Misyonerlik faaliyetlerini emperyalizmin yayılmasında dini çabalar olarak tanımlayan Fethiye Müftüsü Ertuğrul Koyuncu, "Bu çabalar, dün olduğu gibi bugün de var, yarın da olacaktır. Nihai hedefleri; ülkemiz milli ve manevi değerlerinin batı kültürü içinde yok olması, Türk milletinden eser bırakmamaktır, Hıristiyanlaştırmaktır" dedi.
Koyuncu, misyonerliğin yayılmasının önündeki en büyük engelin eğitim olduğuna işaret ederek dinimize sahip çıkmamızı ve hurafelerden uzak durmamızı söyledi. Misyonerlerin özellikle gençleri hedef aldığını ve dağıttıkları İncil'lerin içinde her türlü yardım isteğine destek olunacağı mahiyetinde kartlar bulunduğunu belirten Müftü Ertuğrul Koyuncu, misyonerlikle ilgili şu bilgileri verdi:
"Misyonerin anlamı görev üstlenendir. Bunlar, Hıristiyanlık propagandası yapıyorlar. Emperyalizmin yayılmasında dini çabalar dün olduğu gibi bugün de var, yarın da olacaktır. Nihai hedefleri; ülkemiz milli ve manevi değerlerinin batı kültürü içinde yok olması, Türk milletinden eser bırakmamaktır, Hıristiyanlaştırmaktır. Din, çoğu zaman milli çıkarların emrine tahsis edilmiş bir kurum olarak telakki edilmektedir. Dini altyapı olmayan, zayıf çocuklarımızı kendi girdapları içinde yok etmeye çalışmaktadırlar. Bunun için maddi imkanlar tahsis etmekte, insan nefsinin arzu edeceği daha başka şeyleri de vermekteler. Bizim bunlara karşı yapacağımız şey; öncelikle dini ve milli değerlerimize sahip çıkmamız. Hastalıklar, zayıf kalmış bir vücuda daha çabuk sirayet eder. Belli bir şuura sahip gençleri, vaatleriyle ağlarına düşüremezler. Bize düşen, çocuklarımızı milli ve manevi değerlerimiz yönünden mücehhez olmasını sağlamamız lazım. Düşüncelerinde açık bırakmamak lazım. Açık bıraktığımız yeri birileri doldurur. Çalışmalarımızı, misyonerlere engel olmak amaçlı değil kendi değerlerimize sahip çıkmak amaçlı olarak gerçekleştirmeliyiz."
Dini, öcü olarak görmemek gerektiği üzerinde duran Müftü Koyuncu, "Din, insanın ihtiyacıdır. Dünyanın neresine giderseniz gidin dinsiz bir toplum göremezsiniz. Ferdi anlamda ateist düşünenleri görebilirsiniz ama toplumlar mutlaka bir dine sahiptir. Dinimizi iyi öğrenmemiz ve öğretmemiz, hurafeden uzak durmamız lazım. Ayetlerin yorumlanması bile çok farklılıklar arz ediyor. Bir terörist bile yaptığı işi, dini bir emirmiş gibi ortaya koyabiliyor. Sokaklarda kimin ne yazdığı belli olmayan, hurafelerle dolu, ticari maksatla yazılmış bir çok kitap satılıyor. Böyle bir hengame içinde elbette ki birçok insan zarar görür. Belli akademik kariyere sahip olan ilim adamlarımızın kitaplarını çocuklarımıza okutmamız lazım" diye konuştu.
MİLLİ GAZETE 04.11.2004