde konuştu. İBADETHANE İÇİN HUKUKİ YOLLAR TEMİN EDİLİYOR Prof. Dr. Salih Tuğ ise, Avrupa’da ibadet mekanları açmak için en büyük desteğin hukuki yollardan temin edildiğini, belirli bir sayıya ulaşıp ibadet yeri için başvuruda bulunan kimselere gerekli kolaylığın hukuken sağlandığını bildirdi. Dr. Hüseyin Kurt, hukukun son çare olarak kullanılmasını talep ederek, “Hukuk yolu ile birtakım haklar elde edilse de, sonuçta çoğunluğu teşkil eden Alman halkı kendini mağlup hissedip Müslümanlara karşı düşmanlık besleyebilir. En yararlısı, her iki tarafın da kabul edeceği çözüm yolları bulunmalıdır” önerisinde bulundu. AB’DE DİN EĞİTİMİ Avrupa Birliği (AB) sürecinde din eğitimini ele alan komisyonda, gurbetçilerin ikamet ve dil problemlerinin yanında din eğitimi problemlerinin olduğu ve mevcut müfredat programlarının yaşanılan ülkeye yönelik özel çalışmalar yapılarak yeniden ıslah edilmesi vurgulandı. Vakit / 23.09.2004
AKRA