Ankara’da sona eren 3. Din Şûrası’nın kapanışında, İslâm’ın şiddetin kaynağı gösterilmesinin asla kabul edilemeyeceği vurgulandı.
Alınan kararlarda, "İnsanın hayatına son vermeyi bütün insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak gören, fitne ve fesadın ortadan kaldırılmasını hedefleyen İslâm’ın, şiddete mesnet ve konu kılınması asla kabul edilemez. Her şeyden önce bu, İslâm’a, Müslümanlara ve insanlığa yapılacak en büyük haksızlıktır" ifadesine yer verildi.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın organizasyonu ile Ankara Dedeman Otel’de 20 Eylül’de başlayan 3. Din Şûrası 4 günlük çalışmasını dün tamamladı. Yaklaşık 250 bilim adamı ve uzmanın katıldığı ve ‘AB sürecinde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yurtdışı din hizmetleri ve din eğitimi’ konulu Şûra, üç komisyon halinde çalışarak, AB Sürecinde Dinin Yeri ve Din Hizmetleri, Din Eğitimi ile Sosyal Hayat ve Din konuları hakkında 37 maddelik ortak bir karar aldı. Kararda, özellikle dünya kamuoyunda İslâm’ın şiddete mesnet gösterilmesinin asla kabul edilemeyeceği vurgulandı.
3. Din Şurası kararları
"-Tarih boyunca din, insan hayatının ayrılmaz bir parçası olarak var olmuştur. İslâm dini, inanç ve öğretileriyle 14 asırdır insanlığı aydınlatan bir ışık kaynağıdır. İslâm güzel ahlâk, kardeşlik, yardımlaşma, dayanışma, eşitlik, paylaşım ve özveri gibi yüksek insani değerler üzerine kurulu bir dindir.
Terörün dini yoktur
-İnsanın hayatına son vermeyi bütün insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak gören, fitne ve fesadın ortadan kaldırılmasını hedefleyen İslâm’ın, şiddete mesnet ve konu kılınması asla kabul edilemez. Her şeyden önce bu, İslâm’a, Müslümanlara ve insanlığa yapılacak en büyük haksızlıktır.
-Küresel bir sorun olan terörün dini ve milliyeti yoktur; nereden gelirse gelsin, kime yönelirse yönelsin ve gerekçesi ne olursa olsun, terör büyük bir günah ve insanlık suçudur. Bununla birlikte şiddet ve terörle mücadele, dini özgürlükler ve diğer temel insan hakları konusunda herhangi bir kısıtlama ve ayrımcılığa da gerekçe teşkil etmemelidir.
-Diyanet İşleri Başkanlığı, diğer din ve inanç mensuplarıyla diyalog ve işbirliğine açıktır; ancak kişilerin maddi, manevi ve psikolojik zaaflarından yararlanarak onlara başka bir din, mezhep veya inancın empoze edilmesi yönündeki faaliyetleri tasvip etmez.
Araştırma merkezi kurulmalı
-Yurtdışı din hizmetlerinin uyumlu yürütülmesi ve verimliliğinin artırılması için önce ülkeler bazında ihtiyaçlar belirlenmeli, daha sonra bunların özel olarak ele alınıp çözüme kavuşturulmasını sağlamak üzere, belli zaman aralıklarıyla düzenli toplantılar yapılmalıdır.
Politik değil bilimsel yaklaşım
-Eğitimde bütüncül yaklaşıma uygun olarak; din derslerinde, zihinsel, duygusal ve bedensel yetenekler harekete geçirilmelidir. Aklın ve bilimin ışığında, çocuğun duygusal gelişimini dikkate alan bir program uygulanmalı ve ibadet ortamları ile tanışması sağlanmalıdır.
-Yurtdışındaki okullarda program dışı verilen Türkçe ve Türk kültürü dersleri içinde İslâm dersine mutlaka yer verilmeli, bu ders için uygun bir öğretim programı hazırlanmalıdır.
Milli Gazete / 25.09.2004